Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
30 MAYIS Cumartesi 23:16

7- Unutmabeni Çiçeği

Giriş Tarihi : 28-01-2025 23:24

Köy; yalnızlık demekti huzur demekti. Her türlü stres ve kargaşanın uzağında mütevazı ve sakin bir hayat… Üç dört kez kurulan alarmlara rağmen bir türlü uyanamayan şehir insanları, köylerde sabahın ilk ışıklarına, horozların sesine uyanırlar. Temiz hava, deliksiz gece uykusu sayesinde dinlenmiş olarak kendiliğinden uyanan insan. Güneşin ilk ışıklarıyla beraber kendiliğinden uyanan tabiat! Oysa kolay yaşamak değildi köyde yaşamak! Yokuş yukarı koşan insanların alın teriyle sulaması toprağı, genç kızların yazmalarındaki renkli oyalar gibi nakış nakış işlemek, her bir yaprağı…

Akşam karanlığı çöktüğü zaman ezan sesleri yükselir başı dumanlı dağlardan. Yedi sarıklı hoca, yedi farklı minareden seslenir. Hiçbir ses diğerine karışmaz, her biri birbirinden aşikâr yankılanır, habercisi olur sayılı vakitlerin. Sonra çakal sesleri duyulur karanlıklar içinde, ağlaması gibi bir günahkârın, ortalığı ayağa kaldıracak kadar… Geceleri ise binlerce yıldız örter üzerimizi, binlerce ışık parıldayıp söner, binlerce defa aydınlanır zifiri karanlıklar.

Gökçe’n, aylar sonra bu dağ köyünde kendi kendine mücadele ettiğini düşünmeye başladı. Kime ne anlatabilirdi daha fazla, idealist düşüncelerini kimlerle paylaşabilirdi? Onu anlayamazlardı ki? Sonunda mutsuz olduğunu düşünmeye başladı. Yapayalnız ve mutsuz… Üstelik her şey yolunda giderken durduk yere karamsar düşünceler kapladı yüreğini. Oysa köy; mutluluk doluydu, huzur doluydu. Bu köyde mutlu olmak için binlerce sebep vardı. İşte! Bulutların arasından yüzünü göstermeye çalışan güneş, pencerenin önündeki ekmek kırıntılarını yiyen kuşların tüm sessizlikleri dağıtan cıvıltıları ve sallanan yaprakları okşayan ılık meltemin peşi sıra taşıdığı çiçek kokuları… Mutlu olmaktan başka çaresi yok gibiydi. Yine de mutsuz olduğunu düşündü Gökçe’n, düşüncesi böyleydi!

Köy yaşamından şikâyet etmeye başladığı halde daha az iniyordu şehir merkezine. Seyredeceği türden filmleri ve oyunları takip ediyor,  çoğu zaman da İl Halk Kütüphanesi’nde vakit geçiriyordu. Evde okumak için sıraya koyduğu onlarca kitap olmasına rağmen elindekileri bitirmeden yeni kitaplar satın alıyordu. Kitapların büyülü dünyasına adım attığından beri hayatındaki her şeyi yeniden anlamlandırmıştı. Ağaç sadece bir ağaç değildi; yaşam demekti. Su; sadece yaşam kaynağı değildi, arınmaktı. Ve geri kalan her şeyi kitapların büyülü dünyasında yeniden isimlendirmişti.

Hafta sonu… Şehirde işleri olmasına rağmen köyde kalmaya karar vermişti. İçinde sebebini bilmediği bir sıkıntı vardı. Saatlerce kitap okudu. İçindeki sıkıntı bir türlü geçmiyor, azalmıyordu. Hareket halinde düşünmek stresi azaltır düşüncesiyle spor ayakkabılarını giyerek köyün sağdan soldan sıra sıra, çeşit çeşit ağaçlarla çevrili, patika yollarında yürüyüş yapmaya karar verdi. Gürgen ağaçları, çam ağaçları, söğütler… Adını bilmediği ağaçlar, bitkiler, çiçekler yol boyunca ona eşlik ediyordu. Yol kenarlarındaki çiçekler devasa büyüklüğe erişmişti. Kimi yabani bitkiler, ısırgan otları, üfleyince yaprakları dağılan püf çiçekleri, dev papatyalar derken; mavi benekleri olan minik yapraklı bir çiçek...

— Ne kadar güzel bir çiçek!! Acaba adı ne bu çiçeğin?

— Unutmabeni çiçeği!!

— !!?

Gökçe’n sağına soluna baktı. Kimsecikler yoktu Rüzgâr ona bu mavi, minik yapraklı çiçeğin adını fısıldamıştı adeta. Nasıl kokuyordu acaba? Merak içinde minik çiçeğe uzandı elleri ve yine duyduğu aynı sesle birlikte birden geri çekildi.

— Dikkat edin, oldukça zehirlidir!

 Sesin nereden geldiğini anlamaya çalışıyordu fakat görünürde hiçimse yoktu.

— Kim var orda, kim konuşuyor!!?

—……

Ses seda yoktu. Çok tuhaf, dedi içinden Gökçe’n. Bir an için korkuya kapılıp köye geri dönmeyi düşünse de hemen vazgeçti. İçindeki sıkıntı yerini tuhaf bir  heyecana bırakmıştı. Derince bir nefes aldı. Ormanın büyülü atmosferi içinde unutmabeni çiçeklerinin kendine has taze,ferah kokusunu ciğerlerine çekerek yürümeye devam etti.

Bahar kokuyordu.

Devam edecek…

Selen Karagöz/Kar Sıcaktı/Ocak2025

YORUMLAR
Zeynep 1 yıl önce
Hepsi birbirinden güzel yazılarının devamını dilerim.hayat gibi biraz güz biraz mavi yi yazmak hiç kolay olmasa gerek.
Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar