Her canlı doğar… ve ölür. Bu, kâinatın en sade ve en sert hükmüdür. Fakat insan… işte o, ölümün farkında olarak yaşayan tek varlıktır. Mezarı uzaktan görür, ama hayatı çoğu zaman kör yürür.
İnsanı hayvandan ayıran aklı değil yalnız; ölümü bilerek yaşama mecburiyetidir. Ve bu bilgi, insana ya bir istikamet verir… ya da onu uçuruma sürükler.
Bugün insanlık, bilmenin yükünü taşıyamayanların panayırına dönmüş durumda.
İnsan, yaratılışı gereği boş gelmez dünyaya. Onun içine bir inanç çekirdeği konmuştur. Bu çekirdek, toprağını bulursa irfan olur; bulamazsa inkârın bataklığında çürür. Modern zamanların en büyük trajedisi de budur: İnsan, kendisine emanet edilen iç pusulayı kırmıştır.
Kalp… evet kalp, yalnız bir et parçası değildir. O, insanın hakiki zekâsıdır. Bugün kafalar dolu, kalpler boşsa; sebebi zekânın başa, hikmetin çöpe atılmasıdır.
Edep ve ahlâk…
İşte insanı insan yapan iki görünmez sütun. Bunlar çöktüğünde geriye yalnızca konuşan bir biyoloji kalır. Bugün sokaklarda yürüyen kalabalıkların çoğu, nüfus cüzdanında insan, ruh terazisinde eksiktir.
Unutuluyor:
Kur’an, dağlara inmedi.
Denizlere inmedi.
Yıldızlara inmedi.
İndiği yer insan kalbiydi.
Bu bile insanın nasıl bir muhatap, nasıl bir sorumlu varlık olduğunu haykırmaya yeter. Fakat sorumluluğunu unutan insan, ömrünü tüketmekte mahirdir; yaşamakta değil.
Bugünün dünyasında başıboşluk neden büyüyor sanıyorsunuz?
Çünkü eğitim, ruhu ıskaladı.
Çünkü terbiye, kalbi unuttu.
Çünkü öğreti, insanın içine değil, cebine hitap eder oldu.
Yardımlaşma, merhamet, paylaşma… Bunlar insanın fıtratına yazılmış ilahi notlardır. Ama biz o notların üstünü para desteleriyle örtmeye çalışıyoruz.
Şimdi soruyorum:
Makam insanı büyüttü mü?
Para insanı doyurdu mu?
Şöhret insanı kurtardı mı?
Hayır!
Bunlar, çağımızın yeni putlarıdır. Ve putlar değişse de putperestlik baki kalmıştır.
İnsan, secde etmesi gereken yeri unutunca; her parlak şeyi ilah sanmaya başlar.
Gerçek müfredat şudur:
İnsan, ölümle kayıtlıdır.
İnsan, sorumlulukla mühürlüdür.
İnsan, ahlâkla ayakta durur.
Bunu kavramayanlara bin diploma verseniz ne olur? Ruhsuz zekâ, cilalı bir felaketten başka
İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu
-
Nusret Kebapçı MUTLAK BUTLAN
-
Muazzez Toğrul
SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR
-
Metin TOPÇU
İŞSİZLİK KADER Mİ
-
Fatih Sultan KAR
ÇAY GELDİ RİZE ŞEN OLDU
-
Gündoğdu YILDIRIM
TEORİ PRATİK İLİŞKİSİ
-
Adnan ONAY
ÇAYIMIZI TAHTINDAN İNDİRMEYE ÇALIŞANLAR
-
İsmet KÖSOĞLU
VEKİL KARISINA FAKİRLİK BELGESİ
-
Hasan KARAAHMETOĞLU
TÜRK FUTBOLU VE HAKEMLER VAR'A TESLİM OLMAYA DEVAM EDİYOR..
-
Muhammet UZUN Çayın Buharında Kaybolan Emek
-
Yusuf Polat
Şampiyonluk Sebahattin Şirin’e yazar
ÇOK OKUNANLAR
-

Köyde 100 Kişilik Yemek Tesisi Hizmete Açıldı
-

Dolmuşçular Mağdur, Mahkeme Kararı Uygulansın Diyor İkizdere Dolmuşları Yolcu Alabilir
-

Gurme İzmir Olivtech Fuarı’nda zeytin, süt ve şarap sektörünün geleceği ele alındı
-

MUSTAFA ARDA IŞIK 2. BEYAZIT'I EKRANLARDA YAŞATIYOR
-

KADIN LİDERLER KULÜBÜNÜN GURUR GECESİ















