Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
31 MAYIS Pazar 00:22

11-Emeğin Lezzeti

Giriş Tarihi : 16-02-2025 00:21

+ Sen hiç dilek tuttun mu Gökçe’n teyze? Hani yıldızlar kayarken.
— Pek çok kez Betüş.
+ Peki ya ne dilemiştin teyzecim?
— Mutlu olmayı.
…..
Bir saniyeden kısa bir anda teyzesinin gözlerinin içinden  ışık hızıyla geçen bir kıvılcım yakaladı Betül. Teyzesinin dileği gerçekleşmiş miydi acaba? Gökçe’n yeğeninin sorgulayan, meraklı bakışları altında ona cevap verdi.
— Evet, mutluyum Betüş! Çünkü ben mutlu olmayı seçtim.
+ Nasıl yani teyzecim, mutluluk bir seçim mi..?
— Evet , Betüş’üm, bu bir seçim aslında, insan mutluluğu da mutsuzluğu da kendisi seçer. O yüzden iyi dilekler tutmalı insan. Aklında, kalbinde ve avuçlarında. Sonra sımsıkı sarılmalı dileklerine, tüm dilekleri gerçek olana dek!
Betül, teyzesinin masalsı sözlerini dinlerken onu tıpkı masallardaki gibi düşledi. Üzerinde  kelebekli beyaz bir elbise, başında yıldızlar kadar parlak süslü tacı ve elinde sihirli değneğiyle tüm dilekleri gerçekleştirmeye gücü yeten bir peri. Tüm bu düşünceler içinde saatlerce uzaklara dalıp birbirinden güzel hayaller kurabilirdi, o halde teyzesi haklıydı öyle mi? Sadece küçük ama tüm hayatına yön verecek bir seçim yapması gerekiyordu. Öyleyse o da teyzesi gibi ne yapıp ne edip mutlu olmayı seçmeliydi.
……….
Köyde yapılacak çok fazla iş vardı. Aslına bakarsanız köyün işi hiç ama hiç bitmezdi. Etrafta mutlaka kesilecek kuru bir dal, koparılması gereken yabani otlar, süpürülmesi gereken yapraklar bulunurdu. Şimdi ise  haziran ayının nemli topraklarında, baharda ekilen patatesler için hasat zamanı gelmişti. Betül de yaz tatili için geldiği köylerinde bahçe işlerinde teyzesine yardım etmek için oldukça sabırsız ve istekli görünüyordu.
— Hadi şimdi bir şeyler yiyelim, dedi Gökçe’n . Bütün gün tarlada olacağız, patatesleri hasat edeceğiz. Soframıza kadar gelen bu kumlu patateslerin nasıl toplandığını göreceğiz.
Betül yemekten bir kaşık alıp yüzünü ekşiterek kaşığını tabağa geri bıraktı:
— Ben yemek istemiyorum, teyzecim dedi. Patates yemeği çok tuzlu olmuş. Ama bir an önce patates toplamak istiyorum. Bu işlerin nasıl olduğunu görmeyi gerçekten çok istiyorum.
Gökçe’n hiç ısrar etmeden yavaşça sofrayı topladı. Daha sonra içeri odasına girip üzerini değiştirerek elinde kıyafetlerle geri döndü. Tarlaya gidecekleri için yeğenine nispeten  eski kıyafetler getirmişti.
— Peki madem, tarladan dönünce yeriz artık, al sen de bunları, üzerini değiştirip gel, bir an önce işe koyulalım, dedi.
Betül, teyzesinin söylediklerine uyarak hızlıca giyinip geldi. Birlikte evden çıktılar. Patika yokuşu çıkarak tarlaya ulaşıp hemen işe koyuldular. Gökçe’n bağ bahçe işlerini yaparken sanki hiç yorulmuyor, aksine bundan büyük bir keyif alıyor, dinleniyor gibiydi. Toprağa dokunmak, toprağı hissetmek ona göre yaşamın kendisi demekti. Arada rüzgarlar esip tozu toprağı kaldırırken refleksle kapanıyordu gözleri. Rüzgarın uğultusuyla beraber daha çok hissediyordu o zaman;  nemli toprağın ayaklarına dolanan tatlı serinliğini…

 

……….

 

