Ruhun Bahçıvanlığı

Aydın MERTAYAK

14-09-2025 08:13

Bazen uzun uzun düşünüyorum… Dünya neden bu kadar yorgun? Neden ağaçların gölgesi artık serinletmiyor da boğuyor bizi? Belki cevabı uzaklarda arıyoruz ama aslında burnumuzun ucunda. Çünkü biz farkında olmadan, çocuklarımızın kalbine dikenler ekiyoruz.

Onlara sevgi tohumu vermek isterken araya kaygı taneleri serpiyoruz. Elimizi tutan küçücük bir parmağın içine, kendi korkularımızı bırakıyoruz.
Bazen farkına varmadan, kendi yaralarımızı onların tenine yazıyoruz. Bu, tıpkı bir tencereye şeker koyarken içine bir tutam zehir serpmek gibi…
“Ben yapmadım” desek de, ruhun mutfağı yalanı affetmiyor. Çocuk, bizim söylediklerimizden çok, içimizde taşıdıklarımızı hissediyor.

Geçen hafta okul ziyaretlerim sırasında Kalkandere’de bir okulda bir babayla sohbet ettim.
“Geçen gün oğlum resim dersinde kocaman bir güneş çizmiş. Ama güneşi kırmızı yapmış. Ben de dayanamadım, ‘Ama güneş sarı olur, neden kırmızı yaptın?’ dedim.”
— Peki, sonra ne oldu?
— Çocuk hemen gözlerini yere indirdi… Sanki yanlış yapmış gibi utandı.
— İşte tam da orası çok önemli. Belki de o an, hayal gücüne dair ilk utancını yaşadı.
— Yani ben aslında hata mı yaptım?
— Hata değil… Ama farkında olmadan ufkunu daraltmış olabilirsiniz. Bazen çocuklar güneşi kırmızı görmek ister. Biz ona hemen “Öyle değil” dediğimizde, onların gökyüzünü kendi kalıplarımızla karartmış oluruz.
— Haklısınız… Belki de önce “Ne güzel çizmişsin” demeliydim.
— Aynen öyle. Önce takdir, sonra yönlendirme. Çünkü hayal gücü, bir çocuğun en büyük sermayesidir.

Genetik mirasın yükü zaten ağır; buna bir de hayatın tortularını eklediğimizde, pamuktan bir yastığın içine çakıl taşları doldurmuş gibi oluyoruz. Çocuk başını koyduğunda rahat etmesi gerekirken, farkında olmadan bizden devraldığı taşların acısıyla kıvranıyor.

Oysa ruh, bir bahçedir. Çocuk ise o bahçenin en narin filizidir. Bir filize su verirken içine tuz katarsanız, toprağın kimyası bozulur. O filiz, büyüse de eğri büyür; gölgesi tam olmaz. Ama eğer temiz bir suyla, sabırla, sevgiyle sulanırsa, hem göğe yükselir hem de gölgesinde nice cana serinlik verir.

Şimdi kendimize sormamız lazım: Biz çocuklarımıza ne bırakıyoruz? Acı mı, umut mu? Korku mu, cesaret mi? Haset mi, şefkat mi? Çünkü her çocuk içine konulanı taşır. Kaygı verirsek kaygıyı büyütür, sevgi verirsek sevgiyi çoğaltır.

Çocuğun ruhunu eğitmek, ağaca şekil vermek gibidir. Fidan küçükken eğilir. Çocuğa sadece bilgi verirsek zihnini doldururuz. Ama kalbine umut, güven ve sevgi verirsek… işte o zaman bütün dünyayı aydınlatacak bir ışık uyandırırız.

Dünya yeni bir sabaha muhtaç. Ve o sabah, belki de bir çocuğun gözlerinde doğuyor. Biz o gözlere hangi gökyüzünü yansıtırsak, yarın o kadar berrak olacak.

Sonuçta biz hepimiz aslında birer bahçıvanız. Elimizdeki tohumları dikkatle seçmeliyiz. Çünkü bugün ektiğimiz sevgi tohumu yarın ormana dönüşür; bugün bıraktığımız korku tohumu ise yarının gölgesini karartır.

Uyanma vakti gelmedi mi?
Çocuğun kalbine inşa ettiğimiz dünya, aslında kendi geleceğimizdir. Onların gözlerine neyi koyarsak, bizim yarınımız da odur.

Ve belki de insanın en büyük mesuliyeti şudur:
Kendi karanlığını çocuğuna yüklememek.
 

DİĞER YAZILARI Aslanın Kuyruğu ile Oynanmaz 01-01-1970 03:00 Çocuğu Değil, Aynayı Eğitmek 01-01-1970 03:00 Bir Anlaşmadan Bir Ekrana: Bağımlılığın İnce Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Tel ile Nefes Arasında: Yoklukta Doğan Aşk 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 Ramazan: Yılda Bir Gelen Vicdan Bakımı 01-01-1970 03:00 Yağmurda Süpürülen Düşünce 01-01-1970 03:00 “Bu Kadarını Şeytan da Yapmazdı” 01-01-1970 03:00 Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi 01-01-1970 03:00 Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. 01-01-1970 03:00 Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı 01-01-1970 03:00 Yorulmak 01-01-1970 03:00 Ayağa Kalkılan Şey 01-01-1970 03:00 Kendi Sapına Eğilen Çiçek 01-01-1970 03:00 Korkuluk ve Çocuk 01-01-1970 03:00 Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu” 01-01-1970 03:00 Gökyüzüne Bakan Çocuklar 01-01-1970 03:00 ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! 01-01-1970 03:00 ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU 01-01-1970 03:00 Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 01-01-1970 03:00 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya 01-01-1970 03:00 Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu 01-01-1970 03:00 Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma 01-01-1970 03:00 Körle Sağırın Dünyası 01-01-1970 03:00 Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? 01-01-1970 03:00 Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir 01-01-1970 03:00 Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli 01-01-1970 03:00 Hadsizliğin Zifiri Noktası 01-01-1970 03:00 Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi 01-01-1970 03:00 “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” 01-01-1970 03:00 Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı 01-01-1970 03:00 Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. 01-01-1970 03:00 Gençliğin Hesabı 01-01-1970 03:00 Sanal Sevaplar Derneği 01-01-1970 03:00 Kötülükten Kahkaha Çıkarmak 01-01-1970 03:00 Öksürmeden Lokma Düşmez! 01-01-1970 03:00 Sorumluluk Üstüne Bir Şamata 01-01-1970 03:00 Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı 01-01-1970 03:00 Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı 01-01-1970 03:00 Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar 01-01-1970 03:00 Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? 01-01-1970 03:00 Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? 01-01-1970 03:00 Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? 01-01-1970 03:00 Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak 01-01-1970 03:00 Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması 01-01-1970 03:00 "Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü" 01-01-1970 03:00 Karakter mi, Terbiye mi? 01-01-1970 03:00 Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik 01-01-1970 03:00 Hayatı Ucuza Yaşamak 01-01-1970 03:00 Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine 01-01-1970 03:00 Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık? 01-01-1970 03:00 Yaşamın ve Gülmenin Devrimi 01-01-1970 03:00 Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış 01-01-1970 03:00 Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı 01-01-1970 03:00