Sözcük anlamı söylenti, dedikodu olan rivayet, İslam dininin en önemli kaynaklarından biri olan “hadis”lerin tek dayanağıdır. Bütün hadisler rivayet yolu ile bize ulaşmıştır. İslam peygamberinin ölümünün üzerinden yaklaşık iki yüz elli yıl geçtikten sonra, onun söylediklerini, araştırmış, bulmuş, derlemiş dinin kaynağı yapmışlar. Hadis derlemenin kendine göre metotları, kuralları olduğunu biliyoruz. Ancak somut dayanağı olmayan bu kurallar ne kadar inandırıcı olabilir? Rivayet yolu ile gelen, yani birkaç nesil ötesinden ağızdan ağza söylene söylene bize ulaşan metinlerin doğruluğuna inanmak kolay olmasa gerek. “Sorgulamaya gerek yok, müslümansan inanacaksın” derlerse, yapacak bir şey yok, ya inanırız, ya da inanmış gibi yaparız, olur biter.
Ya günümüzde bu rivayet olayına sarılırsak ne olacak? Evet, rivayet iletişimi günümüzün en büyük dertlerinden biridir. Her gün, gerek medyada, anlı şanlı televizyon kanallarında sözüm ona saygın kişilerin toplantılarında şöyle başlayan cümleleri hep duyarız: “aldığım bir duyuma göre”, “bazı söylentiler var”, “bir rivayete göre”, “çeşitli söylentiler kulağıma geliyor”…
Hani beş(n) bir (k) kuralı var ya, onu uygulamak gerekir diyeceğim, ama oda yetmez. Bir de (b) eklemek gerekir bu kurala. Yani, kim nerede, neden, nasıl, ne zaman ne demiş? Yetmez! Bu sözü söylediğini kanıtlayan bir belge var mı?
Yoksa geçiniz! Dedikodu ile zaman kaybetmenin bir anlamı yoktur.
Söylentilerle, duyumlarla, kısacası dedikodularla birçok insanın canı yanmış, hakkı yenmiştir. Birçok kusursuz insanın günahına girilmiş, ocaklar sönmüş, yuvalar yıkılmıştır. Evet, söylentilerle, ağızdan ağza dolaşan rivayetlerle cinayetler işlenmiş, savaşlar çıkmıştır. Rivayet dediğimiz söylentiler toplum huzurunu zedeleyen en büyük fitne kaynağıdır. O nedenle rivayet kokan her sözden olanca gücümüzle kaçmalıyız. Bu sözün kime ait olduğuna ve kim tarafından bize ulaştırıldığına bakmadan! Bu kişilere saygı duyuyor olabiliriz, ama rivayetin bize ulaşana kadar tüm rivayet edenlerini tanıma olanağımız olmadığı için dedikodulara kulaklarımız tıkalı olmalıdır!
Rivayet
-
Yusuf Polat
Yunus Akgün’ü yeterince övmüyoruz!
-
Mustafa KABA
Refik Halid’in Aynasından bugünkü
-
Adnan ONAY
FETÖ PARALARI NERELERDE, RİZE’DE DURUM NE MERKEZDE?
-
Ateş HATİNOĞLU
Dün şansız ve hak etmediğimiz bir yenilgi aldık. Ancak Trabzonspor’a ilk kez yenilmiyoruz. Muhammed Salah’ın oynadığı bir takıma yenilmek de gayet normal.
-
Metin TOPÇU
Hızla Gelen Tedbir ve Teşhis
-
Ali KALENDER
OKU! Bir Medeniyetin İnşası, Bir Neslin İhyası
-
İsmet KÖSOĞLU
RİZE TRABZON MAÇINA TEPKİLER
-
Hasan KARAAHMETOĞLU
4x4 - LÜK MAÇTA KAZANAN KONUK TAKIM OLDU..
-
Nusret Kebapçı Cumhuriyeti Korumak…
-
Gündoğdu YILDIRIM
YAPAY ZEKA
ÇOK OKUNANLAR
-

Pazar İlçe Başkanı Ali Kemal Bölükbaş: “Logoya Değil, Altyapıya Odaklanın!”
-

Dallıkavak Tüneli ve 9 Kilometrelik Yol Kesimi Hizmete Açıldı
-

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu: “Bu Yasa Türk Milletinin Menfaatine Değildir”
-

Rize’de Öğrencilere 17 Deneme Sınavı Yapılacak
-

Rize Emniyeti’nden Rizespor-Trabzonspor Maçı Açıklaması: 24 Taraftar Hakkında Adli İşlem!
-

Üç Rizeli İsim İto Meclis Üyeliğine Seçildi
-

ARİ BARUTOĞLU ‘’SANA GÜVENMİYORUM’’ İLE MÜZİK LİSTELERİNİ ALT ÜST ETMEYE DEVAM EDİYOR
-

“Ben yaptım oldu” anlayışına hukuk darbesi: Mahkemeden ÇAYKUR’un ihalesine iptal kararı
-

Tüm Çay-İş’ten Çay Sektörü İçin “Ortak Akıl Kurulu” Önerisi
-

YRP Pazar İlçe Başkanı Bölükbaş: “Pazar’ın Gündemi Logo Değil, Hizmet Olmalı!”














