"Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü"

Aydın MERTAYAK

16-01-2025 16:35

Eşek tekme atsa, onu mahkemeye götürür müsünüz? Bu soru, sadece bir mizah unsuru gibi görülebilir; oysa bu, bir toplumun hakikat terazisini ele veren bir sınavdır. Mesele, eşekle insan arasındaki hadise değil; eşekleşmiş insanlarla insanca duruşu kaybetmişlerin hikâyesidir.

Bizim köyde her şey olur ama eşek davası ilk kez oluyor. Geçen gün İdris Dayı, ayağına sarılı bezi sallaya sallaya kahveye girdi:
“Bu eşek beni tekmeledi! Mahkemeye vereceğim!” dediğinde kahve halkı kahkaha tufanına kapıldı. Ancak eşeğin mahkemeye çıkarılmasını gülünç bulanlar, adalet terazisinin aslında kendi vicdanlarında bozulduğunu fark etmediler. Çünkü hakikat, sadece insanın değil, her varlığın üzerindeki bir nurdur.

Kahve bir anda sessizleşti, çay kaşıkları havada kaldı. Herkes birbirine baktı. Bizim Dursun, gülmemek için elini ağzına kapadı. Ama İdris Dayı ciddi. Masaya vurup, “Hakkımı arayacağım!” dedi.

Şimdi bir düşünsenize, eşeğin mahkemeye çıkarıldığını… Kapıya kadar ipinden çekerek getiriyorlar. Savcı, cübbesiyle karşısına dikilmiş, dosyayı açıyor:
“Sayın hâkim, sanık eşeğin müvekkilime kasıtlı bir şekilde tekme atarak maddi ve manevi zarar verdiği açıktır. Müvekkilim hâlen yürüyememekte, gece uykularında eşek rüyaları görmektedir. Talebimiz, sanığın ceza almasıdır.”

Hâkim, ciddiyetle eşeğe bakıyor:
“Sanık, bu suçlamalara ne diyorsun?”

Eşek, başını çevirip anırıyor.
Hâkim kaşlarını kaldırıyor: “Bu bir itiraf mıydı, inkâr mı?”

Salon karışıyor. Arka sıradan biri bağırıyor:
“Eşeğin avukatı nerede?”
Öteki sesleniyor:
“Eşek yargılanmaz! Kanun bunu yazmaz!”

Derken eşeğin sahibi Hüseyin Efendi öne çıkıyor:
“Sayın hâkim, bu eşek suçsuzdur. İdris Dayı sırtına ağır yük koymuş, eşek de can havliyle tekme atmıştır. Haksız tahrik var!”

Hâkim başını sallıyor, düşünceli. Bir yandan eşeğe, bir yandan İdris Dayı’ya bakıyor. “Adalet zor iş,” diyor içinden.

Sonunda hâkim kararını açıklıyor:
“Sanık eşeğin kasıtlı bir niyeti olmadığı, olayın doğal davranış sonucu gerçekleştiği anlaşılmıştır. Eşek beraat eder. Ancak İdris Dayı’nın eşeğin dilinden anlamadığı kanaatine varılmıştır. Bu yüzden kendisine ‘Eşeklerle İletişim 101’ eğitimi verilmesine karar verilmiştir.”

Kahve yine kahkahaya boğuluyor. Ama İdris Dayı’nın yüzü asık. Herkes gülüp geçiyor ama asıl mesele kimsenin aklına gelmiyor: Adalet sadece insana mı lazım? Yoksa eşek bile kendi derdini anlatmak için mi uğraşıyor?

Gün gelir, eşekten aldığımız tekmeyi affederiz, ama insanın açtığı yarayı unutamayız. Eşek ne yapsın? Onun işi tekme atmak, bizim işimizse düşünmek. Ama kim daha iyi yapıyor işini, orasını Allah bilir.

DİĞER YAZILARI Aslanın Kuyruğu ile Oynanmaz 01-01-1970 03:00 Çocuğu Değil, Aynayı Eğitmek 01-01-1970 03:00 Bir Anlaşmadan Bir Ekrana: Bağımlılığın İnce Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Tel ile Nefes Arasında: Yoklukta Doğan Aşk 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 Ramazan: Yılda Bir Gelen Vicdan Bakımı 01-01-1970 03:00 Yağmurda Süpürülen Düşünce 01-01-1970 03:00 “Bu Kadarını Şeytan da Yapmazdı” 01-01-1970 03:00 Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi 01-01-1970 03:00 Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. 01-01-1970 03:00 Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı 01-01-1970 03:00 Yorulmak 01-01-1970 03:00 Ayağa Kalkılan Şey 01-01-1970 03:00 Kendi Sapına Eğilen Çiçek 01-01-1970 03:00 Korkuluk ve Çocuk 01-01-1970 03:00 Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu” 01-01-1970 03:00 Gökyüzüne Bakan Çocuklar 01-01-1970 03:00 ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! 01-01-1970 03:00 ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU 01-01-1970 03:00 Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 01-01-1970 03:00 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya 01-01-1970 03:00 Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu 01-01-1970 03:00 Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma 01-01-1970 03:00 Körle Sağırın Dünyası 01-01-1970 03:00 Ruhun Bahçıvanlığı 01-01-1970 03:00 Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? 01-01-1970 03:00 Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir 01-01-1970 03:00 Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli 01-01-1970 03:00 Hadsizliğin Zifiri Noktası 01-01-1970 03:00 Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi 01-01-1970 03:00 “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” 01-01-1970 03:00 Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı 01-01-1970 03:00 Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. 01-01-1970 03:00 Gençliğin Hesabı 01-01-1970 03:00 Sanal Sevaplar Derneği 01-01-1970 03:00 Kötülükten Kahkaha Çıkarmak 01-01-1970 03:00 Öksürmeden Lokma Düşmez! 01-01-1970 03:00 Sorumluluk Üstüne Bir Şamata 01-01-1970 03:00 Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı 01-01-1970 03:00 Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı 01-01-1970 03:00 Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar 01-01-1970 03:00 Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? 01-01-1970 03:00 Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? 01-01-1970 03:00 Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? 01-01-1970 03:00 Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak 01-01-1970 03:00 Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması 01-01-1970 03:00 Karakter mi, Terbiye mi? 01-01-1970 03:00 Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik 01-01-1970 03:00 Hayatı Ucuza Yaşamak 01-01-1970 03:00 Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine 01-01-1970 03:00 Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık? 01-01-1970 03:00 Yaşamın ve Gülmenin Devrimi 01-01-1970 03:00 Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış 01-01-1970 03:00 Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı 01-01-1970 03:00