Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı

Aydın MERTAYAK

15-01-2026 14:29

Batı aydın sınıfı bugün Filistin’e bakıyor; ama görmüyor. Görmek başka, bakmak başkadır. Bakıyorlar, çünkü görüntü var. Görmüyorlar, çünkü vicdan yok. Akademik mesafe dedikleri şey, aslında ahlâkî firardır.

Darağaçları Gazze’de kurulurken, Batı üniversitelerinde cümleler kuruluyor. İpler boyunlara geçirilirken, kavramlar parlatılıyor. “Orantılı güç”, “meşru savunma”, “karmaşık tarih”… Bu kelimeler, kanı durdurmak için değil; kanı açıklamak için icat edilmiştir. Ve açıklanan her cinayet, bir süre sonra meşrulaşır.

Batı’nın entelektüeli taş atmaz. Onun eli temizdir. O yalnızca susar, bağlam kurar, dipnot düşer. Cehaletin taşı hafiftir; cahil atar, geçer. Ama profesörün suskunluğu ağırdır. Çünkü o suskunluk, katilin arkasına felsefe dizer.

Bugün Gazze’de bir çocuk ölürken, Batı’da bir makale yazılıyor. Konu: “Şiddetin döngüsel doğası.” Oysa döngü falan yoktur. Zulüm vardır ve fail bellidir. Ama failin adı anılınca kariyer riske girer. Hakikat, Batı entelijansiyasının elinde ahlâk değil; CV meselesidir.

Bir zamanlar “insan hakları” dediler. Sonra insanı şartlara bağladılar. “Eğer” dediler, “ama” dediler. Filistinli çocuk, bu cümlelerin hiçbirine sığmadı. Çünkü Batı’nın vicdanı evrensel değil; seçmelidir. Haritada bazı bedenler, teorik olarak ölebilir.

Sonra bir gül düşer. Bir hastanenin enkazından çıkarılan oyuncak, bir annenin avucunda kalan parça, bir çocuğun adı… İşte o an, Batı entelektüel çevresi gözlerini kaçırır. Çünkü somut acı, teoriyi bozar. Kan, kavramları kirletir.

En büyük ihanet, cahilden gelmez. En büyük ihanet, “biliyorum ama…” diye başlayan cümlelerden gelir. Batı’nın aydını, zulme karşı değildir; yalnızca zulmün biçimsizliğine karşıdır. Düzgün yapılmayan cinayet onu rahatsız eder. Yapılan değil.

Aşk, en çok yakınıyla imtihan eder insanı. Hakikat de en çok kendini evrensel sananlarla sınanır. Bugün Filistin, Batı aydın sınıfının ahlâk sınav kâğıdıdır ve bu kâğıt kana bulanmıştır.

Zannedilmesin ki bu suskunluk tarafsızlıktır. Tarafsızlık, cellâtla kurban arasına sandalye çekip not tutmaktır. Ve not tutanlar, yarın bu çağın utanılacak dipnotları olacaktır.

Gazze’de bombalar düşerken Batı düşünmüyor; bahane üretiyor.

Ve bilinmelidir ki bahane, modern çağın en steril suç aletidir.

Filistin’de ölenler yalnız çocuklar değildir.

Orada bugün, Batı entellektüel çevresinin ahlâk iddiası da enkaz altındadır.

Aydın Mertayak

DİĞER YAZILARI Aslanın Kuyruğu ile Oynanmaz 01-01-1970 03:00 Çocuğu Değil, Aynayı Eğitmek 01-01-1970 03:00 Bir Anlaşmadan Bir Ekrana: Bağımlılığın İnce Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Tel ile Nefes Arasında: Yoklukta Doğan Aşk 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 Ramazan: Yılda Bir Gelen Vicdan Bakımı 01-01-1970 03:00 Yağmurda Süpürülen Düşünce 01-01-1970 03:00 “Bu Kadarını Şeytan da Yapmazdı” 01-01-1970 03:00 Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi 01-01-1970 03:00 Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. 01-01-1970 03:00 Yorulmak 01-01-1970 03:00 Ayağa Kalkılan Şey 01-01-1970 03:00 Kendi Sapına Eğilen Çiçek 01-01-1970 03:00 Korkuluk ve Çocuk 01-01-1970 03:00 Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu” 01-01-1970 03:00 Gökyüzüne Bakan Çocuklar 01-01-1970 03:00 ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! 01-01-1970 03:00 ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU 01-01-1970 03:00 Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 01-01-1970 03:00 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya 01-01-1970 03:00 Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu 01-01-1970 03:00 Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma 01-01-1970 03:00 Körle Sağırın Dünyası 01-01-1970 03:00 Ruhun Bahçıvanlığı 01-01-1970 03:00 Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? 01-01-1970 03:00 Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir 01-01-1970 03:00 Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli 01-01-1970 03:00 Hadsizliğin Zifiri Noktası 01-01-1970 03:00 Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi 01-01-1970 03:00 “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” 01-01-1970 03:00 Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı 01-01-1970 03:00 Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. 01-01-1970 03:00 Gençliğin Hesabı 01-01-1970 03:00 Sanal Sevaplar Derneği 01-01-1970 03:00 Kötülükten Kahkaha Çıkarmak 01-01-1970 03:00 Öksürmeden Lokma Düşmez! 01-01-1970 03:00 Sorumluluk Üstüne Bir Şamata 01-01-1970 03:00 Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı 01-01-1970 03:00 Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı 01-01-1970 03:00 Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar 01-01-1970 03:00 Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? 01-01-1970 03:00 Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? 01-01-1970 03:00 Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? 01-01-1970 03:00 Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak 01-01-1970 03:00 Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması 01-01-1970 03:00 "Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü" 01-01-1970 03:00 Karakter mi, Terbiye mi? 01-01-1970 03:00 Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik 01-01-1970 03:00 Hayatı Ucuza Yaşamak 01-01-1970 03:00 Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine 01-01-1970 03:00 Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık? 01-01-1970 03:00 Yaşamın ve Gülmenin Devrimi 01-01-1970 03:00 Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış 01-01-1970 03:00 Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı 01-01-1970 03:00