Akıntıya Karşı Yüzmeyi Öğreten Balık

Aydın MERTAYAK

24-06-2026 22:22

Bazı dersler sınıfın duvarları arasında verilmez. Bir kitap sayfasına sığmaz, bir sınav sorusuna indirgenemez. Bazı öğrenmeler vardır ki doğanın içinde, sessiz ama ısrarcı bir şekilde karşımıza çıkar.

Van Gölü’nde yaşayan inci kefalı da bunlardan biridir.

Yılın belirli zamanlarında gölün sakin ve tuzlu sularında yaşayan bu balıklar, yaşam döngülerini sürdürebilmek için akıntıya karşı bir yolculuğa çıkar. Önlerinde güçlü sular, keskin kayalar ve gökyüzünde bekleyen martılar vardır. Bu yolculuk her zaman eşit şartlarda gerçekleşmez; doğanın zorlukları her balığı aynı biçimde etkilemez.

Yine de bir hareket başlar.

Çünkü yaşam, çoğu zaman güvenli alanların ötesine geçmeyi gerektirir.

Eğitim de benzer bir yolculuktur.

Bir çocuğun öğrenme süreci her zaman aynı koşullarda başlamaz. Kimisi imkânı geniş bir çevrede büyür, kimisi daha sınırlı şartlar içinde kendi yolunu arar. Kimisi rehberlik görür, kimisi sorularını kendi başına çözmeye çalışır. Bu farklar, öğrenmenin doğasını da belirler.

Bu yüzden eğitimde mücadeleyi yalnızca bireysel çaba üzerinden okumak eksik kalır.

İnci kefalının yolculuğu bize şunu hatırlatır: Çaba önemlidir, ancak içinde bulunulan çevre, imkânlar ve destek sistemleri de bu çabanın yönünü ve gücünü belirler.

Yine de ortak bir gerçek vardır:

İlerleme çoğu zaman vazgeçmemekle başlar.

İnci kefalı akıntıya karşı yüzerken tehlikeyi yok saymaz. Kayaları görmezden gelmez. Ama tüm bu zorluklara rağmen hareket etmeye devam eder. Çünkü doğa ona tek bir seçenek bırakır: Ya deneyecek ya da döngü tamamlanmayacaktır.

Eğitimde de durum böyledir. Başarı her zaman düz bir çizgi değildir. Bazen duraksamalar, geri dönüşler ve yeniden denemeler sürecin doğal parçasıdır. Önemli olan, bu sürecin içinde yönünü kaybetmeden ilerleyebilmektir.

İnci kefalları sonunda tatlı sulara ulaşır, yumurtalarını bırakır ve yeniden göle döner. Ancak bu dönüş, bir son değil döngünün devamıdır. Yaşam yeniden başlar.

Eğitim de böyle bir döngüdür.

Diploma bir varış noktası değil, yeni bir başlangıcın işaretidir. İnsan hayatı boyunca farklı akıntılarla karşılaşır; yeni koşullar, yeni zorluklar ve yeni öğrenme alanları ortaya çıkar.

Bu nedenle çocuklara yalnızca bilgi değil, aynı zamanda direnç kazandıran bir öğrenme kültürü gerekir. Ama bu kültür, yalnızca bireyin gücüne yaslanarak değil; öğretmenin rehberliği, ailenin desteği ve toplumun sunduğu imkânlarla birlikte anlam kazanır.

Belki de inci kefalının hikâyesi bize en çok bunu söyler:

Mücadele bireyseldir ama hiçbir zaman tamamen yalnız değildir.

Van Gölü’nün sularında her yıl yeniden başlayan bu yolculuk, eğitimin özünü daha gerçekçi bir yerden hatırlatır:

İnsan bazen akıntıyı seçmez, ama onun içinde nasıl ilerleyeceğini öğrenebilir. Ve bu öğrenme, yalnızca irade değil; aynı zamanda destek, imkân ve süreklilik meselesidir.

Hayat, akıntıya rağmen ilerlemeyi öğrenebilenler için bir anlam taşır.

DİĞER YAZILARI Aslanın Kuyruğu ile Oynanmaz 01-01-1970 03:00 Çocuğu Değil, Aynayı Eğitmek 01-01-1970 03:00 Bir Anlaşmadan Bir Ekrana: Bağımlılığın İnce Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Tel ile Nefes Arasında: Yoklukta Doğan Aşk 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 Ramazan: Yılda Bir Gelen Vicdan Bakımı 01-01-1970 03:00 Yağmurda Süpürülen Düşünce 01-01-1970 03:00 “Bu Kadarını Şeytan da Yapmazdı” 01-01-1970 03:00 Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi 01-01-1970 03:00 Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. 01-01-1970 03:00 Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı 01-01-1970 03:00 Yorulmak 01-01-1970 03:00 Ayağa Kalkılan Şey 01-01-1970 03:00 Kendi Sapına Eğilen Çiçek 01-01-1970 03:00 Korkuluk ve Çocuk 01-01-1970 03:00 Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu” 01-01-1970 03:00 Gökyüzüne Bakan Çocuklar 01-01-1970 03:00 ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! 01-01-1970 03:00 ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU 01-01-1970 03:00 Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 01-01-1970 03:00 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya 01-01-1970 03:00 Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu 01-01-1970 03:00 Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma 01-01-1970 03:00 Körle Sağırın Dünyası 01-01-1970 03:00 Ruhun Bahçıvanlığı 01-01-1970 03:00 Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? 01-01-1970 03:00 Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir 01-01-1970 03:00 Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli 01-01-1970 03:00 Hadsizliğin Zifiri Noktası 01-01-1970 03:00 Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi 01-01-1970 03:00 “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” 01-01-1970 03:00 Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı 01-01-1970 03:00 Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. 01-01-1970 03:00 Gençliğin Hesabı 01-01-1970 03:00 Sanal Sevaplar Derneği 01-01-1970 03:00 Kötülükten Kahkaha Çıkarmak 01-01-1970 03:00 Öksürmeden Lokma Düşmez! 01-01-1970 03:00 Sorumluluk Üstüne Bir Şamata 01-01-1970 03:00 Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı 01-01-1970 03:00 Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı 01-01-1970 03:00 Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar 01-01-1970 03:00 Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? 01-01-1970 03:00 Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? 01-01-1970 03:00 Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? 01-01-1970 03:00 Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak 01-01-1970 03:00 Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması 01-01-1970 03:00 "Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü" 01-01-1970 03:00 Karakter mi, Terbiye mi? 01-01-1970 03:00 Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik 01-01-1970 03:00 Hayatı Ucuza Yaşamak 01-01-1970 03:00 Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine 01-01-1970 03:00 Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık? 01-01-1970 03:00 Yaşamın ve Gülmenin Devrimi 01-01-1970 03:00 Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış 01-01-1970 03:00 Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı 01-01-1970 03:00