İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu

Aydın MERTAYAK

06-03-2026 17:46

Her canlı doğar… ve ölür. Bu, kâinatın en sade ve en sert hükmüdür. Fakat insan… işte o, ölümün farkında olarak yaşayan tek varlıktır. Mezarı uzaktan görür, ama hayatı çoğu zaman kör yürür.
İnsanı hayvandan ayıran aklı değil yalnız; ölümü bilerek yaşama mecburiyetidir. Ve bu bilgi, insana ya bir istikamet verir… ya da onu uçuruma sürükler.
Bugün insanlık, bilmenin yükünü taşıyamayanların panayırına dönmüş durumda.
İnsan, yaratılışı gereği boş gelmez dünyaya. Onun içine bir inanç çekirdeği konmuştur. Bu çekirdek, toprağını bulursa irfan olur; bulamazsa inkârın bataklığında çürür. Modern zamanların en büyük trajedisi de budur: İnsan, kendisine emanet edilen iç pusulayı kırmıştır.
Kalp… evet kalp, yalnız bir et parçası değildir. O, insanın hakiki zekâsıdır. Bugün kafalar dolu, kalpler boşsa; sebebi zekânın başa, hikmetin çöpe atılmasıdır.
Edep ve ahlâk…
İşte insanı insan yapan iki görünmez sütun. Bunlar çöktüğünde geriye yalnızca konuşan bir biyoloji kalır. Bugün sokaklarda yürüyen kalabalıkların çoğu, nüfus cüzdanında insan, ruh terazisinde eksiktir.
Unutuluyor:
Kur’an, dağlara inmedi.
Denizlere inmedi.
Yıldızlara inmedi.
İndiği yer insan kalbiydi.
Bu bile insanın nasıl bir muhatap, nasıl bir sorumlu varlık olduğunu haykırmaya yeter. Fakat sorumluluğunu unutan insan, ömrünü tüketmekte mahirdir; yaşamakta değil.
Bugünün dünyasında başıboşluk neden büyüyor sanıyorsunuz?
Çünkü eğitim, ruhu ıskaladı.
Çünkü terbiye, kalbi unuttu.
Çünkü öğreti, insanın içine değil, cebine hitap eder oldu.
Yardımlaşma, merhamet, paylaşma… Bunlar insanın fıtratına yazılmış ilahi notlardır. Ama biz o notların üstünü para desteleriyle örtmeye çalışıyoruz.
Şimdi soruyorum:
Makam insanı büyüttü mü?
Para insanı doyurdu mu?
Şöhret insanı kurtardı mı?
Hayır!
Bunlar, çağımızın yeni putlarıdır. Ve putlar değişse de putperestlik baki kalmıştır.
İnsan, secde etmesi gereken yeri unutunca; her parlak şeyi ilah sanmaya başlar.
Gerçek müfredat şudur:
İnsan, ölümle kayıtlıdır.
İnsan, sorumlulukla mühürlüdür.
İnsan, ahlâkla ayakta durur.
Bunu kavramayanlara bin diploma verseniz ne olur? Ruhsuz zekâ, cilalı bir felaketten başka

DİĞER YAZILARI Çocuğu Değil, Aynayı Eğitmek 01-01-1970 03:00 Bir Anlaşmadan Bir Ekrana: Bağımlılığın İnce Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Tel ile Nefes Arasında: Yoklukta Doğan Aşk 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 Ramazan: Yılda Bir Gelen Vicdan Bakımı 01-01-1970 03:00 Yağmurda Süpürülen Düşünce 01-01-1970 03:00 “Bu Kadarını Şeytan da Yapmazdı” 01-01-1970 03:00 Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi 01-01-1970 03:00 Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. 01-01-1970 03:00 Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı 01-01-1970 03:00 Yorulmak 01-01-1970 03:00 Ayağa Kalkılan Şey 01-01-1970 03:00 Kendi Sapına Eğilen Çiçek 01-01-1970 03:00 Korkuluk ve Çocuk 01-01-1970 03:00 Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu” 01-01-1970 03:00 Gökyüzüne Bakan Çocuklar 01-01-1970 03:00 ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! 01-01-1970 03:00 ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU 01-01-1970 03:00 Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 01-01-1970 03:00 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya 01-01-1970 03:00 Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu 01-01-1970 03:00 Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma 01-01-1970 03:00 Körle Sağırın Dünyası 01-01-1970 03:00 Ruhun Bahçıvanlığı 01-01-1970 03:00 Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? 01-01-1970 03:00 Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir 01-01-1970 03:00 Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli 01-01-1970 03:00 Hadsizliğin Zifiri Noktası 01-01-1970 03:00 Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi 01-01-1970 03:00 “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” 01-01-1970 03:00 Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı 01-01-1970 03:00 Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. 01-01-1970 03:00 Gençliğin Hesabı 01-01-1970 03:00 Sanal Sevaplar Derneği 01-01-1970 03:00 Kötülükten Kahkaha Çıkarmak 01-01-1970 03:00 Öksürmeden Lokma Düşmez! 01-01-1970 03:00 Sorumluluk Üstüne Bir Şamata 01-01-1970 03:00 Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı 01-01-1970 03:00 Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı 01-01-1970 03:00 Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar 01-01-1970 03:00 Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? 01-01-1970 03:00 Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? 01-01-1970 03:00 Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? 01-01-1970 03:00 Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak 01-01-1970 03:00 Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması 01-01-1970 03:00 "Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü" 01-01-1970 03:00 Karakter mi, Terbiye mi? 01-01-1970 03:00 Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik 01-01-1970 03:00 Hayatı Ucuza Yaşamak 01-01-1970 03:00 Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine 01-01-1970 03:00 Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık? 01-01-1970 03:00 Yaşamın ve Gülmenin Devrimi 01-01-1970 03:00 Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış 01-01-1970 03:00 Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı 01-01-1970 03:00