İyidere’de doğup büyüyen Nihat Mete, siyasete girmeden önce emeğin ve alın terinin içinden gelen bir hayat yaşadı. Belediye başkanı ve milletvekili olduğu dönemlerde ise makamı hiçbir zaman halktan uzaklaşmak için kullanmadı. Onun için siyaset, insanın derdine ortak olmak demekti.
Yakın dostlarının anlattığına göre Nihat Mete’nin en çok vakit geçirdiği yerlerden biri Arif’in Kahvesi’ydi. Çünkü insanlar ona kolay ulaşabilsin istiyordu. Randevu bekleyenler değil, derdini anlatanlar vardı. Bir çayın yanında dinlenen hikâyeler, çözülen sorunlar ve kurulan dostluklar yıllarca konuşuldu.
Rize’de en çok anlatılan olaylardan biri ise 1973 seçimlerinde yaşandı. Cezaevinde bulunduğu dönemde adaylıktan çekilmesi istendi. Ancak o geri adım atmadı. Sandıklar açıldığında ise halk ona sahip çıktı ve rakiplerinin toplamından fazla oy alarak yeniden belediye başkanı seçildi. Bu olay yıllarca Karadeniz’de güvenin ve vefanın örneği olarak anlatıldı.
Onu tanıyanlar, Nihat Mete’nin özellikle garibanın yanında durduğunu söylerdi. İş arayan gençler için kapılar çalar, ihtiyaç sahiplerinin derdiyle ilgilenir, yaptığı yardımların duyulmasını istemezdi. Bu yüzden birçok kişi onu sadece siyasetçi değil, bir ağabey olarak gördü.
Rahatsızlandığı dönemlerde bile kendi sıkıntısından çok başkalarının hâlini sorduğu anlatılır. Yanına gelenlerin işini, derdini ve ihtiyacını merak ederdi. Bu yönüyle Nihat Mete, Rize’de sadece seçim kazanan bir isim değil, insanların gönlünde yer edinen bir insan oldu.
24 Temmuz 2003 tarihinde hayata veda eden Nihat Mete’nin ardından yıllar geçti. Ancak bugün Rize’de onun adı anıldığında birçok kişi hâlâ aynı cümleyi kuruyor:
“Nihat Emice başkaydı...”
Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun
İlyas GÜR
Editör

