Patates bir kök sebzesidir, dedi Gökçe’n. Toprağın  altında yumrular büyürken, toprağın üstünde çiçekler  açar. Patates çiçeği bize hasadın ne zaman olacağını gösterir. En uygun zaman çiçekleri kuruduktan iki hafta sonra hasat yapmaktır. 
Betül teyzesinin anlattıklarını büyük bir merakla dinliyor, bir yandan da elindeki küçük kazma ile toprağı kazıyordu. Kazıldıkça toprağın içinden farklı farklı şekilleri ile ortaya çıkan irili ufaklı patatesler, süpriz hediye kutularını açmak kadar eğlenceliydi. Fakat saatler ilerledikçe üzerine çöken yorgunluk, temiz havanın da etkisiyle iyice hissettiği açlık hissi ile elindeki kazmayı son bir gayretle toprağa vurarak durdu Betül. Nefes nefese kalmıştı. Yorgunluğu ve bitkinliği yüzünden okunuyordu.
— Teyzecim, ben çok yoruldum, dedi dizlerini tutarak. Artık eve gidelim.
Akşam ezanı da okunmak üzereydi. Hava iyice kararmaya başlamış, zaman hızla akıp geçmişti. Üstelik boşlukta akan sıradan zamanlar gibi ya da film izlerken farkına varamadığımız dakikalar gibi değil; her saniyesi farkına varılarak, hissedilerek yaşanmıştı.
— Haklısın gidelim Betüş, dedi Gökçe’n. Bu günlük bu kadar çalışma yeter. Neredeyse akşam ezanı okunacak , deyip topladıkları patates çuvalını sırtına yük ederek eve doğru yola koyuldular.
Yürüdükleri patika yolda köyün müthiş manzarası eşlik ediyordu onların adımlarına. Uzun dalları, gür yaprakları olan devasa ağaçların gövdeleri içlerinde binlerce kuş sesleri barındırıyordu. Hemen her ağacın içinde bir aşiyan varmış gibi şenlikti dalların yuvaları. Yokuş aşağı yürümek daha kolay olsa da düşmemek için arada durmak da gerekiyordu. Engebeli dik yollarda biraz hızlandıklarında kanatlanıp uçacakları hissi kayıp düşme hissiyle yarışıyordu . Nihayet eve vardılar. Önce bacası görünmüştü ahşap evlerinin sonra balkonu ve kapısı.
Patates çuvalını yere bıraktı Gökçe’n . Ayaklarına giydikleri kara lastikleri ve çorapları daha evin kapısında çıkartıp bahçedeki musluğu açarak buz gibi suyla ellerini ve yüzlerini yıkadılar.
Eve girince ilk iş sobayı yaktılar. Gökçe’n öğle vakti tuzlu olduğu için yenmeyen patates yemeğini ısınması için sobanın üzerine koydu. Sobaya atılan kuru odunlar çatırdayarak gümbür gümbür yanıyordu. O sıra sofrayı hazırlayana dek yemek de ısınmış servise hazırdı. 
Betül biraz memnuniyetsiz tabaktaki patates yemeğinden bir kaşık aldı. Sonra bir kaşık ve bir kaşık daha derken büyük bir iştahla yemeğini bitiren Betül mahcup bir şekilde önündeki tabağı iki eliyle kaldırıp teyzesine uzattı. 
— Ellerine sağlık Teyzecim. Bu şimdiye kadar yediğim en lezzetli yemek. Kaldıysa bir  tabak daha alabilir miyim?

Devam edecek.

YORUMLAR
Selen Karagöz 1 yıl önce
Teşekkür ediyorum, Aylin Kozatepe. Baktığın benim, gördüğün sensin demişler
Aylin KOZATEPE 1 yıl önce
Betül un Teyzesinin hayata ve mutluluğa bakışı çok güzel, keşke hepimiz
mutluluğa böyle bakabilsek..

Selen Karagöz 1 yıl önce
Teşekkür ediyorum Ayhan Akyüz, kıymetli yorumlarınızdan sonra devam etmemek olmaz. İnşallah birkaç ay içinde diyelim
Selen Karagöz 1 yıl önce
Teşekkür ediyorum Gülnihal Yılmaz, yöre insanı olarak yaşadığım coğrafyayı anlatmaya çalışıyorum. Yorumlarınız çok kıymetli, sağ olun
Ayhan Akyüz 1 yıl önce
İlk hikayenizden itibaren yazılarınızı okuyorum. İnşallah devam ettirir, bu hikayeleri kitaplaştırırsınız, hikaye severlerde kitaplarınızdan faydalanır. Lf aramızda güzelim Türkçemizi çok iyi kullanıyorsunuz
Gülnihal YILMAZ 1 yıl önce
Önceki hikayelerinizde köyde okul hayatını anlattınız, ardından karneleri dağıttınız, şimdi de köyde yaz yaşamını anlatıyorsunuz. Sanırım tam bir köy çocuğusunuz..
Selen Karagöz 1 yıl önce
Teşekkür ediyorum Mehmet Hocam. Allah razı olsun
Selen Karagöz 1 yıl önce
İnşallah bundan sonraki tüm dilekleriniz, dualarınız kabul olur Goncagül Erdoğan. İsminiz gibi yüzünüze de gülmek yakışır☺️
Mehmet Arıcıoğlu 1 yıl önce
Yazılarınız çok güzel.Sabırsızlıkla yeni yaIlarınızı bekliyoruz.Emeğinize sağlık.
Goncagül Erdoğan 1 yıl önce
çocukken yıldız kayarken hep dilek tutardık. Ama dileklerimiz kabul olmaz ağlardık. O günlere gittim, hikayenizi okuyunca. Teşekkürler
Selen Karagöz 1 yıl önce
Yazılarıma devam etmemin en büyük mutluluğu sensin güzel yavrum. Sen okuduğun sürece yazmaya devam edeceğim. Annen
Elif 1 yıl önce
Çok beğendim annecim. Devamını bekliyorum.
Selen Karagöz 1 yıl önce
Teşekkür ederim Aylin Yılmaz. Ben de ‘Kar Sıcaktı’ yı sevdiğinizi düşündüğüm için yeni bölümlerle hikayeye devam ediyorum. Beni yalnız bırakmadığınız için teşekkür ediyorum ☺️
Selen Karagöz 1 yıl önce
Teşekkür ederim Lale Parıltı☺️
Aylin Yılmaz 1 yıl önce
Ne kadar güzel anlatmışsınız köy hayatını.. Çok özledim köyümü bu yazın mutlaka gideceğim
Lale Parıltı 1 yıl önce
Atalarımı boşuna" açlık insanı terbiye edermiş" dememişler. O tuzlu yemek açlığa dayanamadı...
Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar