Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
17 ŞUBAT Salı 00:43

Ayağa Kalkılan Şey

Aydın MERTAYAK
Aydın MERTAYAK
Giriş Tarihi : 07-01-2026 22:23

Bazen bir sokağı değil, bir zamanı dolaşa dolaşa yürür insan.

Tokat Artova’da öğretmenliğe başladığım yılları düşündüğümde, aklıma önce o sokak gelir. Evin bir ucunda ben, diğer ucunda okul. Düz yürünse on dakika. Ama ben hiçbir zaman düz yürümedim. Yolu uzattım; adımlarımı kavisli çizgilere emanet ettim. Çünkü sokağın ortasında bir çay bahçesi vardı. İçinde saçları ak, omuzları hayattan düşmüş, bakışları ağır insanlar otururdu. Beni görünce ayağa kalkarlardı. “Muallim bey geliyor,” derlerdi. Bir insan geçiyor diye koskoca bir çay bahçesinin ayağa kalkması, insana onurdan çok bir yük bırakıyor.

O yükü taşımaya kendimi layık görmezdim.

Çünkü ayağa kalkılan ben değildim. Ayağa kalkılan, bilgi olmalıydı. Okulun kapısından girip çıkan, yıllar içinde eksilen ama anlamı hiç azalmaması gereken şey… Bilgiye duyulan saygı, kişiye yöneldiğinde insanı utandırır; topluma yöneldiğinde ise büyütür.

Ben o günlerde şunu sezmiştim: Saygı, yanlış adrese teslim edildiğinde incelir, hatta bozulur. Öğretmeni yücelttiğinizde değil, öğrenmeyi yücelttiğinizde toplum güçlenir. Öğretmeni kutsallaştırmak değil; çocuğun merakını kutsamak gerekir.

Bugün dönüp baktığımda, asıl yürüyüşün sokakta değil, zihnimizde değiştiğini görüyorum. Eskiden bilgi konuşurdu; şimdi gürültü alkışlanıyor. Eskiden bilmediğini bilmek bir erdemdi; bugün bilmemek cesaret sanılıyor. Vasatlık, sıradan olmanın doğal hali olmaktan çıkıp, korunması gereken bir kimliğe dönüştü.

Daha acısı şu: Cehalet artık utanılacak bir eksiklik değil, sahneye çıkarılan bir gösteri. Ne kadar az bilirseniz, o kadar “sahici” sayıldığınız bir çağdayız. Derinlik şüpheli, yüzeysellik makbul. Düşünmek yorucu, slogan atmak kolay.

Eğitim dediğimiz şey, yalnızca müfredatla, sınavla, bina ile ilgili değildir. Eğitim; bir toplumun neye saygı duyduğuyla ilgilidir. Eğer alkış, emeğe değil gürültüye gidiyorsa; eğer söz, bilgiden çok cehaletin cesaretine bırakılıyorsa, okul ne kadar güzel olursa olsun içi boşalır.

Öğretmen, bilgiyi taşıyan bir kaptır. Kabı kutsallaştırıp içindekini değersizleştirirsek, sonunda susuz kalırız. Öğrenciye “her şey sensin” deyip, ona emek vermeden hak dağıtırsak, iyilik yapmış olmayız. Hayatı kandırmak mümkün değildir; sadece biraz geciktiririz.

Bugün belki hâlâ farkında değiliz ama şunu açıkça söylemek zorundayız: Vasatlık övülmeye, cehalet cesaret olarak sunulmaya devam ederse, hep birlikte batarız. Ve bu batış gürültülü olmaz. Sessiz olur. Kimse ayağa kalkmaz. Kimse utanmaz.

O yüzden bazen yolu uzatmak gerekir. Kendimizden kaçmak için değil; değeri yanlış yerde aramamak için. Saygının adresini yeniden düşünmek için. Bilgiye yeniden yer açmak için.

Belki o zaman, bir gün bir çay bahçesinde insanlar ayağa kalktığında, bir kişiye değil; düşünceye, emeğe ve öğrenmeye kalkarlar. Ve işte o gün, yol ne kadar uzun olursa olsun, yürümeye değer.

Aydın Mertayak

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Yağmurda Süpürülen Düşünce “Bu Kadarını Şeytan da Yapmazdı” Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı Yorulmak Kendi Sapına Eğilen Çiçek Korkuluk ve Çocuk Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu” Gökyüzüne Bakan Çocuklar ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma Körle Sağırın Dünyası Ruhun Bahçıvanlığı Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli Hadsizliğin Zifiri Noktası Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. Gençliğin Hesabı Sanal Sevaplar Derneği Kötülükten Kahkaha Çıkarmak Öksürmeden Lokma Düşmez! Sorumluluk Üstüne Bir Şamata Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması "Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü" Karakter mi, Terbiye mi? Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik Hayatı Ucuza Yaşamak Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık? Yaşamın ve Gülmenin Devrimi Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı