Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli

Aydın MERTAYAK

08-07-2025 15:37

Sıra kuyruğunda biri bağırdı:

"Geç kaldım kardeşim, bir zahmet öne geçeyim!"

Kimse ses etmedi.

Beş dakika sonra aynı adam, bu kez kasada söyleniyordu:

“Bu ülkede adalet mi kaldı!”

Adalet…

Hepimizin dilinde.

Liyakat…

Sosyal medyada bayrak gibi.

Kul hakkı…

Sloganlarda en yüce değer.

Ama iş menfaate gelince herkesin eli kendi tabağında değil, başkasınınkinde.

O zaman ne adalet kalıyor, ne hak, ne de utanma.

Babam anlatmıştı bir akşam, soba çıtırtısının ve çay buharının arasında:

Eskiden, daha dünya bu kadar “uyanık” değilken, bir köyde bir imam yaşarmış.

Duaları kabul olurmuş derler ama konuşması biraz tuhafmış.

Ne zaman biri ölse, imam görevini yapar, cenazeyi yıkar, kefenler, toprağa verirmiş…

Sonra, herkesin duyacağı şekilde bazıları için bir cümle dermiş:

“Ruhuna Cicos!”

İlk duyuşta kimse anlamamış.

Ama sormaya da cesaret edememişler.

“Herhâlde eski dillerden bir dua,” demişler kendi kendilerine.

Hoca o kadar tatlı söyler, öyle içli ederdi ki son duasını…

Köylü susmuş.

Yıllar geçmiş.

İmam ölmüş.

Toprağa verilirken gençlerden biri, hocanın bu garip duasını hatırlamış:

“Ula bizim hoca hep ‘Ruhuna Cicos’ derdi ya… Biz de onun ardından diyelim mi?”

Demişler.

Dediler.

Hep bir ağızdan bağırdılar:

“RUHUNA CİCOS!”

Ve o anda…

Mezardan hafif bir titreme duyulmuş.

Sonra, toprağın altından boğuk bir ses yükselmiş:

“Eğer ben de onlar gibi şerefsiz yaşadıysam…

Benim de ruhuma Cicos!”

Babam burada bir süre susardı.

Gözlüğünü düzeltir, sonra derdi ki:

“İnsan kendi kendine ‘şerefsiz yaşadıysam’ diyebiliyorsa…

Onun hâlâ biraz vicdanı vardır, evlâdım.”

Çünkü mesele şu:

Herkes başkasının günahını konuşur,

Ama kendi aynasında lekeyi görmez.

Her dua eden erdemli değildir.

Her “hakkımı helal etmem” diyenin, hakka dair bilgisi yoktur.

Her “adalet” diyen, adil yaşamamıştır.

Ve bir gün, bazılarının mezarına gerçekten “Cicos” denecek.

Ama iş orada bitecek mi sanıyorsun?

Asıl orada başlayacak.

Çünkü mesele o kelimede değil, mesele bizde.

Sen, Cicos’u kaldırabilecek misin?

“Cicos”un ne anlama geldiğini kimse bilmedi.

Belki de bilmemekti anlamı.

Bir bilinmezliğin içinde insanın kendiyle yüzleşmesiydi.

Belki de bir lanetti…

Belki bir iç hesaplaşma.

Ama bildiğim tek şey şu:

Bir insan utanmadan yaşarsa…

Teneşirde değil, mezarda değil,

Daha bu dünyadayken ruhu çoktan çekilmiştir.

Ey dost…

Yuh, başkasına değil, kendine çek!

Bağırma, çağırma, öfkelenme demiyorum.

Et tabii ki.

Ama önce aynaya bak.

Ve eğer lanetlediğin şeyleri kendin de yapıyorsan…

Kork.

Çünkü senin de…

Ruhuna Cicos.

Aydın Mertayak

DİĞER YAZILARI Aslanın Kuyruğu ile Oynanmaz 01-01-1970 03:00 Çocuğu Değil, Aynayı Eğitmek 01-01-1970 03:00 Bir Anlaşmadan Bir Ekrana: Bağımlılığın İnce Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Tel ile Nefes Arasında: Yoklukta Doğan Aşk 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 Ramazan: Yılda Bir Gelen Vicdan Bakımı 01-01-1970 03:00 Yağmurda Süpürülen Düşünce 01-01-1970 03:00 “Bu Kadarını Şeytan da Yapmazdı” 01-01-1970 03:00 Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi 01-01-1970 03:00 Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. 01-01-1970 03:00 Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı 01-01-1970 03:00 Yorulmak 01-01-1970 03:00 Ayağa Kalkılan Şey 01-01-1970 03:00 Kendi Sapına Eğilen Çiçek 01-01-1970 03:00 Korkuluk ve Çocuk 01-01-1970 03:00 Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu” 01-01-1970 03:00 Gökyüzüne Bakan Çocuklar 01-01-1970 03:00 ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! 01-01-1970 03:00 ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU 01-01-1970 03:00 Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 01-01-1970 03:00 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya 01-01-1970 03:00 Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu 01-01-1970 03:00 Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma 01-01-1970 03:00 Körle Sağırın Dünyası 01-01-1970 03:00 Ruhun Bahçıvanlığı 01-01-1970 03:00 Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? 01-01-1970 03:00 Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir 01-01-1970 03:00 Hadsizliğin Zifiri Noktası 01-01-1970 03:00 Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi 01-01-1970 03:00 “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” 01-01-1970 03:00 Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı 01-01-1970 03:00 Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. 01-01-1970 03:00 Gençliğin Hesabı 01-01-1970 03:00 Sanal Sevaplar Derneği 01-01-1970 03:00 Kötülükten Kahkaha Çıkarmak 01-01-1970 03:00 Öksürmeden Lokma Düşmez! 01-01-1970 03:00 Sorumluluk Üstüne Bir Şamata 01-01-1970 03:00 Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı 01-01-1970 03:00 Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı 01-01-1970 03:00 Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar 01-01-1970 03:00 Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? 01-01-1970 03:00 Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? 01-01-1970 03:00 Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? 01-01-1970 03:00 Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak 01-01-1970 03:00 Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması 01-01-1970 03:00 "Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü" 01-01-1970 03:00 Karakter mi, Terbiye mi? 01-01-1970 03:00 Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik 01-01-1970 03:00 Hayatı Ucuza Yaşamak 01-01-1970 03:00 Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine 01-01-1970 03:00 Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık? 01-01-1970 03:00 Yaşamın ve Gülmenin Devrimi 01-01-1970 03:00 Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış 01-01-1970 03:00 Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı 01-01-1970 03:00