Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
16 ŞUBAT Pazartesi 23:56

Kendi Sapına Eğilen Çiçek

Aydın MERTAYAK
Aydın MERTAYAK
Giriş Tarihi : 03-01-2026 20:30

Bir çiçek düşün: Toprağın bağrından boy vermiş, göğe uzanmış; güneşe sevdalanmış, yağmurla nişanlanmış… Sonra gün gelir; yapraklarında yorgunluk, renginde solgunluk belirir. İşte o an, nazlanmadan, sızlanmadan kendi sapına doğru eğilir. Bir başkaldırış mıdır bu? Hayır. Dosdoğru bir teslimiyet. Çünkü çiçek bilir: Kimseye yük olmadan solmak da bir edeptir.
Bugünün insanına bakıyorum; içinden çürümüş dallarını vitrine dizmiş, aşkını reklama çevirmiş, yalnızlığını cemiyet salonlarında boğmaya çalışan yığınlar… Ne garip! Ellerinde telefon, gönüllerinde çoraklık; yüzlerinde gülüş, içlerinde kasırga… Ve nihayetinde, gürültülerinin arasında bile duyulamayan o ince fısıltı:
“İnsan en çok kendi ağırlığında eğilir.”
Bir zamanlar kalabalıklar arasında büyüklük arardık; alkış ne kadar yüksekse, benliğimiz o kadar diri sanırdık. Şimdi anladım: En büyük gürültü, insanın içindeki boşluktur. Vaktiyle bir çocuğun rüyası kadar masum olan ruh, büyüdükçe kamburlaşır; çünkü hayat, her insana bir yük verir, fakat herkes o yükü taşıyamaz. Kimi yüküyle beraber büyür, kimi yükünün altında ufalır.
Ama eğilen her baş, yenilgi değildir; bazen iftiharın secdesidir.
Bir yalnızlık var: Ne sokak lambasında titreyen sarı ışık, ne gece yarısı açık kalan televizyonun sesi, ne de kalabalığın itiş kakışında duyulan boş haykırış… Asıl yalnızlık, insanın kendi içine eğildiği, kendiyle yüzleştiği andır. Çünkü orada ne rol vardır ne maske… Orada sadece hakikat durur; çıplak, ağır ve kaçınılmaz.
Çiçek solarken utanmaz; kendi gölgesine sığınır. Peki ya biz?
Yıllar geçer, yalnızlığı üzerimize giyeriz de yine de başımızı kaldırmak için bir bahane ararız.
Oysa çoğu zaman en doğru duruş, kendi içimizin ağırlığına boyun eğmektir. Bazen eğilmek düşmek değildir; toprağa yaklaşmaktır, yani aslına…
Belki de insan, gözyaşını saklayarak değil, gözyaşına sahip çıkarak olgunlaşır.
Çiçek solarken devrilmez; vakurca eğilir.
İnsan da böyledir: Yara aldıkça derinleşir, derinleştikçe susar, sustukça duyar.
Ve işte o duydukları arasında tek bir ses vardır:
“Yalnızlık, insanın en ağır ceketidir; fakat en doğru ölçüsüdür.”
 

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Yağmurda Süpürülen Düşünce “Bu Kadarını Şeytan da Yapmazdı” Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı Yorulmak Ayağa Kalkılan Şey Korkuluk ve Çocuk Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu” Gökyüzüne Bakan Çocuklar ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma Körle Sağırın Dünyası Ruhun Bahçıvanlığı Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli Hadsizliğin Zifiri Noktası Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. Gençliğin Hesabı Sanal Sevaplar Derneği Kötülükten Kahkaha Çıkarmak Öksürmeden Lokma Düşmez! Sorumluluk Üstüne Bir Şamata Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması "Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü" Karakter mi, Terbiye mi? Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik Hayatı Ucuza Yaşamak Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık? Yaşamın ve Gülmenin Devrimi Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı