Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
26 TEMMUZ Pazar 00:12

HAZİNE YARDIMI TARTIŞMASININ SATIR ARALARI: YENİ BİR SİYASİ DENKLEM Mİ KURULUYOR?

Muhammet UZUN
Muhammet UZUN
Giriş Tarihi : 25-07-2026 12:24

Siyasette bazı açıklamalar vardır ki, yalnızca söylendiği cümle üzerinden değerlendirilmez. Asıl anlamı, zamanlamasında ve oluşturduğu siyasi zeminde aranır.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin, kurulması beklenen yeni siyasi partinin Hazine yardımından pay alması gerektiğine ilişkin açıklaması da bana göre bu kapsamda değerlendirilmelidir. Çünkü bu konu, sadece hukuki bir düzenleme tartışması değil; aynı zamanda Türkiye siyasetinin geleceğine ilişkin önemli ipuçları da taşımaktadır.
Öncelikle meselenin hukuki boyutuna bakalım.
Hazine yardımı, seçimlerde milletin desteğini alan siyasi partilere verilen bir kamu kaynağıdır. Bu yardımın temel gerekçesi, seçim başarısıdır. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçimlerde elde ettiği oy oranı üzerinden hak kazandığı mali desteğin, daha sonra o partiden ayrılarak kurulacak yeni bir siyasi partiye aktarılması, hem hukuki hem de demokratik açıdan ciddi tartışmaları beraberinde getirir.
Böyle bir uygulama kabul edildiği takdirde, yarın başka partilerden ayrılan her siyasi oluşum aynı talepte bulunacaktır. Bu durumda Hazine yardımı sistemi, objektif kurallara dayanan bir mekanizma olmaktan çıkar; siyasi pazarlıkların ve güç dengelerinin belirlediği bir alana dönüşebilir.
Ancak asıl dikkat çekici olan nokta, bu tartışmanın siyasi arka planıdır.
Son dönemde Sayın Devlet Bahçeli ile Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel arasında kamuoyuna yansıyan diyaloglar, siyaseti yakından takip eden herkesin dikkatini çekmektedir. Karşılıklı kullanılan yumuşak üslup, verilen olumlu mesajlar ve son olarak Hazine yardımı tartışması, ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor:
Türkiye'de yeni bir siyasi denklem mi kuruluyor?
Elbette farklı siyasi partilerin diyalog kurması demokrasinin gereğidir. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak siyaset, sadece söylenen sözlerden değil; verilen mesajların zamanlamasından ve birbirini tamamlayan gelişmelerden de okunur.
Tam da bu nedenle, Sayın Bahçeli'nin açıklamasını yalnızca hukuki bir öneri olarak değerlendirmek eksik olacaktır.
Benim kanaatim odur ki, Sayın Bahçeli bugünden olası siyasi senaryoları hesaplamakta ve ilerleyen süreçte Cumhur İttifakı dışında oluşabilecek yeni siyasi denklemlere kapıyı tamamen kapatmayan bir siyaset dili geliştirmektedir.
Bu değerlendirme doğru ya da yanlış olabilir. Ancak siyaset, ihtimalleri okuyabilme sanatıdır. Bugün yaşanan gelişmeler de böyle bir okumanın yapılmasını zorunlu kılmaktadır.
Öte yandan bu tartışma, Türkiye'deki Hazine yardımı sisteminin yeniden ele alınması gerektiğini de bir kez daha göstermektedir.
Bugün yalnızca belirli siyasi partiler milyarlarca liralık kamu kaynağından yararlanırken, yeni kurulan partiler kendi imkânlarıyla ayakta kalmaya çalışmaktadır. Bu durum, demokratik rekabet ve fırsat eşitliği ilkeleri açısından sorgulanmalıdır.
Eğer gerçekten amaç adaleti sağlamaksa, çözüm bir partinin hakkını başka bir partiye aktarmak değildir.
Asıl çözüm; bütün siyasi partilerin eşit şartlarda yarışabileceği, adil ve şeffaf bir mali destek sistemini hayata geçirmektir.
Türkiye'nin ihtiyacı, kişilere göre şekillenen uygulamalar değil; ilkelere dayanan bir hukuk düzenidir.
Siyasette kalıcı olan kişiler değil, kurumlardır. Güçlü demokrasiler de kişilere göre değil, kurallara göre yönetilir.
Bugün verilmesi gereken mesaj da tam olarak budur.

YORUMLAR
Haber En Son Olay Haber