Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
17 MART Salı 10:09

Sorumluluk Üstüne Bir Şamata

Aydın MERTAYAK
Aydın MERTAYAK
Giriş Tarihi : 15-03-2025 23:56

Sorumluluk, insanın başına icat olmuş en büyük derttir! Daha doğduğun anda, ağzını açıp “Aaa” diye bağırmadan önce, kulağına fısıldanan ilk kelime: Sorumluluk!

“Yataktan kalkınca üstünü topla!”
“Sütünü iç!”
“Ödevini yap!”
“Sınıfta başarılı ol!”
“İyi bir meslek sahibi ol!”
“Evlen, barklan!”
“Çoluk çocuğa karış!”
Hatta ölmeden önce bile sorumluluk var: “Aman vasiyetini unutma!”

Yahu insanın kendine ait bir nefesi bile yok! Doğduğu andan itibaren birilerine karşı borçlu, bir şeylere karşı yükümlü, bir yerlere karşı mesul! Tam böyle sırtını bir yere yaslayıp derin bir nefes alacaksın, biri çıkıp “Sorumluluğunu yerine getirdin mi?” diye soracak.

Bak, bakkal Dursun Amca ne diyor:
“Benim oğlan ne yaptığını, ne istediğini iyi bilen, sorumluluk sahibi biri, çok şükür!”
Sanki çocuk doğduğunda, eline muhasebe defteri tutuşturmuşlar!

Terzi Hatice Teyze ise dertli:
“Benim kızım geniş mi geniş, hayatı hiç umursamıyor. Eve gelirken bir ekmek bile almıyor, bu ne sorumsuzluk!”
Yahu belki kızın çok ileri görüşlüdür, ilerde ekmek bulunamayacağını sezmiş, şimdiden yememeye alışıyor. Kim bilir?

Şimdi şu noktaya dikkat: Büyükler, hep sorumluluk yüklemekle meşgul, küçükler ise bu yükü bir sağa bir sola atmaya… Kimse de çıkıp sormuyor: “Bu kadar sorumluluk nereye gidiyor?”

Sorumluluk dedikleri şey bir ateş gibidir diyorlar ya, hah işte, bazıları bu ateşi elinde tutmayı becerir, bazıları ise ateşe odun taşıyıp kendini de yakar!

İnsan, hayatının her döneminde birilerine karşı sorumlu olurmuş… Bunu duyunca düşündüm de, demek ki sonunda kimseye borcu kalmasın diye mezar taşına “Burada sorumluluklarını yerine getirmiş bir vatandaş yatmaktadır.” yazdıranlar var!

Sorumluluk dedikleri şey, sanki toplumun elinde bir terazi… Bir kefeye “yapılması gerekenler” koyuluyor, diğerine “insan gibi yaşamak” ve hep bir taraf ağır basıyor. Neden mi? Çünkü kimse “Biraz da şu insan gibi yaşamayı denesek mi?” demiyor.

Eğitim bilimciler, “sorumluluk” kelimesini bir maymuncuk anahtar gibi her kapıya uydurmuşlar. Çocuk tembellik mi yapıyor? Sorumluluk eksikliği! Derslerinde başarısız mı? Sorumluluk bilinci zayıf! Büyüyüp yetişkin oldu ama hâlâ huzursuz mu? Sorumluluklarını yerine getirmediği için!

Hadi bakalım, herkes yut yutabildiğin kadar sorumluluk hapı yut!
Sonra da bak, ne tarafa dönsen “ah” sesi geliyor:
Bir sağa dön “Ah!”
Bir sola dön “Vah!”

Oysa hayatın doğası basit. Suyu bırak yatağında aksın, insanı bırak deneyimleyerek öğrensin. Ama nerdeee! Biz, sanki marangoz atölyesindeyiz; her çocuğu aynı kalıba sığdırmaya çalışıyoruz. O kalıp kimisine dar geliyor, kimisine bol, kimisine de oturuyor ama oturanlar hep azınlıkta!

Aslında hayatta en büyük sorumluluk, güzel ahlaktır.
Ne yaparsan yap, ahlaktan uzaklaştın mı, dünyanın en sorumlu insanı olsan bile hikâye!

Ama tabii, insan aklıyla sorumluluk arasında ince bir çizgi var. Derler ki, “Akıl pazarda satılsa, herkes yine kendi aklını alırmış.” Çünkü sokma akılla menzile varılmıyor…

Şimdi soruyorum:
Madem herkes herkese karşı sorumlu, peki kendimize karşı sorumluluğumuz ne olacak?

Hadi gel vatandaş, gel!
Sorumluluk diye diye koca bir hayatı yutanlar buraya!
Batan geminin malları bunlar, kaçıran üzülür!

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu Ramazan: Yılda Bir Gelen Vicdan Bakımı Yağmurda Süpürülen Düşünce “Bu Kadarını Şeytan da Yapmazdı” Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı Yorulmak Ayağa Kalkılan Şey Kendi Sapına Eğilen Çiçek Korkuluk ve Çocuk Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu” Gökyüzüne Bakan Çocuklar ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma Körle Sağırın Dünyası Ruhun Bahçıvanlığı Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli Hadsizliğin Zifiri Noktası Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. Gençliğin Hesabı Sanal Sevaplar Derneği Kötülükten Kahkaha Çıkarmak Öksürmeden Lokma Düşmez! Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması "Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü" Karakter mi, Terbiye mi? Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik Hayatı Ucuza Yaşamak Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık? Yaşamın ve Gülmenin Devrimi Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı
Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar