Anlamak ve Yanlış Anlamak Üzerine

Aydın MERTAYAK

20-12-2024 22:58

“Anlamak masraflı iştir,” diyor Sezai Karakoç. Düşüncelerin, sözlerin, insan ruhunun derinliklerinin anlaşılması, emek ister, gayret ister, bir azim ister. Oysa yanlış anlamak son derece kolaydır. Bir damla kötü niyet, bir parça cehalet, işte o zaman her şey ters yüz olur. Anlamak, yalnızca zihinsel bir eylem değil, bir kalp hareketidir, bir yüreğin, bir ruhun diğerine yaklaşma çabasıdır. Fakat yanlış anlamak, bir ömrü silip süpüren bir hayalet gibidir; kolayca var olur ve daha sonra geriye karanlık, soğuk bir boşluk bırakır.

Dünya, her bir insanın algısıyla farklı şekillerde var olur. İnsanlar birbirlerinin dilinden konuşurlar, ama ne yazık ki çoğu zaman ruhları anlaşmazlık içinde çırpınır. Çünkü anlamak, sadece kelimeleri duymakla olmaz; bir insanın içini, hayatını, geçmişini, mücadelelerini, korkularını, umutlarını da duymak gerekir. O zaman, her cümlede bir dünya, her bakışta bir okyanus görülür. Fakat anlamak, sadece zahmetli bir iştir; aynı zamanda sabır ister, fedakârlık ister.

Ve işte burada, yanlış anlamanın zahmetsizliği karşımıza çıkar. Çünkü yanlış anlamak, her zaman kolaydır. Bir parça kötü niyet, bir damla kıskanmışlık, bir yudum önyargı, hepsi bir araya geldiğinde, doğruyu çarpıtmak, hakikati saptırmak o kadar basittir ki. İnsanların gözleri, bazen öyle kördür ki, en bariz gerçekleri bile göremezler. Bir kelime yanlış duygularla yankılandığında, bir cümle başka bir anlam kazanır. Ve o an, iletişimdeki samimi bağlar kopar, insanlar birbirlerini yabancılaşmış olarak görürler.

Fakat unutulmamalıdır ki, anlamak bir erdemdir. Anlamak, insanın kendisini aşmasıdır. Anlamak, karanlık bir geceyi aydınlatan bir yıldız gibidir. O yüzden, Sezai Karakoç’un dediği gibi, anlamak masraflıdır. İnsan, sadece dışını değil, içini de derinlemesine incelemelidir. Her insan, bir evrenin kapılarını aralamaya değer bir kaynaktır. Her söz, bir nehir gibi akar, bir bakış, bir dağ gibi yükselir. Ama çoğu zaman, insanlar suyun üzerinde yüzerken, derinlikleri hiç fark etmezler.

Yanlış anlamak kolaydır, çünkü ona hiçbir emek harcamazsınız. Bir bakışla, bir hareketle, ya da bazen sadece bir yanlış izlenimle tüm hakikatler silinebilir. Kötü niyetin ve cehaletin karanlık köşelerinde gerçeği çarpıtarak, insanları birbirinden uzaklaştırmak hiç de zor değildir. Hatta bu, çoğu zaman bilinçli bir tercih bile olabilir. Ne de olsa yanlış anlamak, insanın içindeki karanlık yönleri aydınlatmaktan çok daha cazip bir alternatiftir.

Ama unutmayın ki, doğruyu anlamak, yalnızca zihinsel bir faaliyet değil, bir kalbin de işlemidir. O yüzden masraflıdır. Sabır, gayret, samimiyet ister. Eğer bu emeği harcamazsanız, anlama eyleminiz eksik kalır. Yalnızca yüzeyde kalır, köklere inemezsiniz. Ve bir zaman sonra, en derin hakikatlerin üzerinden kayıp gidersiniz. Oysa anlamak, bir nehrin derinliklerine inmek gibidir. Ancak o zaman, suyun altında saklı olan her şeyi görebilir ve kalbinizi berraklaştırabilirsiniz.

Ve nihayetinde, doğru anlamak, insanın kendisini bulmasıdır. Yanlış anlamak ise, insanın kaybolmuşluğudur. Sezai Karakoç’un sözleri, bir öğretidir: Anlamak, bedel ister. Ama o bedeli ödemek, en değerli hazinelere ulaşmaktan başka bir şey değildir. Yanlış anlamak ise, her zaman o hazinenin uzağında kalmaktır. Anlamak, yalnızca bir eylem değil, bir hayat biçimidir. Ve o hayat, ışığıyla aydınlanır.

DİĞER YAZILARI Aslanın Kuyruğu ile Oynanmaz 01-01-1970 03:00 Çocuğu Değil, Aynayı Eğitmek 01-01-1970 03:00 Bir Anlaşmadan Bir Ekrana: Bağımlılığın İnce Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Tel ile Nefes Arasında: Yoklukta Doğan Aşk 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 İnsan: Ölümü Bilerek Yaşayan Tek Yolcu 01-01-1970 03:00 Ramazan: Yılda Bir Gelen Vicdan Bakımı 01-01-1970 03:00 Yağmurda Süpürülen Düşünce 01-01-1970 03:00 “Bu Kadarını Şeytan da Yapmazdı” 01-01-1970 03:00 Aklın Terbiyesi: Birlikte Düşünmenin Sessiz Erdemi 01-01-1970 03:00 Aceleyle akan suyun hikâyesi yoktur; hikâye, yolunu arayan suya aittir. 01-01-1970 03:00 Kanlı Dipnotlar: Batı Aydın Sınıfının Gazze İmtihanı 01-01-1970 03:00 Yorulmak 01-01-1970 03:00 Ayağa Kalkılan Şey 01-01-1970 03:00 Kendi Sapına Eğilen Çiçek 01-01-1970 03:00 Korkuluk ve Çocuk 01-01-1970 03:00 Emperyalistlerin “Gözyaşı Koleksiyonu” 01-01-1970 03:00 Gökyüzüne Bakan Çocuklar 01-01-1970 03:00 ÇABA SÜRESİDİR, AZİZİM! 01-01-1970 03:00 ÜÇ DOĞUMLU İNSANOĞLU 01-01-1970 03:00 Kendin Kalma Mücadelesi Anonim Şirketi 01-01-1970 03:00 10 Kasım’dan 11 Kasım’a: Anmaktan Anlamaya 01-01-1970 03:00 Başarı Zehri: Merakın ve Erdem'in Yeniden Doğuşu 01-01-1970 03:00 Çarşının Ruhu ve Ahîlik: Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma 01-01-1970 03:00 Körle Sağırın Dünyası 01-01-1970 03:00 Ruhun Bahçıvanlığı 01-01-1970 03:00 Ok mu, Yay mı? Yoksa İkisi Birden mi? 01-01-1970 03:00 Yokuş Yukarı Hayaller: Her Şeyi Başaramazsınız ve Bu, Olumsuz Bir Durum Değildir 01-01-1970 03:00 Ruhuna “Cicos”: Vicdanın Teneşir Hâli 01-01-1970 03:00 Hadsizliğin Zifiri Noktası 01-01-1970 03:00 Tohumun Yalnızlığı Ve Karanlıktaki Fethi 01-01-1970 03:00 “Aman ha, sakın okuma! Bu yazı vicdan kaşındırır, kafa çalıştırır!” 01-01-1970 03:00 Elif ile Vav’ın Gizemli Aşkı 01-01-1970 03:00 Zekânın Görünmezliği: Neden Vasatlık Toplumda Daha Fazla Takdir Görür? Aydın Mertayak Dr. 01-01-1970 03:00 Gençliğin Hesabı 01-01-1970 03:00 Sanal Sevaplar Derneği 01-01-1970 03:00 Kötülükten Kahkaha Çıkarmak 01-01-1970 03:00 Öksürmeden Lokma Düşmez! 01-01-1970 03:00 Sorumluluk Üstüne Bir Şamata 01-01-1970 03:00 Mukaddes Ayın Riyakârlıkla İmtihanı 01-01-1970 03:00 Kelebek Ömrü: Kübra Tekin Öğretmen’in Hazanı 01-01-1970 03:00 Şakşakçılar, Şaklayanlar ve Şaklattıranlar 01-01-1970 03:00 Çocuklar Okulu Neden Sevmiyor? 01-01-1970 03:00 Biz Ebeveynler Nereye Koşuyoruz? 01-01-1970 03:00 Bilim ve İman: Akıl Nereye Kadar? 01-01-1970 03:00 Geleceği Köklerinden Koparmadan İnşa Etmek: Eğitimde Dönüşümün Anahtarı 'Şimdi'yi Anlamak 01-01-1970 03:00 Koltuksuz Kalmış Kimlik Travması 01-01-1970 03:00 "Eşeğin Adaleti: Hak Arayışının Mizahi Yüzü" 01-01-1970 03:00 Karakter mi, Terbiye mi? 01-01-1970 03:00 Özgüvenli Cehalet ve Sessiz Bilgelik 01-01-1970 03:00 Hayatı Ucuza Yaşamak 01-01-1970 03:00 Hayatın Denkleminde Nerede Yanlış Yaptık? 01-01-1970 03:00 Yaşamın ve Gülmenin Devrimi 01-01-1970 03:00 Eşit Olmayana Eşitçe Davranmak: Eşitsizlik Düşüncesine Sosyolojik Bir Bakış 01-01-1970 03:00 Sınavı Sonrası Umut ve Mucize Arayışı 01-01-1970 03:00