Ölüm var olduğu sürece inançların ve dinlerin tamamen yok olması düşünülemez. İnançlar ve dinler insanlık tarihi boyunca hep var olmuştur ve belli koşullarda var olmayı da sürdüreceklerdir.
İnançların bireylere ve topluma olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak için uygar toplumlar laiklik ilkesini getirmişler ve laikliği din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak tanımlamışlardır. Oysa sadece din işleri ile devlet işlerinin birbirinden ayırması ile laiklik olmaz, olamaz! Özellikle ülkemizde bunun olmadığını, olamadığını yaşayarak gördük…
Dini pozitif yasaların ulaşamadığı noktalarla sınırlamadıkça laiklik ilkesi tam anlamıyla uygulanamaz. Dinin, pozitif yasaların ulaşamadığı, kontrol edemediği noktalarda var olacak şekilde düzenlenmesi gerekir. Laikliğin ilk koşulu dinin bu alana, yani pozitif yaşam alanına müdahale etmemesidir. İkinci koşulu ise, pozitif yasaların ve yönetimin de dinin alanına karışmamasıdır. Bu kuralın tam olarak uygulandığı bir toplumda bireylerin inancına, dinine yönetimin karışmaması olumlu ya da olumsuz bir müdahalede bulunmaması laikliğin olmazsa olmaz koşuludur. Dinciler, din simsarları, din üzerinden her türlü saltanat sürenler özellikle bu noktanın üzerinde dururlar. Haklılar, ancak bu haklılıkları laikliğin birinci koşulu olan “dinin hiçbir şekilde toplumun pozitif alanına karışmaması” koşuluyla geçerlidir.
Dinin sürekliliğinin koşulu ise, akla, mantığı ve evrensel ahlak kurallarına ters düşmemesi ve çıkar için kullanılabilir olmamasıdır. Aklın ve mantığın kabul etmeyeceği bir inanç din olamaz. Çünkü dinin muhatabı akıl sahipleridir. Ayrıca bireysel ve ya sınıfsal çıkarlar için kullanılabilen bir dinin kutsallığı da olmaz. Özellikle politik ve ticari amaçlarla kullanılabilen bir dinin ömrü, bireylerin bu durumun farkına varıncaya kadar, yani aydınlanıncaya kadardır. Evet, akla ve mantığa uymayan, çıkar için kullanılabilen bir din asla kutsanamaz, hurafedir, batıldır. Dinlerin evrensel ahlak kurallarına ters hükümler taşıması da batıl ve uydurulmuş bir din olduğunun göstergesidir.
Yapay zekanın insan aklına ve becerisine meydan okuduğu çağımızda din varlığını sürdürebilmesi için bu özellikleri taşımalıdır.
LAİKLİK
-
Yusuf Polat
Okan Hoca, Leroy Sane inadından vazgeç artık
-
Muazzez Toğrul
Geçişler
-
Mustafa KABA
Hukukun Çelik Çemberi:
-
Metin TOPÇU
Cumhur Başkanımıza Açık Mektup
-
Hasan KARAAHMETOĞLU
Ç.RİZESPOR MİSAFİRHANE OLDU....
-
Gündoğdu YILDIRIM
ŞAMPİYON
-
Nusret Kebapçı Kimlik Tuzağı: Sözde Kürt Sorunu
-
Fethi Karadeniz
ZAFER BİZİM! FİLENİN SULTANLARI AVRUPA’NIN ZİRVESİNDE
-
Adnan ONAY
Devlet kademelerinde kapsamlı atama ve görev değişiklikler yapıldı.
-
Recep Ali AKSOYLU
YAVUZ KÖKTAŞ HOCA KENDİ AYAĞINA SIKTI
ÇOK OKUNANLAR
-

Asım Çillioğlu: “Rize İçin Yeni Bir Sanayi Hamlesi Başlatıyoruz”
-

Tekstil Atölyesinden Sahnelere: Zerya’nın Türkü Yolculuğu
-

Güven Aksoy: “Samsun–Sarp Hızlı Tren Projesi Bölgenin Kaderini Değiştirir”
-

Emrecan Bulut’tan Rizespor’da dikkat çeken performans
-

Rizeli Judocular Çanakkale’de Mindere Damga Vurdu.














