Rize-Artvin Havalimanında sıkıntılar bitmiyor.
Daha dün yine Havalimanında bilet kargaşası yaşandı.
A Jet firması fazla yolcu geldiği gerekçesiyle kalkış yapmak istemedi. Fazla bileti satarken iyi de sonra vatandaşa niye sıkıntı veriliyor. Uçakla gitmek isteyenin muhakkak acil veya önemli işi vardır.
Bilet satışında uçağın yolcu sayısı dikkate alınmıyor mu. İnternetten bilet alırken üç kaldı beş kaldı veya kalmadı diye belirtmiyor mu.
Yolcu elinde bileti uçacağım diye Havalimanına belirlenen saatte geliyor ama yolcu fazla diye uçuş yapılmıyor.
Bu yapılan vatandaşı adam yerine koymamaktır.
İki dakika geç kalanı uçağa almıyorsunuz ama uyanık gibi 20-30 fazla bilet satmayı biliyorsunuz. Havalimanında gösterilen tepkiler üzerine yok 30 kişi gelmesin size 100 EURO para verelim dayatması, dünya markası A Jet’e yakışmadı.
----------
Çayda boya
Kuru çayda boya olduğunu Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri sık sık yaptıkları açıklamalarla kamuoyuna duyuruyor.
Bu kez de aynısı oldu.
Rize dışında daha doğrusu merdiven altı çay paketlemesi yapan 3 firmanın çayında boya tespiti yapılmış.
Çayın merkezi Rize ama bu firmaların İkisi Gaziantep’te bir tanesi Adana’da.
Firma adı yazmayacağım, zira Tarım Bakanlığı açıkça isimlerini yazmasına rağmen basında yayınlanınca gazeteci olarak bizlere davalar açılıyor.
Sosyal medyalarda araştırırsa bulunur 2 Gaziantep’ten 1 Adanadan merdiven altı çay üretimi yapanlar boya karışımı yapıyor.
Şunu herzaman söyleriz, piyasada yüzlerce marka adı altında paketlenmiş çaylar büyük market raflarında yer alıyor. Fiyatları belki ucuz ama kalitesiz, içerlerinde ne olduğu belli değil.




















Çay konusuna gelince... Bu daha da acı! Rize gibi bir çay diyarının adı, merdiven altı sahtecilikle anılan firmalar yüzünden lekeleniyor. Boya katılmış çayla insan sağlığı tehdit edilirken, denetim yetersizliği ve caydırıcılıktan uzak cezalar bu işi yapanlara cesaret veriyor. Hele ki bu firmaların isimlerini yazan gazetecilerin dava tehdidiyle karşı karşıya kalması, işin ne kadar çarpık bir düzene dönüştüğünü gösteriyor.
Ucuz çayın bedeli sağlığımızla, yolculuk kaosunun bedeli ise vatandaşın saygınlığıyla ödeniyor. Gerçekten yazık… Artık bu tür sorunlara çözüm üretecek bir irade görmek istiyoruz. Elinize, kaleminize sağlık.
Çay konusuna gelince… Rize çayı bizim kültürümüz, sofralarımızın olmazsa olmazı. Ucuza satılan, özellikle merdiven altı üretimlerden gelen bu tür ürünler sağlığımızı ciddi şekilde tehdit ediyor. Bakanlığın denetimleri önemli ama halkın da bu konuda bilinçlenmesi şart. Ucuz diye bilinmedik markalara yönelmek yerine güvenilir markaları tercih etmek gerekiyor.
Yazıda verilen her iki konu da aslında aynı yere çıkıyor: Tüketiciye değer vermemek. Umarım bu tarz olaylara karşı daha sıkı denetimler ve yaptırımlar gelir.