Çocuklara çoğu zaman düşünmeyi öğretmek isteriz; ama düşünmenin nasıl terbiye edileceğini nadiren konuşuruz. Oysa akıl, kendi hâline bırakıldığında her zaman hikmetli yollara sapmaz. Akıl da bir çocuktur; sınır ister, rehber ister, bazen de durup başkasını dinlemeyi öğrenmek ister.
Eğitim, aklı keskinleştirmek kadar onu yumuşatabilme sanatıdır. Keskin bir akıl doğruyu savunabilir; ama yumuşak bir akıl başkasının doğrusuna da kulak verebilir. İşte istişare tam burada başlar. İstişare, sadece birlikte karar almak değildir; birlikte düşünmenin ahlâkıdır.
Okullarda çocuklara “fikrini söyle” deriz. Bu çağrı değerlidir. Ancak “başkasının fikrini dinle” demediğimizde, akıl kibirli bir kas gibi gelişir. Güçlüdür ama serttir. Oysa istişare kültürü, akla tevazu öğretir. Tevazu, bilmediğini kabul etmek değil; başkasının bildiğini önemsemektir.
Bir sınıfta öğretmenin tek başına her şeyi bilmesi gerekmez. Bilgi artık bir odada toplanmıyor; dolaşıyor. Öğretmen, bilgiyi dağıtan değil, aklı terbiye eden kişidir. Çocuğa “doğru cevap”tan önce “doğru soru”yu, bireysel zekâdan önce ortak aklı sezdiren kişidir.
Değerler eğitimi dediğimiz şey, çoğu zaman afişlerde kalır. Oysa değerler konuşularak değil, yaşanarak öğrenilir. İstişare edilen bir sınıfta adalet öğrenilir. Söz sırası verilen çocuk sabrı öğrenir. Fikri değişen çocuk esnekliği öğrenir. Yanıldığını fark eden çocuk, utanmadan vazgeçmeyi öğrenir. Bunlar müfredatta yazmaz; ama hayatın en temel dersleridir.
Aklın terbiyesi, çocuğa her şeyi bilmesini değil, bilmediğinde ne yapacağını öğretmektir. Danışmayı, durmayı, yeniden düşünmeyi… Bugün hız çağında yaşıyoruz; cevaplar hızlı, hükümler acele. Eğitim ise aceleye gelmez. Çünkü akıl, koşarak değil, durarak olgunlaşır.
Belki de eğitimin en büyük meselesi şudur: Çocuklara yalnız başına akıllı olmayı değil, birlikte hikmetli olmayı öğretebiliyor muyuz? Eğer bunu başarabilirsek, sadece iyi öğrenciler değil; iyi insanlar da yetiştirmiş oluruz.
Ve insan, en çok da başkasını dinleyebildiği kadar insandır.
Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi
-
Nusret Kebapçı SAHİ NE OLDU BİZE…
-
Aydın MERTAYAK
Aslanın Kuyruğu ile Oynanmaz
-
Metin TOPÇU
42 YIL UNUTULMAYAN ARKADAŞLIK
-
İsmet KÖSOĞLU
ÇAYKUR ÜZERİNDEN VUR ALİM’E
-
Muazzez Toğrul
YAZAR DEYİP GEÇMEYELİM
-
Muhammet UZUN Adalet Mülkün Temelidir; Peki Temel Sağlam mı?
-
Bayram Arif TURAN
Sanayıcıler ,Ah Almayın ah mustahsılın Ahi tutacak.
-
Gündoğdu YILDIRIM
YOL
-
Fatih Sultan KAR
ÇAY GELDİ RİZE ŞEN OLDU
-
Adnan ONAY
ÇAYIMIZI TAHTINDAN İNDİRMEYE ÇALIŞANLAR
ÇOK OKUNANLAR
-

Güneysu’nun Turizm Hazineleri: Yaylalar, Şelaleler ve Tarihi Mekanlar
-

Başkan Özer ve Yavaş, Belediye Çalışmalarını Yerinde İnceledi
-

Çamlıhemşin’de Sağanak ve Kar Suları Taşkına Neden Oldu: Yayla Yollarında Ulaşım Zorlaştı
-

İl Genel Meclisi Başkanı Ali İmran Büyük Hemşin’de İncelemelerde Bulundu
-

Pazar’da Balıkçılar Kafes Balıkçılığına İsyanı etti : “Deniz bizim ekmeğimizdir ekmeğimizi sizlere yedirmeyeceğiz”














