Nüfusu 2025 itibariyle 10 milyon 100 bin.
Dünyadaki toplam nüfusları ise yine 2025 yılı sayımına göre 15 milyon 800 bin.
Yani hepi topu bir İstanbul kadar bile değil!
1948 yılında tam da İslâm coğrafyasının kalbine pimi çekilmiş öyle bir bomba koydular ki dokunan yanıyor.
Bazılarınız takılmıştır belki
"Yahu! Bunların toprakları kaç kilometre kare?"
İşte bunun cevabını kimse bilmiyor!
Saysan bir avuç insan dünya düzenini şekillendirdiyor!
Bunu nasıl mı başarıyor?
Elbette parasıyla!
Haklarını teslim etmek gerekir ki adamlar hem zeki hem çalışkan!
Tek sermayeleri var o da "PARA"
Para satarak para kazanıyorlar!
Başka açıklamaya gerek var mı?
Koskoca ABD bile önünde duramıyor!
Tarih boyunca gittikleri her yerden kovulmuşlar!
Bilirsiniz 'MAĞDURİYET ' daima kazandırır.
Dünya ülkeleri zamanında bunlara çok çektirmiş (!)
"Şimdi sıra bizde!" diyorlar ama kinlerini zavallı insanlara kusuyor, intikamlarını onlardan alıyorlar!
Çok acı bir gerçek var bizlerin göremediği.
Savaşın başladığında insanların başına attıkları bombaların maliyetini ve bunlarla kaç insan öldürdüklerinin hesabını yaptılar!
Halk isyan edince, o zavallıları "Oraları bombalayacağız, şuraya gidin!" diyerek bir araya topladılar ve hepsini topluca katlettiler!
Sonra oturup
" Böyle de boşa para harcıyoruz!" dediler ve bedavadan, yorulmadan, para harcamadan bu insanları açlığa, susuzluğa mahkum ettiler!
Biz daha gözlerimizin önünde gerçekleşen 'Srebzenitza' soykırımının travmasını üzerimizden atamamışken peşpeşe yaşanan 'GAZZE' katliamlarını, 2025 yılında insan hak ve hürriyetlerini hiçe sayarak binlerce masum kadının, yaşlının, çocuğun açlığa mahkum edeilerek öldürüldüğünü; bizler yalnızca gözlerimiz yaşlı TV ekranlarından izliyoruz.
Adamlar Gazze'yi değil; yandaki, uzaktaki ülkeleri de tehdit ediyor, üzerlerine bomba yağdırıyor.
"Hadi gidelim, savaşalım!" diyor kimileri.
"Onların nüfusu kadar bizim askerimiz var!" diyenler de var, yatıp kalkıp beddua edenler de!
Bunların hepsi boş kardeşim!
Ekonominle, medyanla, siyasilerinle, içindeki satılmışlarla göbekten bağlasın!
Kime güvenip de yola çıkacaksın?
Kiminle, nasıl savaşacaksın?
Adamlar zaten her dakika bizi sözleriyle tahrik ediyor, savaş çıkarmaya çalışıyor!
100 yıl önce çıktığımız savaştan aldığımız yaralar henüz kabuk tutmamışken yeni bir savaşı bu ülke kaldıramaz!
Bu asla korkaklık değildir!
Her şeyin zamanı var!
Ancak kendimize geliyoruz!
Teknolojiniz, silah sanayimiz, bilinç düzeyimiz hızla yükseliyor!
Yakındır!
İnşallah o kanlı elleri yine biz kıracağız!
Saygılarımla
Sebahat Karagöz
























