Sanal Sevaplar Derneği

Aydın MERTAYAK

14-04-2025 22:41

"Gülmek serbest, düşünmek mecburidir."

Geçen gün mahalledeki pastanede oturmuş, şekersiz çayımı içerken bizim Hüseyin geldi. Elinde telefon, yüzünde garip bir gurur:

“Abi,” dedi, “bugün beş sevap yaptım!”

Dedim, “Hayırdır Hüseyin, cami mi inşa ettin?”

“Yok be abi,” dedi, “üç dilenciye simit aldım, bir sokak köpeğine su koydum, bir de yaşlı bir emiceyi karşıdan karşıya geçirdim. Hepsini de story attım. Kardeşimden iki yüz kalp geldi, yengem de paylaştı; şimdi Facebook’ta dönüyor.”

İşte o an anladım ki, biz artık iyiliği değil, içeriği seviyoruz.

Eskiden biri fakire yardım edince üstüne şal atar, “Allah rızası için” derdi. Şimdi yardım etmeden önce kadraj ayarlanıyor. Fakirin en dramatik profili yakalanıyor; güneş doğru açıdaysa ne âlâ!
Bir gün “yardım yapılırken ağlatan müzik” uygulaması çıkarsa, hiç şaşırmam:
“Bu videoda ağlayacaksınız, ama önce reklamı izleyin.”

Geçenlerde Rize Cumhuriyet Caddesi’nde bir genç, yere düşen yaşlıyı kaldırırken bir yandan da selfie çekiyordu. Yaşlı, “Uşağum, kolumu tut,” diye inliyor; bizimki, “Bir saniye emice, gülümsersen daha çok like gelir,” diyordu. Şaştım şaşa kaldım vallahi...

Eskiden insanlar “Allah görsün yeter” derdi, şimdi “Gören Allah’tan çok Instagram takipçisi olsun” istiyor.

Bir de hayır organizasyonları var:
“Sanal Sevaplar Derneği” diye bir şey çıktı. Üye oluyorsun, sana iyilik kotaları geliyor. Haftalık hedef: “Bir çocuk sevindir, iki video çek, üç etiketle paylaş.” Sevabı puanla ölçüyorlar. Geçen ay en çok like alan üyeye kahve makinesi hediye etmişler.

Bak şimdi:
Zengin biri yetimhaneye bağış yapıyor ama makbuz değil, drone görüntüsü istiyor. Helikopterle çekmişler; bağış yaparken uzaktan el sallıyor.
— “Senin sevabın 4K çözünürlükte mi?”
— “Yok abi, benimki hâlâ 720p, sponsor bulamadım.”

İnsan bazen düşünüyor: Biz gerçekten iyilik mi yapıyoruz, yoksa iyiliğin PR’ını mı?

Bir gün Rabbim meleklerine şöyle buyurursa:
“Bu kulum bir yetimin başını okşadı, ama niyeti rızam değil, rızayı halk idi. Amel defterine nasıl yazalım?”
Melek mahzun olur, kalemi eğer, der ki:
“Ya Rabbi, bu amel surette hayır, sirette riyâ ile karışmıştır. Kalbe niyet yazılır, şekle değil. Bunu sevap değil, seyirlik sayalım.”
Bunda hiç tereddüdüm yok.

Sonuç olarak sevgili halkım, iyilik yapmayı unutmayalım; ama önce kamerasız yapmayı deneyelim. Belki o zaman içimizdeki adam da iyileşir.

Unutmayın:
Gösterilen iyilik reklamdır, gösterilmeyen sevap.
Ve en hayırlı yardım, kimse “like” etmeden yapılanıdır.
 

DİĞER YAZILARI Aslanın Kuyruğu ile Oynanmaz 01-01-1970 03:00 Çocuğu Değil, Aynayı Eğitmek 01-01-1970 03:00 Bir Anlaşmadan Bir Ekrana: Bağımlılığın İnce Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Tel ile Nefes Arasında: Yoklukta Doğan Aşk 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 Ramazan: Yılda Bir Gelen Vicdan Bakımı 01-01-1970 03:00 Yağmurda Süpürülen Düşünce 01-01-1970 03:00 “Bu Kadarını Şeytan da Yapmazdı” 01-01-1970 03:00 Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi 01-01-1970 03:00 Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. 01-01-1970 03:00 Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı 01-01-1970 03:00 Yorulmak 01-01-1970 03:00 Ayağa Kalkılan Şey 01-01-1970 03:00 Kendi Sapına Eğilen Çiçek 01-01-1970 03:00 Korkuluk ve Çocuk 01-01-1970 03:00 Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu” 01-01-1970 03:00 Gökyüzüne Bakan Çocuklar 01-01-1970 03:00 ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! 01-01-1970 03:00 ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU 01-01-1970 03:00 Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 01-01-1970 03:00 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya 01-01-1970 03:00 Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu 01-01-1970 03:00 Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma 01-01-1970 03:00 Körle Sağırın Dünyası 01-01-1970 03:00 Ruhun Bahçıvanlığı 01-01-1970 03:00 Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? 01-01-1970 03:00 Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir 01-01-1970 03:00 Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli 01-01-1970 03:00 Hadsizliğin Zifiri Noktası 01-01-1970 03:00 Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi 01-01-1970 03:00 “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” 01-01-1970 03:00 Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı 01-01-1970 03:00 Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. 01-01-1970 03:00 Gençliğin Hesabı 01-01-1970 03:00 Kötülükten Kahkaha Çıkarmak 01-01-1970 03:00 Öksürmeden Lokma Düşmez! 01-01-1970 03:00 Sorumluluk Üstüne Bir Şamata 01-01-1970 03:00 Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı 01-01-1970 03:00 Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı 01-01-1970 03:00 Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar 01-01-1970 03:00 Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? 01-01-1970 03:00 Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? 01-01-1970 03:00 Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? 01-01-1970 03:00 Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak 01-01-1970 03:00 Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması 01-01-1970 03:00 "Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü" 01-01-1970 03:00 Karakter mi, Terbiye mi? 01-01-1970 03:00 Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik 01-01-1970 03:00 Hayatı Ucuza Yaşamak 01-01-1970 03:00 Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine 01-01-1970 03:00 Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık? 01-01-1970 03:00 Yaşamın ve Gülmenin Devrimi 01-01-1970 03:00 Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış 01-01-1970 03:00 Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı 01-01-1970 03:00