Ramazan: Yılda Bir Gelen Vicdan Bakımı

Aydın MERTAYAK

26-02-2026 12:13

Memlekette bazı şeyler vardır; yılda bir yapılır. Genel temizlik gibi… Bir de vicdan bakımı. İşte Ramazan gelince memleketçe topluca “servise” giriyoruz. Bu mübarek ayda hepimiz birdenbire “iyi insan güncellemesi” alıyoruz.

Bir ay boyunca herkes birbirine karşı yumuşuyor. Normalde selam vermeyi israf sayan komşular bile apartmanda ses tellerini çalıştırıyor. Lokantalar birden “askıda yemek” tabelalarıyla süsleniyor. Normalde trafikte korna ile senfoni yapan sürücüler bile iftara on dakika kala tasavvuf ehli gibi sabırlı.

Sosyal medyada merhamet sezonu açılıyor. Dilimiz oruçlu, midemiz oruçlu, hatta bazı günler öfkemiz bile oruçlu… Demek ki oluyormuş.

Demek ki insan isterse kırmamayı, tutmayı, paylaşmayı becerebiliyormuş. Peki, sonra ne oluyor?

Ay biter bitmez sanki içimizde gizli bir düğme var: “Normal hayata dön.”

Hoş geldin eski alışkanlıklar… Hoş geldin unutkan vicdan…

Burada insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

Biz Ramazan’ı mı yaşıyoruz, yoksa Ramazan bizi geçici olarak mı kiralıyor?

Çünkü biz Ramazan’a ev sahibi gibi davranmıyoruz. Bildiğin misafir muamelesi… Gelince en güzel sofralar, en süslü cümleler, en hassas kalpler… Gidince? Ev yine eski dağınıklığına teslim.

Oysa Ramazan bir ay süren bir “insan olma provası”ysa, asıl temsil bayramdan sonra başlamalıydı.

Ama biz ne yapıyoruz?

Bayram sabahı öyle bir seviniyoruz ki… Sanki maratonu bitirmiş değil de zincirden kurtulmuş gibiyiz. Tatlılar yeniyor, ziyaretler yapılıyor, tamam — bunlar güzel. Fakat bazen bayramın alt metni şöyle okunuyor:

“Çok şükür bitti…”

İnsan burada durup düşünmeden edemiyor: Ramazan cehennem ateşinden kurtuluş vesilesiyse, biz niye on bir ay boyunca yeniden odun istifleme hızına dönüyoruz?

Demek ki mesele bilmemek değil.

Hepimiz biliyoruz: Yardım etmek iyi, kul hakkı kötü, kırıcı söz kalp incitir… Bunları bilmeyen yok. Zaten Kur’an-ı Kerim’de geçen “sefihlik” de çoğu zaman bilgisizlikten çok, bildiği hâlde gereğini yapmamakla ilgili bir hâl değil mi?

İşin en düşündürücü tarafı şu:

Ramazan’da kendini tutabilen insan, demek ki aslında tutabiliyor. Yani problem kapasite değil, süreklilik. Mevsimlik nezaket, kampanyalı merhamet, sınırlı süreli vicdan…

Belki de Ramazan bize her yıl aynı soruyu soruyor, biz her yıl aynı şekilde duymazdan geliyoruz:

“Ben gidince de böyle kalabilecek misin?”

Cevabı herkes kendi hayatında verecek. Ama şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Ramazan takvimden her yıl gidiyor.

Asıl mesele, Ramazan bitince bizde neyin hayatta kaldığı.

Aydın Mertayak

DİĞER YAZILARI Çocuğu Değil, Aynayı Eğitmek 01-01-1970 03:00 Bir Anlaşmadan Bir Ekrana: Bağımlılığın İnce Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Tel ile Nefes Arasında: Yoklukta Doğan Aşk 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 Yağmurda Süpürülen Düşünce 01-01-1970 03:00 “Bu Kadarını Şeytan da Yapmazdı” 01-01-1970 03:00 Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi 01-01-1970 03:00 Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. 01-01-1970 03:00 Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı 01-01-1970 03:00 Yorulmak 01-01-1970 03:00 Ayağa Kalkılan Şey 01-01-1970 03:00 Kendi Sapına Eğilen Çiçek 01-01-1970 03:00 Korkuluk ve Çocuk 01-01-1970 03:00 Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu” 01-01-1970 03:00 Gökyüzüne Bakan Çocuklar 01-01-1970 03:00 ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! 01-01-1970 03:00 ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU 01-01-1970 03:00 Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 01-01-1970 03:00 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya 01-01-1970 03:00 Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu 01-01-1970 03:00 Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma 01-01-1970 03:00 Körle Sağırın Dünyası 01-01-1970 03:00 Ruhun Bahçıvanlığı 01-01-1970 03:00 Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? 01-01-1970 03:00 Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir 01-01-1970 03:00 Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli 01-01-1970 03:00 Hadsizliğin Zifiri Noktası 01-01-1970 03:00 Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi 01-01-1970 03:00 “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” 01-01-1970 03:00 Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı 01-01-1970 03:00 Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. 01-01-1970 03:00 Gençliğin Hesabı 01-01-1970 03:00 Sanal Sevaplar Derneği 01-01-1970 03:00 Kötülükten Kahkaha Çıkarmak 01-01-1970 03:00 Öksürmeden Lokma Düşmez! 01-01-1970 03:00 Sorumluluk Üstüne Bir Şamata 01-01-1970 03:00 Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı 01-01-1970 03:00 Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı 01-01-1970 03:00 Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar 01-01-1970 03:00 Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? 01-01-1970 03:00 Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? 01-01-1970 03:00 Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? 01-01-1970 03:00 Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak 01-01-1970 03:00 Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması 01-01-1970 03:00 "Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü" 01-01-1970 03:00 Karakter mi, Terbiye mi? 01-01-1970 03:00 Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik 01-01-1970 03:00 Hayatı Ucuza Yaşamak 01-01-1970 03:00 Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine 01-01-1970 03:00 Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık? 01-01-1970 03:00 Yaşamın ve Gülmenin Devrimi 01-01-1970 03:00 Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış 01-01-1970 03:00 Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı 01-01-1970 03:00