Adliye binalarının girişinde yıllardır aynı söz yazar:
"Adalet mülkün temelidir."
Bu söz sadece bir duvar yazısı değildir.
Bu söz, devletin varlık sebebidir.
Çünkü adalet yoksa hukuk olmaz.
Hukuk yoksa güven olmaz.
Güven yoksa ne ekonomi ayakta kalabilir ne de devlet otoritesi kalıcı olabilir.
Bugün toplumun farklı kesimlerinden yükselen ortak bir ses var:
"Herkes için eşit adalet istiyoruz."
Aslında vatandaşın talebi son derece basittir.
Kimse ayrıcalık istemiyor.
Kimse imtiyaz istemiyor.
Kimse hukukun üstünde olmayı talep etmiyor.
Millet sadece şunu istiyor:
Güçlüye başka, zayıfa başka hukuk uygulanmasın.
Siyasi görüşüne göre farklı muamele yapılmasın.
Makamına göre adaletin terazisi değişmesin.
Çünkü adaletin terazisi eğildiği gün devletin direkleri de sarsılmaya başlar.
Bir ülkede insanlar mahkemeye güvenini kaybetmeye başlarsa, o ülkenin en büyük sermayesi kaybolmuş demektir.
Yatırımcı parasını çekebilir.
Sanayici fabrikasını başka yere taşıyabilir.
Gençler geleceklerini başka ülkelerde arayabilir.
Ama bir millet adalete olan güvenini kaybederse bunun telafisi çok daha zordur.
Bugün yapılması gereken şey, yargıyı siyasi tartışmaların merkezinden çıkarmaktır.
Hakimlerin ve savcıların üzerinde hiçbir baskı hissi oluşmamalıdır.
Mahkeme salonlarında konuşan makamlar değil, hukuk olmalıdır.
Kararları yönlendiren güç merkezleri değil, kanunlar olmalıdır.
Çünkü bağımsız olmayan yargı, sadece muhalefetin değil iktidarın da sorunudur.
Bugün iktidarda olanlar yarın muhalefette olabilir.
Bugün güçlü olanlar yarın güçsüz kalabilir.
Ancak herkesin bir gün adalete ihtiyacı olacaktır.
İşte bu yüzden yargı bağımsızlığı bir siyasi tercih değil, bir devlet meselesidir.
Bir milletin geleceği için yapılan en büyük yatırım; beton binalar değil, adalete duyulan güvendir.
Biz inanıyoruz ki güçlü Türkiye'nin yolu güçlü adaletten geçmektedir.
Mahkemelerin kapısına gelen herkes; kimliğine, düşüncesine, makamına ve siyasi görüşüne bakılmaksızın aynı hukuki güvenceyi hissedebilmelidir.
Çünkü devletin gerçek gücü, vatandaşın mahkeme kararına duyduğu saygıda saklıdır.
Adaletin olmadığı yerde korku büyür.
Korkunun olduğu yerde özgürlük küçülür.
Özgürlüğün küçüldüğü yerde ise millet nefes alamaz.
Bu nedenle yargının bağımsızlığı yalnızca hukukçuların değil, 86 milyon vatandaşın ortak meselesidir.
Ve unutulmamalıdır ki;
Bir devleti yıkan şey dış düşmanlar değil, içeride zedelenen adalet duygusudur.
Adalet güçlünün elindeki bir silah değil, milletin tamamının sığınacağı ortak liman olmalıdır.
Çünkü adaletin olmadığı yerde devlet büyüyemez.
Hukukun olmadığı yerde huzur yaşayamaz.
Ve adaletin sustuğu yerde millet konuşmaya başlar.
Adalet Mülkün Temelidir; Peki Temel Sağlam mı?
-
Muhammet UZUN Adalet Mülkün Temelidir; Peki Temel Sağlam mı?
-
Metin TOPÇU
ÇAY-KUR GEREKİZ ELEŞTİRİLMEMELİ
-
Muazzez Toğrul
BAHANELER
-
Bayram Arif TURAN
Sanayıcıler ,Ah Almayın ah mustahsılın Ahi tutacak.
-
Gündoğdu YILDIRIM
YOL
-
Nusret Kebapçı ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE KAYYUMUN ARKA PLANI
-
İsmet KÖSOĞLU
RİZEDEN NOTLAR
-
Fatih Sultan KAR
ÇAY GELDİ RİZE ŞEN OLDU
-
Adnan ONAY
ÇAYIMIZI TAHTINDAN İNDİRMEYE ÇALIŞANLAR
-
Hasan KARAAHMETOĞLU
TÜRK FUTBOLU VE HAKEMLER VAR'A TESLİM OLMAYA DEVAM EDİYOR..
ÇOK OKUNANLAR
-

Çayeli’nde Binlerce Fidan Vatandaşlarla Buluştu
-

Doğru Parti Rize İl Başkanı Kaba: "Çay Üreticisinin Sorunları Görmezden Gelinemez"
-

Ahmet Saraloğlu: “Sendikamızı Rize’de Kurarak İşçiye Daha Yakın Olmayı Hedefledik”
-

KEMAL CEYHAN: “KÖTÜ SES YOKTUR, EĞİTİMSİZ SES VARDIR”
-

Çamlıhemşin’de 2029 Muhtarlık Seçimlerinin İlk Adayı Belli Oldu
-

Eğitim-Bir-Sen, RTEÜ’de Çalışanların Taleplerini KİK Toplantısında Gündeme Taşıdı
-

DEV Emekli-Sen Rize Şubesi’nden Sert Tepki: “Bu Sefalet Düzenini Reddediyoruz”
-

Milli Parti Lideri Uzun’dan Çay Fiyatına Tepki: “Üretici Hükümete Çalışıyor Gibi”
-

Temmuz Zammında Üç Senaryo: Emekli ve Memur Maaşları Yeniden Hesaplandı
-

Kanada sinemasının iz bırakan filmleri İstanbul Modern’de













