Rize Haber sowinbet savabet oslobet editorbet
Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
23 OCAK Cuma 07:19

Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine

Aydın MERTAYAK
Aydın MERTAYAK
Giriş Tarihi : 20-12-2024 22:58

“Anlamak masraflı iştir,” diyor Sezai Karakoç. Düşüncelerin, sözlerin, insan ruhunun derinliklerinin anlaşılması, emek ister, gayret ister, bir azim ister. Oysa yanlış anlamak son derece kolaydır. Bir damla kötü niyet, bir parça cehalet, işte o zaman her şey ters yüz olur. Anlamak, yalnızca zihinsel bir eylem değil, bir kalp hareketidir, bir yüreğin, bir ruhun diğerine yaklaşma çabasıdır. Fakat yanlış anlamak, bir ömrü silip süpüren bir hayalet gibidir; kolayca var olur ve daha sonra geriye karanlık, soğuk bir boşluk bırakır.

Dünya, her bir insanın algısıyla farklı şekillerde var olur. İnsanlar birbirlerinin dilinden konuşurlar, ama ne yazık ki çoğu zaman ruhları anlaşmazlık içinde çırpınır. Çünkü anlamak, sadece kelimeleri duymakla olmaz; bir insanın içini, hayatını, geçmişini, mücadelelerini, korkularını, umutlarını da duymak gerekir. O zaman, her cümlede bir dünya, her bakışta bir okyanus görülür. Fakat anlamak, sadece zahmetli bir iştir; aynı zamanda sabır ister, fedakârlık ister.

Ve işte burada, yanlış anlamanın zahmetsizliği karşımıza çıkar. Çünkü yanlış anlamak, her zaman kolaydır. Bir parça kötü niyet, bir damla kıskanmışlık, bir yudum önyargı, hepsi bir araya geldiğinde, doğruyu çarpıtmak, hakikati saptırmak o kadar basittir ki. İnsanların gözleri, bazen öyle kördür ki, en bariz gerçekleri bile göremezler. Bir kelime yanlış duygularla yankılandığında, bir cümle başka bir anlam kazanır. Ve o an, iletişimdeki samimi bağlar kopar, insanlar birbirlerini yabancılaşmış olarak görürler.

Fakat unutulmamalıdır ki, anlamak bir erdemdir. Anlamak, insanın kendisini aşmasıdır. Anlamak, karanlık bir geceyi aydınlatan bir yıldız gibidir. O yüzden, Sezai Karakoç’un dediği gibi, anlamak masraflıdır. İnsan, sadece dışını değil, içini de derinlemesine incelemelidir. Her insan, bir evrenin kapılarını aralamaya değer bir kaynaktır. Her söz, bir nehir gibi akar, bir bakış, bir dağ gibi yükselir. Ama çoğu zaman, insanlar suyun üzerinde yüzerken, derinlikleri hiç fark etmezler.

Yanlış anlamak kolaydır, çünkü ona hiçbir emek harcamazsınız. Bir bakışla, bir hareketle, ya da bazen sadece bir yanlış izlenimle tüm hakikatler silinebilir. Kötü niyetin ve cehaletin karanlık köşelerinde gerçeği çarpıtarak, insanları birbirinden uzaklaştırmak hiç de zor değildir. Hatta bu, çoğu zaman bilinçli bir tercih bile olabilir. Ne de olsa yanlış anlamak, insanın içindeki karanlık yönleri aydınlatmaktan çok daha cazip bir alternatiftir.

Ama unutmayın ki, doğruyu anlamak, yalnızca zihinsel bir faaliyet değil, bir kalbin de işlemidir. O yüzden masraflıdır. Sabır, gayret, samimiyet ister. Eğer bu emeği harcamazsanız, anlama eyleminiz eksik kalır. Yalnızca yüzeyde kalır, köklere inemezsiniz. Ve bir zaman sonra, en derin hakikatlerin üzerinden kayıp gidersiniz. Oysa anlamak, bir nehrin derinliklerine inmek gibidir. Ancak o zaman, suyun altında saklı olan her şeyi görebilir ve kalbinizi berraklaştırabilirsiniz.

Ve nihayetinde, doğru anlamak, insanın kendisini bulmasıdır. Yanlış anlamak ise, insanın kaybolmuşluğudur. Sezai Karakoç’un sözleri, bir öğretidir: Anlamak, bedel ister. Ama o bedeli ödemek, en değerli hazinelere ulaşmaktan başka bir şey değildir. Yanlış anlamak ise, her zaman o hazinenin uzağında kalmaktır. Anlamak, yalnızca bir eylem değil, bir hayat biçimidir. Ve o hayat, ışığıyla aydınlanır.

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı Yorulmak Ayağa Kalkılan Şey Kendi Sapına Eğilen Çiçek Korkuluk ve Çocuk Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu” Gökyüzüne Bakan Çocuklar ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma Körle Sağırın Dünyası Ruhun Bahçıvanlığı Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli Hadsizliğin Zifiri Noktası Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. Gençliğin Hesabı Sanal Sevaplar Derneği Kötülükten Kahkaha Çıkarmak Öksürmeden Lokma Düşmez! Sorumluluk Üstüne Bir Şamata Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması "Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü" Karakter mi, Terbiye mi? Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik Hayatı Ucuza Yaşamak Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık? Yaşamın ve Gülmenin Devrimi Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı
http://ank.ac/ - https://sex99.tw/ -