Dünya toz duman,canım Türkiye'mde göz gözü görmüyor!
Dört bir yandan kuşatılmış durumda; bir yandan dış güçlere karşı mücadele verilirken, diğer yanda terör, iç sıkıntılar paçalarımıza yapışmış adeta nefessiz bırakıyor ülkemizi.
Yeter ama!
Gerçeklerin farkına ne zaman varacağız?
Gerçeklerle ne zaman yüzleşeceğiz?
Olan biteni ne zaman anlayacağız, ne zaman kabullenecek, ne zaman ve nasıl mücadele edebileceğiz?
Bu sorular artıkça zaman daralıyor, sorunlar artıyor, sona daha hızla yaklaştırıyor bizi anlamıyor musunuz?
"Bırakayım" diyorum yazmayı, konuşmayı!
İçimden bir ses
"Susarsan ölürsün!" diyor.
Arkadaşlarım, dostlarım, kardeşlerim, büyüklerim, küçüklerim!
Lütfen artık herkes şapkasını çıkarıp önüne koysun ve düşünsün!
Ne yapıyoruz?
Nereye sürükleniyoruz?
Ne kazanıyoruz?
Ne kaybediyoruz?
Yeter dedim ya!
Yıllar değil, aylar değil, günler değil; "ANLAR" kaldı bunu düşünemiyor musunuz?
Bu ülkenin sahipleri BİZLERİZ!
Yöneticilere izni BİZ veriyoruz!
Onlar gelip geçiyor, BİZ kalıyoruz!
Sağ gelse sol memnun değil, sol gelse sağ memnun değil!
Bu hep böyleydi ve yıllardır enerjimizi böyle çaldılar!
Uyanın ne olur!
Lütfen artık böyle gitmesin!
"Sokağa çıkın!" demiyorum.
"Slogan atın!" deniyorum.
"Şiddete başvurun!" demiyorum.
Diyorum ki
"Lütfen sağa sola savrulmadan birbirinize kulak verin!
Bi dinleyin!"
Devlet nedir, Hükümet nedir öğrenin!
Yöneticileri sevmiyor hatta nefret ediyor olabilirsiniz ama onlarla DEVLETİ dövmek de nedir arkadaş!
DEVLET hepimizin!
Önceki gün bir mesaj aldım yemin ederim içim parçalandı.
"Sayın Abonemiz ............. no’lu sözleşme hesabınıza ait 14/04/2025 son ödeme tarihli ilgili dönem tüketim bedeli 4.772,66 TL olup, 2.636,25 TL’lik devlet desteği sonrasında ödenmesi gereken fatura tutarı 2.140,00 TL’dir. Ödemelerinizi anlaşmalı bankalar ve PTT şubelerinden yapabilirsiniz. AKSA DOGALGAZ "
Yalnızca benim için devletim bu ay 2136.41 TL katkı sağlamış.
Bu tüm haneler için geçerli ve her ay faturalarımızın %60' ını devlet karşılıyor.
Şimdi soruyorum:
Kaç kişi bu durumdan haberdar?
Sevgili arkadaşlarım, dostlarım kardeşlerim!
Devlet bir hastane, okul...yapıyor değil mi?
Oranın alt yapısını, yolunu, elektriğini, suyunu, doğal gazını, İnternet ve iletişim kanallarını bağlıyor.
İçinde kullanılacak tüm eşyaları, alet edevatı tastamam hazır hale getiriyor.
Bitti mi?
Hayır tabi ki!
Çalışacak personeli, önceden okullarda yetiştirdiği uzman personeli de oralara yerleştiriyor.
Onların maaşlarını ve tüm giderlerini karşılıyor.
Bizler de devletin sunduğu bu hizmetlerden çoğu zaman hiç para ödemeden bazen de çok az para ödeyerek yararlanıyoruz.
Peki devlet bu parayı ağaçtan mı topluyor?
Elbette bizlerin vergileriyle oluyor bu işler.
Şimdi, vergi kaçırana, devleti soymaya kalkana kaç kişi sesini çıkartıyor?
Kaç kişi yanan sokak lambalarını elektrik idaresine, patlayan temiz su borularını belediyeye ihbar ediyor?
Kaç kişi kafasına göre zam yapanı boykot ediyor?
Kaç kişi fiş kesmeyen esnafı şikayet ediyor?
Kaç kişi dillere pelesenk olan "CARİ AÇIĞIN" ne olduğunu ve neden arttığını biliyor?
Yatıp kalkıp enflasyonu, kur artışını eleştiren kaç kişi ekonominin düzelmesi için çaba sarf ediyor?
Trump cari açığın daha da büyümemesi için dış alımlara yüksek vergiler uygulanacağını açıkladı çünkü dışarıya para kaçmasın, ülkede kalsın diye.
Yine soruyorum
"Bizim dış alımımızın azaltılması için vergilerin artırılmasına neden çoğu kişi bas bas bağırıyor, karşı çıkıyor?"
Neden ülkemizde ekonomi bu kadar kötüyken hala neredeyse donumuzu bile dışarıdan alıyor bir de hava atıyoruz?
Neden kur yükselecek diye kredi çekip, borç bulup dolar alıyoruz?
Kaç kişi dolar alınca bizim paramızın değer kaybedeceğini biliyor?
Kaç kişi bunu bile bile yapmanın vatan hainliği olduğunu düşünüyor?
Atatürk bu ülkeyi yerli malı kullanarak 10 senede toparladı.
Biz 100 senedir dağıtmak için elimizden geleni ardımıza koymuyoruz!
Sevgili arkadaşlarım, dostlarım, kardeşlerim!
Gerçekten yeter ama!
Bu ülke hepimizin ve hepimizin bu ülke için yapacak bir işi vardır!
Şimdi önünüze koyduğunuz o şapkaya bir bakın ve düşünün!
Siz bu ülke için ne yapıyorsunuz?
Çok basit aslında: kemerleri sıkacaksınız, mümkün olduğunca yerli malı kullanacaksınız.
Eğer kaliteli ürün bulamıyorsanız yerli firmaları uyaracak, gerekirse yine yerli alternatif ürünlere yöneleceksiniz.
Fatura fiş vermeyen esnafla bağınızı koparacaksınız.
Enerjide %60-70 dışa bağımlı olduğumuzu unutmadan elektrik, yakıt, doğalgazı idareli kullanacaksınız.
Öyle arabam var diye bakkala çakkala, bir adım yola arabayla gitmeyeceksiniz.
Vergi kaçıranı, üçkağıt yapanı anında uyaracak, gerekirse şikayet edeceksiniz.
Doğru ve örnek insan olmak için çaba saf edeceksiniz.
Devletin varlığı ve devamı için herkes üzerine düşeni yapmak zorundadır!
Hala devlet ve hükümetin farklı kavramlar olduğunu anlamıyorsanız, ben bunu size daha nasıl anlatayım!
Saygılarımla
Sebahat Karagöz






















