Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık?

Aydın MERTAYAK

18-12-2024 14:56

Ülkemizde dilden dile dolaşan, nesilden nesile aktarılan bir hayat formülü vardır. Kulağa ne kadar tanıdık geliyor, değil mi? "Okula git, sınavları geç, diploma al, iyi bir iş bul, para kazan, evlen, çocuk sahibi ol… ve işte mutlusun!"

Bu formül, toplumumuzun kutsal sloganı haline gelmiş durumda. Ancak gelin görün ki bu denklemde bir şeyler yolunda değil. Okula giden çocuk mutsuz, iş bulmuş yetişkin daha da mutsuz. Peki, nerede yanlış yapıyoruz?

Hayat, üzerinde düşünmeden tükettiğimiz en kıymetli sermayemiz. Ancak bu sermaye, “bir başkasını memnun etme” çabasıyla heba ediliyor. Daha ilkokul çağlarından itibaren bize öğretilen "başarılı ol, mutlu olursun" mottosu, aslında bir yanılsamadan ibaret. Çünkü bu sistemde başarı, başkalarının takdirine bağlı; mutluluk ise hep bir adım ötede, asla ulaşamayacağımız bir hedef gibi sunuluyor.

Yunus Emre’nin dediği gibi:

“Mal sahibi mülk sahibi,
Hani bunun ilk sahibi?
Mal da yalan, mülk de yalan,
Var, gel biraz da sen oyalan.”

Bu dizeler, hayatımızın özetini veriyor aslında. Biz, hep bir şeylerin peşinde koşarken kendimizi unutuyoruz. Çalışıyoruz, birikim yapıyoruz, koltuk kapıyoruz… Ama içimizdeki boşluk büyümeye devam ediyor. Neden? Çünkü bu dünyadaki en büyük sorumluluğumuz olan kendimizi gerçekleştirme amacını göz ardı ediyoruz.

Mal üstüne mal koyan, koltuk üstüne koltuk ekleyen insanlar… Peki ya ruhunuz? O ne durumda? Hiç sormaz mıyız kendimize: "Hayatımın bu kadarını kendim için mi yaşadım, yoksa başkalarının gölgesinde mi tükettim?"

Şimdi bir durun ve düşünün. Günler, haftalar, aylar göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor. Hayatın içinde savrulurken, hep başkalarını memnun etmenin bir erdem olduğuna inandırıldık. Ama kimse bize, kendi ruhumuzu nasıl besleyeceğimizi öğretmedi.

Bu yazıyı bir uyanış çağrısı olarak görün. Hayat, "yarın" dediğimiz belirsizlikte değil, bugün elimizde. Kendinize şu soruyu sormaktan korkmayın: "Bu hayat gerçekten benim mi?"

Çünkü hayatta asıl başarı, başkalarının onayı değil, kendi mutluluğunuzdur.

DİĞER YAZILARI Aslanın Kuyruğu ile Oynanmaz 01-01-1970 03:00 Çocuğu Değil, Aynayı Eğitmek 01-01-1970 03:00 Bir Anlaşmadan Bir Ekrana: Bağımlılığın İnce Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Tel ile Nefes Arasında: Yoklukta Doğan Aşk 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 Ramazan: Yılda Bir Gelen Vicdan Bakımı 01-01-1970 03:00 Yağmurda Süpürülen Düşünce 01-01-1970 03:00 “Bu Kadarını Şeytan da Yapmazdı” 01-01-1970 03:00 Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi 01-01-1970 03:00 Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. 01-01-1970 03:00 Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı 01-01-1970 03:00 Yorulmak 01-01-1970 03:00 Ayağa Kalkılan Şey 01-01-1970 03:00 Kendi Sapına Eğilen Çiçek 01-01-1970 03:00 Korkuluk ve Çocuk 01-01-1970 03:00 Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu” 01-01-1970 03:00 Gökyüzüne Bakan Çocuklar 01-01-1970 03:00 ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! 01-01-1970 03:00 ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU 01-01-1970 03:00 Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 01-01-1970 03:00 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya 01-01-1970 03:00 Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu 01-01-1970 03:00 Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma 01-01-1970 03:00 Körle Sağırın Dünyası 01-01-1970 03:00 Ruhun Bahçıvanlığı 01-01-1970 03:00 Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? 01-01-1970 03:00 Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir 01-01-1970 03:00 Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli 01-01-1970 03:00 Hadsizliğin Zifiri Noktası 01-01-1970 03:00 Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi 01-01-1970 03:00 “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” 01-01-1970 03:00 Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı 01-01-1970 03:00 Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. 01-01-1970 03:00 Gençliğin Hesabı 01-01-1970 03:00 Sanal Sevaplar Derneği 01-01-1970 03:00 Kötülükten Kahkaha Çıkarmak 01-01-1970 03:00 Öksürmeden Lokma Düşmez! 01-01-1970 03:00 Sorumluluk Üstüne Bir Şamata 01-01-1970 03:00 Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı 01-01-1970 03:00 Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı 01-01-1970 03:00 Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar 01-01-1970 03:00 Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? 01-01-1970 03:00 Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? 01-01-1970 03:00 Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? 01-01-1970 03:00 Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak 01-01-1970 03:00 Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması 01-01-1970 03:00 "Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü" 01-01-1970 03:00 Karakter mi, Terbiye mi? 01-01-1970 03:00 Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik 01-01-1970 03:00 Hayatı Ucuza Yaşamak 01-01-1970 03:00 Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine 01-01-1970 03:00 Yaşamın ve Gülmenin Devrimi 01-01-1970 03:00 Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış 01-01-1970 03:00 Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı 01-01-1970 03:00