Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
16 ŞUBAT Pazartesi 23:17

Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu”

Aydın MERTAYAK
Aydın MERTAYAK
Giriş Tarihi : 16-12-2025 12:13

Azizim… Şu emperyalistler yok mu? Dünyayı hâlâ babalarından kalma bir çiftlik zannediyorlar. Servet eskiden altınla ölçülürdü; sonra dolar çıktı, euro çıktı, kripto çıktı… Ama ne kadar yığarlarsa yığsınlar, içlerindeki o karanlık boşluk hep aynı kaldı. Kasalar doldu, ruhları ise hep çınladı.

E, insan bu — emperyalisti bile olsa — bir hobi ister. Kimisi pul biriktirir, kimisi kelebek… Bunların tutkusu ise daha nadide: Mazlum gözyaşı.

Ama sakın sıradan bir gözyaşı sanmayın. Bunların damak tadı yüksektir; “özel üretim” isterler. Mesela Gazze’de bir çocuğun korkuyla karışmış o taze gözyaşı… Sıcak olacak, yüreği delecek; içinde çaresizliğin ince bir buğusu bulunacak ki aroması yerinde olsun.

Sonra toplarlar o damlaları, sürahilere doldurup sofralarında birbirlerine sunarlar.

— “Buyurun Baron Hazretleri… Bugün çok özel bir gözyaşımız var. Az önce bir çocuğun kirpiğinden süzüldü.”

Baron kadehi kaldırır, burnuna götürür, derin bir nefes çeker:

— “Hımm… Harika! Bu yıl acının hasadı bereketli.”

Ama gözyaşı tek başına yetmez tabii. Bir emperyalistin iç huzurunu tamamlayan üç temel gıda maddesi vardır: Korku, dua niyetine edilen dalkavuk alkışları ve mazlumun gözyaşı.

Soytarılar… Onları sadece sahnede takla atan zavallılar sanırsın ama değillerdir. Bunlar, zulmün üzerindeki verniği çeken, rıza üretimi yapan teknisyenlerdir. Halkın zihninde filizlenecek en ufak soruyu bir kahkaha numarasıyla boğarlar. Umudu ezer, yerine gülmeye benzeyen bir razı oluş yerleştirirler. Bir çeşit toplumsal uyuşturucudurlar. Ne kadar çok takla atarlarsa halk o kadar az düşünür; halk az düşündükçe efendilerinin iştahı daha da kabarır.

Geldik emperyalistin iç âlemine… Dışarıdan taş gibi görünen o dev bedenin içinde aslında kocaman bir boşluk dolaşır. Gücünü kudret sanır ama damarlarında sakladığı utanç, ruhunu kemire kemire yer. İşte bu yüzden mazlumun gözyaşı, onların kadehindeki tek aromadır: Kendi çürümelerini bastırmak için içtikleri karanlık bir kolonya.

Ve dünyanın başka bir yerinde bir çocuk ağlar…

Bir anne feryat eder…

Bir baba yıkılır…

Aynı anda emperyalist sofrada bir kadeh daha kaldırır.

Sanki acıyı üreten kendileri değilmiş gibi…

Sanki gözyaşını şişelere doldurup ticaretini yapan onlar değilmiş gibi…

Sanki yıkım bir piyasa kalemi değilmiş gibi…

Ama tuhaf olan şu ki:

Bu adamlar bütün gözyaşlarını içseler de doymazlar.

Servet yetmez.

Güç yetmez.

Alkış yetmez.

Gözyaşı bile yetmez.

Çünkü bu açlık insani değildir.

İnsandan geriye kalan hiçbir şeyle açıklanamaz.

Bir gün sofraları devrilir mi?

Elbet devrilir.

Gözyaşı koleksiyonları ellerinde patlar mı?

Hiç şüphen olmasın.

Peki o güne dek bize düşen ne?

Mazlumun gözünü silmek…

Soytarının sesini kısmak…

Ve emperyalistin kadehine tek bir damla gözyaşı daha düşmesine izin vermemek.

“Adam olana dünya dar gelmez;

İnsan olmayana dünyaları ver, yine de doymayacaktır.”

İşte emperyalistin hâli tam da budur.

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Yağmurda Süpürülen Düşünce “Bu Kadarını Şeytan da Yapmazdı” Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı Yorulmak Ayağa Kalkılan Şey Kendi Sapına Eğilen Çiçek Korkuluk ve Çocuk Gökyüzüne Bakan Çocuklar ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma Körle Sağırın Dünyası Ruhun Bahçıvanlığı Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli Hadsizliğin Zifiri Noktası Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. Gençliğin Hesabı Sanal Sevaplar Derneği Kötülükten Kahkaha Çıkarmak Öksürmeden Lokma Düşmez! Sorumluluk Üstüne Bir Şamata Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması "Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü" Karakter mi, Terbiye mi? Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik Hayatı Ucuza Yaşamak Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık? Yaşamın ve Gülmenin Devrimi Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı