“İnsanım ve insani olan hiçbir şey bana yabancı değil.”
Edebiyatçılar olarak insanı anlatmalıyız en başta.
“Sanat ve savaş hiçbir zaman bağdaşamaz. Sanatın olduğu yerde savaşın kanlı gömleğine yer yoktur. Erich Maria Remargue’ın “Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” kitabı savaşın korkunç etkisini ortaya koyan en iyi romanlardan birisidir. Savaş karşıtlığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bir başyapıttır.
Büyük yazarlar her zaman gerçekleri dile getirmişlerdir. Topluma yaklaştıkça büyümüşlerdir. Bir depremde yahut yangında yahut mazluma karşı yapılan bir savaşta ailesi katledilen bir babanın ölmüş evladını kollarında taşımasından daha korkunç bir gerçeklik var mıdır? Bu korkunç gerçekliği gördüğü halde vicdan yükünden kurtulmak için gözlerini kapayanlar bir zaman sonra hayattaki güzelliklere ve iyiliklere karşı da körleşecektir. Çünkü hayattaki güzellikleri hissetmek için duyarlı olmak gerekir.
Tabiatı gereği yiyecek bulmak için avlanan canlılardır hayvanlar. Temel bir ihtiyaçtan doğan bir eylem diyebiliriz buna. Peki ya insan? İnsan neden başka bir canlıyı öldürür? Ne kadar korkunç değil mi?
Kabil, kardeşi Habil'i kıskanmış ve onu öldürmüştür. Bu insanlık tarihinde işlenen ilk cinayettir. Müslümanlar yalnızca hayatları tehlikede olduğu zaman, kendilerini savunmak için savaşır. Kabil ise, kıskançlığına yenik düşerek kardeşini öldürmüştür. Fakat sebep ne olursa olsun birini öldürmek çözüm değildir. Düşman olarak gördüğünüz bir milleti toptan yok etmeniz bile çözüm değildir. Şiddeti seçmek, ilkellik en başa dönmektir.
Şimdilerde her türlü çirkinlik, şiddet içeren, vahşet içeren görüntüler bizlere sanat eseri diye gösterilmeye çalışılıyor. Şiddetin körüklenerek savaşların güç kazandığı toplumlarda sanat da giderek ilkelleşiyor Oysa sanat dediğimiz şey insanda iyilik ve güzellik duygusu uyandırmalıdır. Sanatın doğasında güzellik ve huzur vardır.
“Ama bazen bu güzellikleri korumak için de savaşmak gerekmez mi Sayın Profesör? Kutsal saydığımız şeyler uğruna, vatan uğruna, millet uğruna, bayrak uğruna savaşmadıkça onları nasıl koruyabiliriz ?” diye sakin, kısık bir ses geldi arka sıralardan.
Profesör sesin geldiği tarafa baktı. Sesin sahibi Aylin adlı şiiri ve edebiyatı çok seven, oldukça başarılı bir öğrenciydi. Divan şiiri hakkında oldukça derin bilgisi olan başarılı bir öğrenciydi. Profesör bir defasında Divan edebiyatının tarihçesi ile ilgili sınıfa uzmanlık gerektiren bir soru yöneltmiş, Aylin ders boyunca aralarda beyitler okuyarak bilgisiyle Profesör dâhil olmak üzere herkesi kendine hayran bırakmıştı. Ders boyunca ezberden okuduğu gazeller, kasideler herkesi mest etmişti. Tüm sınıf Profesörün cevabını merak ediyordu. O sırada başka bir öğrenci aniden ayağa kalkarak yüksek sesle konuşulanlara dahil oldu:
-Savaşların kazananı yoktur. Savaşarak kazanılan tek şey: Kan ve gözyaşıdır.
Aylin arkadaşını onayladığını belirten bir ifadeyle sakin tavrını bozmadan devam etti sözlerine:
— Savaşların kazananı olmaz. Buna ben de katılıyorum. Yalnız milletler mücadele etmeleri gerektiği yerlerde mücadele etmezlerse bir zaman gelir sadece hiçbir şey yapmadıkları için bile yenik düşerler. Bu coğrafyada şimdi kardeşçe yaşıyoruz. Bunun sebebi atalarımızın canları pahasına ödediği bedellerdir. Bizler de yeri geldiğinde inandığımız değerler uğruna bu onurlu duruşu göstermekten çekinmemeliyiz.
Profesör Aylin ve Barış’ın konuşmalarını ilgiyle dinledi. Ders zili çalmak üzereydi. Durumu toparlamak adına öğrencilerine yerlerine oturmalarını söyledi.
— Sakin olun çocuklar, dedi. İkinizin de haklı olduğunuz açık. Her canlı yaşamayı hak ediyor. Kimse kimsenin yaşama hakkını elinden alamaz. İşte sınırlar!!! Tam da bu yüzden çizilmiştir.
Kar Sıcaktı/Selen Karagöz
33- Savaş ve Sanat
-
Nusret Kebapçı MUTLAK BUTLAN
-
Muazzez Toğrul
SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR
-
Metin TOPÇU
İŞSİZLİK KADER Mİ
-
Fatih Sultan KAR
ÇAY GELDİ RİZE ŞEN OLDU
-
Gündoğdu YILDIRIM
TEORİ PRATİK İLİŞKİSİ
-
Adnan ONAY
ÇAYIMIZI TAHTINDAN İNDİRMEYE ÇALIŞANLAR
-
İsmet KÖSOĞLU
VEKİL KARISINA FAKİRLİK BELGESİ
-
Hasan KARAAHMETOĞLU
TÜRK FUTBOLU VE HAKEMLER VAR'A TESLİM OLMAYA DEVAM EDİYOR..
-
Muhammet UZUN Çayın Buharında Kaybolan Emek
-
Yusuf Polat
Şampiyonluk Sebahattin Şirin’e yazar
ÇOK OKUNANLAR
-

Fındıklı Devlet Hastanesi Başhekimi Ulvi Ergüven Yaş Haddinden Emekli Oluyor
-

Ardeşen ve Işıklı Çay Fabrikalarında Yaş Çay Alım Kontenjanı Güncellendi
-

KILIÇDAROĞLU'NDAN FLAŞ KARAR!
-

Çaykur Rizespor’da Büyük Değişim Kapıda
-

Modern Anadolu Rock’ın Yeni Sesi Serkaner’den Zamansız Bir Albüm: “Harabe” Yayında
-

Köyde 100 Kişilik Yemek Tesisi Hizmete Açıldı
-

Dolmuşçular Mağdur, Mahkeme Kararı Uygulansın Diyor İkizdere Dolmuşları Yolcu Alabilir
-

Gurme İzmir Olivtech Fuarı’nda zeytin, süt ve şarap sektörünün geleceği ele alındı
-

MUSTAFA ARDA IŞIK 2. BEYAZIT'I EKRANLARDA YAŞATIYOR
-

KADIN LİDERLER KULÜBÜNÜN GURUR GECESİ















