Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
08 ŞUBAT Pazar 02:14

Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik

Aydın MERTAYAK
Aydın MERTAYAK
Giriş Tarihi : 10-01-2025 07:04

Dunning-Kruger Sendromu, “işinde çok iyi olduğuna” yürekten inanan yetersiz kişilerin kendilerini sürekli övmeleri ve yeteneklerini aşan işlere talip olmalarıyla tanımlanır. Bu kişiler, her şeyin hakkı olduğunu düşünür, yaptıklarıyla övünmekten ve öne çıkmaktan çekinmezler. Gelin görün ki, onların bu tavrı toplumda sıkça ödüllendirilir.

Bir düşünün: Mahallenize, iş yerinize bir göz atın. “Ben bu işi en iyi yaparım!” diye bağıran birini gördüğünüzde, genellikle o işin aslını bilmeyen birine rastlarsınız. Ama işin tuhaf tarafı, bu bağıran kişilerin önü hep açılır. Onlar için alkış tutanlar bile çıkar. Çünkü toplum, gürültüyü dinler; bilgiyi değil.

Her şeyi bilir edasıyla ortada dolananlar başköşelere oturuyor; işini bilenlerse sessizce bir köşeye çekiliyor. Bu, sanki yazılı olmayan bir kanun.
Ne kadar az biliyorsanız, o kadar yüksekten atarsınız. Ve ne kadar yüksekten atarsanız, o kadar yükseğe çıkarsınız. İşte bu, yetersiz ama hırslı insanların başarısını garanti eden bir denklem gibi işler. Ellerinde balon gibi şişmiş özgüvenleriyle dolaşan bu kişiler, hak etmedikleri makamlara yükselirler. Öyle ki bir süre sonra onların cehaletini kabulleniriz. Hatta “Bu kadar kendine güveniyorsa, bir bildiği vardır herhalde!” diye düşünmeye bile başlarız.

Ancak asıl trajedi burada başlamaz. Trajedi, bilgili ve yetenekli insanların bir köşeye çekilip sessizce izlemekle yetinmesindedir. Bu kişiler, “Ben yaparım” demeyi gururuna yediremez. Mütevazılık adına öne çıkmaz, boyun eğer ve hatta bazen kendi değerlerinden şüphe ederler. “Acaba ben mi abartıyorum?” diye içten içe sorgularlar.

Bu esnada, kifayetsiz muhterisler sahnede şov yaparken, gerçekten bilgili olanlar izleyici koltuğunda alkışlamak zorunda kalır. İşte bu noktada şunu sormak gerekir: Mütevazılık, cehaletin terfi dilekçesi olarak onu ödüllendiriyor olabilir mi?

Ne yapmalı peki?
Hadi size bir sır vereyim: Mütevazı olmayın! Hatta ara ara “Ben bilirim!” diye bağırın. Çünkü hayatta bazen gerçeğin sesi, yalanın gürültüsü arasında kayboluyor. Ve unutmayın, doğruyu bilmek yetmez; doğruyu anlatabilmek, hatta bazen “satabilmek” de gerekir.

Kendinizi geri çekmeyin, hakkınızı savunun. Çünkü bu dünya, sessiz kalanların değil, sesini yükseltenlerin dünyası!
Ama bilgeliğinizden ödün vermeden, sadece biraz daha cesur ve görünür olun. Belki o zaman sahnede yerinizi alır, alkışlanan siz olursunuz.
 

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Yağmurda Süpürülen Düşünce “Bu Kadarını Şeytan da Yapmazdı” Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı Yorulmak Ayağa Kalkılan Şey Kendi Sapına Eğilen Çiçek Korkuluk ve Çocuk Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu” Gökyüzüne Bakan Çocuklar ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma Körle Sağırın Dünyası Ruhun Bahçıvanlığı Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli Hadsizliğin Zifiri Noktası Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. Gençliğin Hesabı Sanal Sevaplar Derneği Kötülükten Kahkaha Çıkarmak Öksürmeden Lokma Düşmez! Sorumluluk Üstüne Bir Şamata Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması "Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü" Karakter mi, Terbiye mi? Hayatı Ucuza Yaşamak Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık? Yaşamın ve Gülmenin Devrimi Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı