Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
16 HAZİRAN Salı 12:04

Aslanın Kuyruğu ile Oynanmaz

Aydın MERTAYAK
Aydın MERTAYAK
Giriş Tarihi : 11-06-2026 21:24

Günümüzde liderlik meselesi çok yanlış tartışılıyor. Bugün makam sahibi olmakla lider olmak birbirine karıştırılıyor. Hâlbuki tarih bize açık biçimde göstermektedir ki her yönetici lider değildir; hatta çoğu zaman liderlik, makamdan değil, halkın zihninde ve vicdanında kurulan yerden doğar.

Bir insanı devletin imkânları büyütebilir. Ona makam arabaları tahsis edilebilir, büyük binalar verilebilir, kalabalık kürsüler hazırlanabilir. Medya gücüyle sürekli görünür hâle getirilebilir. Fakat bunların hiçbiri tek başına bir şahsiyeti “lider” yapmaz. Çünkü liderlik, bütçeyle değil, karakterle alakalıdır.

Halkın gönlünde yer etmeyen bir yönetici, devletin bütün imkânlarını kullansa da günü geldiğinde unutulur gider. Tarih bunun sayısız örneğiyle doludur. Bir dönem etrafında büyük kalabalıklar toplanan, nice insan bugün yalnızca dipnotlarda yaşamaktadır. Çünkü samimiyetsiz ve menfaate dayanarak kurulan bağ kalıcı değildir; samimiyetle kurulan bağ ise nesiller boyunca devam eder.

Hakiki liderin en önemli vasfı, halk tarafından içselleştirilmesidir. Eğer bir yönetici için insanlar hiçbir fedakârlık göstermeyi göze almıyorsa, o kişi yalnızca bir idarecidir. “Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum.” diyen bir ruh varsa; o çağrıya gözünü kırpmadan ölüme koşan insanlar bulunuyorsa, bir telefonla binlerce insanı sokağa indirebilen bir güç varsa, işte liderlik budur. “Dünya beşten büyüktür.” diyerek zulme karşı dik durabilmek; insanların zihninde güven, vicdanında ise aidiyet oluşturabilmektir.

Tarih boyunca devletler yalnız ordularla ayakta kalmamıştır. Devletlerin gerçek gücü, halkın psikolojik bağlılığından ve ortak ideal duygusundan gelir. Roma’dan Osmanlı’ya kadar büyük siyasi organizasyonlar, meşruiyetlerini sadece hukuk metinlerinden değil, halkın zihnindeki temsil kudretinden almıştır. Halkın gözünde “bizden biri” olamayan yönetici uzun ömürlü olmaz. Çünkü devlet dediğimiz yapı yalnızca kurumlar bütünü değildir; aynı zamanda bir inanç, bir aidiyet ve bir medeniyet tasavvurudur.

Bugün ise ciddi bir kavram karmaşası yaşanıyor. İnsanlarımız yatırımı liderlik zannediyor. Yol yapmak, bina dikmek, köprü açmak, havaalanı inşa etmek elbette önemlidir; fakat bunlar devlet yönetiminin zaten asli görevleridir. Devlet dediğiniz mekanizma bunun için vardır. Bunları yapmak, bir yöneticiyi otomatik olarak lider yapmaz.

Eğer mesele yalnızca bayındırlık faaliyetleri olsaydı, tarihte eser bırakan her bürokratın adı bugün hafızalarda olurdu. Oysa insanlık tarihi bize başka bir şey anlatıyor: İnsanlar asıl olarak karakteri, cesareti ve fikir sahibi olmayı hatırlar. Çünkü lider dediğiniz insan yalnız bugünü yönetmez; geleceği de şekillendirir.

Liderin bir vizyonu olur. Mahallesi, köyü, ilçesi, şehri ve ülkesi için bir fikri vardır. Günü kurtarmaya çalışan değil, çağını okumaya çalışan adamdır lider. Gerektiğinde kendi menfaatinden vazgeçebilecek cesareti gösterir. Çünkü bilir ki devletin ve milletin menfaati, şahsi ikbalin üzerindedir.

