Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması

Aydın MERTAYAK

15-02-2025 23:43

Adamın biri vardı, koltuğa oturdu mu insan olurdu, kalktı mı kaybolurdu. Sandalyeye ilişse bile kimlik kazanır, tabureye çökerse biraz eksik sayılırdı. Bir gün, bu adamın koltuğu altından çektiler… O da ne? Adam, ceketini almadan kaçan hırsız gibi ortadan kayboldu!

İşte, modern dünyada kimlik dediğin şey insanın ruhuna değil, oturduğu yere ilişiktir. Tapusu, koltuk altı teriyle ıslanmış resmi evraktır! Koltuksuz kalan adam, gölgesiz cisim gibi olur; ne iz düşürür ne de yer kaplar. Hani, herkesin çok önemli bir şey konuştuğu o kalabalık odada, kimsenin fark etmediği adam vardır ya? İşte o, koltuksuz kalmış eski kişilerdir.

Ne hazin! Bir insanın varlığını kabul ettirmek için illa ki bir koltuğa sahip olması gerekiyorsa biz nasıl bir cemiyet kurduk? Ruhun terazisi koltukla mı ölçülür? Bilgi, hikmet, fazilet bir sandalyenin sırtına mı yaslanmak zorundadır?

Şimdi sorarım size: Neden bazıları koltuğa oturdu mu ayaklarını bile yerden keser de indi mi yere basmayı unutur? Koltuk mu büyütür insanı, insan mı koltuğu? Eğer oturduğun yer seni adam ediyorsa vay haline! O koltuk çekildiğinde ne olacaksın?

Bakın, yıllarca yüksek makamlarda oturan bir adam vardı. Bir gün koltuğu devretti, sabah işe gitmek için evden çıkarken fark etti ki… Kimse onu çağırmamış! Telefonlar susmuş, kapıda bekleyen arabalar yok olmuş, kahve bile kendi kendine pişmez olmuş! Ne yapsın, çıktı sokağa… Bakkal, dün önünde eğilen bakkal, sanki yeni taşınmış gibi "Buyurun, kime bakmıştınız?" diye sordu. Mahallede selam verdiklerine el kaldırıp geçenler, onu camdan dışarı bakan kedi kadar önemsemedi. Adam o an anladı: Meğer yıllardır saygı gören kendisi değil, altındaki döner mekanizmalı, deri kaplı o şanlı koltukmuş!

Velhasıl dostlar, eğer bir koltuğa oturup adam olduysanız bilin ki asıl imtihan, oradan kalktığınızda başlayacaktır. Çünkü gerçek kimliğiniz, koltuktayken değil, o koltuk gittiğinde belli olur. Oturduğu yerde büyüyen, kalkınca küçülür. Peki ya siz? Koltuk gittiğinde kimliğiniz hâlâ yerinde mi?

Rabbim, koltuksuz kalmış kimlik travmasından ve kibrinden sana sığınırım.

Aydın Mertayak

DİĞER YAZILARI Aslanın Kuyruğu ile Oynanmaz 01-01-1970 03:00 Çocuğu Değil, Aynayı Eğitmek 01-01-1970 03:00 Bir Anlaşmadan Bir Ekrana: Bağımlılığın İnce Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Tel ile Nefes Arasında: Yoklukta Doğan Aşk 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 Ramazan: Yılda Bir Gelen Vicdan Bakımı 01-01-1970 03:00 Yağmurda Süpürülen Düşünce 01-01-1970 03:00 “Bu Kadarını Şeytan da Yapmazdı” 01-01-1970 03:00 Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi 01-01-1970 03:00 Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. 01-01-1970 03:00 Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı 01-01-1970 03:00 Yorulmak 01-01-1970 03:00 Ayağa Kalkılan Şey 01-01-1970 03:00 Kendi Sapına Eğilen Çiçek 01-01-1970 03:00 Korkuluk ve Çocuk 01-01-1970 03:00 Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu” 01-01-1970 03:00 Gökyüzüne Bakan Çocuklar 01-01-1970 03:00 ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! 01-01-1970 03:00 ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU 01-01-1970 03:00 Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 01-01-1970 03:00 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya 01-01-1970 03:00 Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu 01-01-1970 03:00 Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma 01-01-1970 03:00 Körle Sağırın Dünyası 01-01-1970 03:00 Ruhun Bahçıvanlığı 01-01-1970 03:00 Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? 01-01-1970 03:00 Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir 01-01-1970 03:00 Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli 01-01-1970 03:00 Hadsizliğin Zifiri Noktası 01-01-1970 03:00 Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi 01-01-1970 03:00 “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” 01-01-1970 03:00 Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı 01-01-1970 03:00 Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. 01-01-1970 03:00 Gençliğin Hesabı 01-01-1970 03:00 Sanal Sevaplar Derneği 01-01-1970 03:00 Kötülükten Kahkaha Çıkarmak 01-01-1970 03:00 Öksürmeden Lokma Düşmez! 01-01-1970 03:00 Sorumluluk Üstüne Bir Şamata 01-01-1970 03:00 Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı 01-01-1970 03:00 Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı 01-01-1970 03:00 Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar 01-01-1970 03:00 Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? 01-01-1970 03:00 Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? 01-01-1970 03:00 Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? 01-01-1970 03:00 Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak 01-01-1970 03:00 "Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü" 01-01-1970 03:00 Karakter mi, Terbiye mi? 01-01-1970 03:00 Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik 01-01-1970 03:00 Hayatı Ucuza Yaşamak 01-01-1970 03:00 Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine 01-01-1970 03:00 Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık? 01-01-1970 03:00 Yaşamın ve Gülmenin Devrimi 01-01-1970 03:00 Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış 01-01-1970 03:00 Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı 01-01-1970 03:00