Bağımsızlık onun için yalnızca siyasi bir slogan değil, karakter meselesidir. Zor zamanlarda ortaya çıkar; rahat dönemlerin değil, kriz anlarının insanıdır. Çünkü gerçek liderlik, refah zamanlarında alkış almak değil, zor zamanlarda sorumluluk üstlenebilmektir.

Bugün yapılan bir başka yanlış da liderliği hamasetle karıştırmaktır. Liderlik yalnızca yüksek sesle konuşmak, sert cümleler kurmak veya kalabalıkları heyecanlandırmak değildir. Hakiki liderlik, ciddi bir kültür ve eğitim meselesidir.

Tarih bilmeden, dil bilmeden, medeniyet okumadan, dünya siyasetini anlamadan yapılan şey çoğu zaman slogan üretmektir. Slogan ise kısa süreli heyecan sağlar; fakat millet inşa edemez.

Çok açık söylemek gerekir: Cahil adamdan lider çıkmaz. Okumayan, düşünmeyen, muhakeme etmeyen insan ancak kalabalığın bir parçası olabilir. Elbette vatanını sevebilir, devletine bağlı olabilir; bu küçümsenecek bir durum değildir. Bilakis kıymetlidir. Ancak büyük liderlik yalnız sevgiyle değil, fikirle mümkündür.

Büyük milletler teknolojik hamlelerle ve fikir adamlarıyla yükselir. Karakterli liderin memleket için söyleyecek sözü vardır. O, yalnız kendi milletini değil, insanlığı da düşünür. Çünkü Türk siyasi geleneği tarih boyunca yalnızca güç üretmemiş; aynı zamanda bir nizam fikri de üretmiştir.

Osmanlı’nın üç kıtaya hükmetmesi yalnızca kılıç gücüyle açıklanamaz. Bunun arkasında ciddi bir devlet aklı, hukuk anlayışı ve medeniyet tasavvuru vardır. Devlet dediğiniz şey yalnız sınır korumak değil; insanı, düzeni ve adaleti ayakta tutabilmektir.

Bugün asıl mesele şudur: Biz yönetici mi yetiştiriyoruz, lider mi?

Makam sahibi insan çoktur. Fakat karakter sahibi, fedakârlık gösterebilen, fikri olan ve halkın zihninde karşılık bulan insan azdır. Zaten liderlik dediğiniz şey de nadir çıkar. Bu yüzden tarih kitaplarında yüzlerce yönetici adı değil, yalnızca birkaç liderin adı kalır.

Çünkü makamı devlet verir; fakat liderliği tarih verir.

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Çocuğu Değil, Aynayı Eğitmek Bir Anlaşmadan Bir Ekrana: Bağımlılığın İnce Yolculuğu Tel ile Nefes Arasında: Yoklukta Doğan Aşk İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu Ramazan: Yılda Bir Gelen Vicdan Bakımı Yağmurda Süpürülen Düşünce “Bu Kadarını Şeytan da Yapmazdı” Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı Yorulmak Ayağa Kalkılan Şey Kendi Sapına Eğilen Çiçek Korkuluk ve Çocuk Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu” Gökyüzüne Bakan Çocuklar ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma Körle Sağırın Dünyası Ruhun Bahçıvanlığı Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli Hadsizliğin Zifiri Noktası Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. Gençliğin Hesabı Sanal Sevaplar Derneği Kötülükten Kahkaha Çıkarmak Öksürmeden Lokma Düşmez! Sorumluluk Üstüne Bir Şamata Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması "Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü" Karakter mi, Terbiye mi? Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik Hayatı Ucuza Yaşamak Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık? Yaşamın ve Gülmenin Devrimi Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı
Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar