Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
30 MAYIS Cumartesi 23:17

10-Karne Heyecanı

Giriş Tarihi : 07-02-2025 15:35

Hanife Nine’nin abdest almak için kaldırdığı güğümün kapağından çıkan seslere uyandı Gökçe’n.  Cıvıl cıvıl kuş sesleri yavaş yavaş aydınlanmaya başlayan sabahın seherinde başından dumanı eksik olmayan yüksek dağların akustiğiyle yankılanıyordu. Tabiatta nisan ayının çiçeklenme telaşı; en narin çiçeklerin ipek kıvrımlı yaprakları gökyüzünün mavi ışıltısıyla parıldıyordu.

— “Uyandırdım mı seni Gökçe’n kızım, ne de güzel uyuyordun, hay Allah!” diyerek hayıflanan Hanife Nine; öte yandan namaz hazırlığına devam ediyordu.  Gökçe’n bir gözü hafif açık , üzerindeki battaniyeyi iki eliyle biraz daha omuzlarına çekip üç dört saniye içinde kuş cıvıltılarının ve bakır güğümün birbirine karışan sesleriyle beraber tabiat uyanırken uyuyakaldı. Aradan iki saat geçti. Gökçe’n bu defa iyice dinlenmiş olarak çatırdayan odunların sesine uyandı. Hanife Nine namazdan sonra sobayı yakmış, her şeyi hazır etmişti. Harika bir köy kahvaltısı, sohbet muhabbet derken öğle vakti yaklaşmıştı. Gökçe’n unutamayacağı zamanlar geçirmişti Hanife Nine’nin evinde. Gitmeye hazırlanırken Hanife Nine’ye sarıldı, ellerini öptü.

— Hakkını helal et, Ninecim. Misafirperverliğiniz, güleryüzünüz için müteşekkirim.

— Helal olsun kızım, helal olsun. Bana da can yoldaşı oldun, evimi şenlendirdin. Ne zaman istersen buyur gel, bu kapı sana her zaman açık. Unutma bu yaşlı ihtiyarı burada!

Hemen gözleri dolmuştu ihtiyarın, belki de torunları gelmişti aklına, kimbilir tek başına yaşadığı bu evin duvarları nice şahidi olmuştu yaşlı kadının kimsesiz yakarışlarının. Ne türküler söylemişti uzaklardaki çocuklarına, taş duvarların  soğuk sessizliğinde yankılanan!


Nisan, Mayıs, Haziran derken zaman su gibi akıp geçmiş ve şimdi karne heyecanı sarmıştı tüm çocukları ve tabi Gökçe’n Öğretmen’i.
Öğrencilerin hepsi en güzel kıyafetlerini giyinmiş, sıralarında çiçek olmuşlar, karnelerini almayı bekliyorlardı. Kızlar iki taraftan örülü saçlarına renkli tokalar takmış, erkekler saçlarını büyük bir özenle yanlara doğru taramışlardı. Heyecanları ve mutlulukları yüzlerine yansıyordu. Öğrenci velileri de sınıfa girip çocukların bu heyecanlarına ortak olmak istemişlerdi. Çocuklarının yanlarına geçip oturan anne babalar bir anda ilkokul yıllarına geri dönmüş, ellerini kollarını sıraların üzerinde birleştirip Gökçe’n Öğretmen’in ağzından çıkan her kelimeyi  pür dikkat dinlemeye başladılar. Zamanında öğrenci oldukları bu sıralarda nasıl da mühürlenmişti zaman, yaşanan her şey gibi..

— Sevgili öğrencilerim, bu küçük köy okulunda yıl boyunca unutulmayacak anılar biriktirdik. Birlikte öğrendik, birlikte eğlendik. Bazen de birlikte hüzünlendik. Şimdi ise anne babalarınızla beraber burada karne heyecanını paylaşıyoruz. Hepinizin gözlerindeki heyecanı ve bekleyişi görebiliyorum ve sizleri çok bekletmeden karnelerinizi dağıtmak istiyorum!

Öğretmeninin elinden karnesini alan her çocuk sevinçle anne babasına koşuyordu. Anne babalar da en az çocukları kadar heyecanlıydılar. Karne notlarına bakan velilerin yüzü gülüyordu. Ana derslerde ufak tefek farklılıklar olsa da tüm sınıfın davranış notları yıldızlı pekiyilerle doluydu. Gökçe’n hiçbir öğrencisini diğerinden ayırmamıştı. Öğretmen olmak belki de böyle bir şeydi. Sıra erkekler için mavi, kızlar için pembe paketlenen karne hediyelerini açmaya gelmişti. Meğerse öğrenciler yıl boyunca yaşadıkları keyifli anıları ellerinde tutuyorlardı. Kapağında kardan adamla çekildikleri resmin bulunduğu günlükleri açan öğrenciler heyecanla kollarını açarak öğretmenlerine  sarıldılar. Öğrenciler gözlerindeki tarifsiz heyecanla, heceleyerek kapaktaki yazıyı okudular: “Kar Sı-cak-tı!”

Kar Sıcaktı/ Selen Karagöz

YORUMLAR
Selen Karagöz 1 yıl önce
Başınız sağolsun Lale Hanımcım, mekanı cennet olsun inşallah
Selen Karagöz 1 yıl önce
Başınız sağolsun Lale Hanımcım, mekanı cennet olsun inşallah
Lale Parıltı 1 yıl önce
Karne heyecanlarını birçok kişi asla unutmaz ama bende derin bir acısı var. Babam 1990 yılı karne günü benimle okula gelmişti, karnelerimiz dağıtılmış, okul önünde beni beklerken bir aracın çarpmasıyla hayatını kaybetmişti. O nedenle karne günleri bana hep acı verir...
Selen Karagöz 1 yıl önce
Evet, sondu ve takdir edersiniz ki her son yeni bir başlangıç demektir. Teşekkür ediyorum Kartal Karadeniz
Kartal Karadeniz 1 yıl önce
Hikayelerinizi beğenerek okuyorum. Sanırım "Karne Heyecanı" bu seri hikayenin sonu oldı. Devamını getirmen lazım. Bizi güzel hikayelerinden mahrum etme...
Selen Karagöz 1 yıl önce
Canım kızım çok, çok duygulandım
elifecekurt@icloud.com 1 yıl önce
Çok beğendiğim bir hikaye oldu. Çok başarılı anneciğim.
Selen Karagöz 1 yıl önce
Bütün yorumlar benim için çok kıymetli. Nesrin Hocam acil şifalar diliyorum. İnşallah tez zamanda iyileşirsiniz
Hayal Yumuşak 1 yıl önce
Bu tür hikayelere bayılıyorum, hepsi beni o doyamadığım çocukluğuma götürüyor. O ilkokul yıllarının son gününde aldığımız karnelerden sonra büyüyeceğiz büyük insan olacağız niyet ederdik, keşke hep küçük kalabilseydik, umutlarımız hiç sönmeseydi...
Mahmut Yunus Guneysulu 1 yıl önce
Nesrin hocam o kadar güzel bir yorum taptı ki bunun üzerine laf demek kalkıp gelir bizi falakaya yatırır diye düşünüyorum..
Selen Karagöz 1 yıl önce
Öncelikle geçmiş olsun Nesrin Hocam
Selen Karagöz 1 yıl önce
Kıymetli Hocam Nesrin Üstündağ, öncelikle geçmiş olsun
Nesrin ÜSTÜNDAĞ 1 yıl önce
Bak kızım şu ana kadar Hikâyelerinize yorumlar yazdım. Sitenin sahibi olan eski öğrencime sizinle ilgili bir sözüm vardı. Onu yerine getirmek içi hasta halimle hikâyelerinize eleştiri yazıyorum İlk olarak şunu söylemek istiyorum. Türk edebiyatında eleştiri, bir eserin içerik, biçim ve üslup açısından değerlendirilmesi ve analiz edilmesidir. Eleştiri, eserin güçlü ve zayıf yönlerini ortaya koyarak edebi gelişime katkı sağlamayı amaçlar. Tanzimat döneminde başlayan edebi eleştiri, Namık Kemal, Ziya Paşa ve Recai zade Mahmut Ekrem gibi yazarlarla gelişmiş, Servet-i Fünun ve Cumhuriyet dönemlerinde daha sistematik bir hale gelmiştir. Günümüzde eleştiri, edebi eserlerin yanı sıra kültürel ve toplumsal bağlamda da incelenmektedir. Günümüz edebiyatında eleştiri, edebi eserleri yalnızca estetik ve biçim açısından değil, aynı zamanda toplumsal, felsefi ve kültürel bağlamlarıyla değerlendiren bir disiplin haline gelmiştir. Yapısalcılık, postmodernizm, feminizm ve eko kritik gibi çeşitli kuramsal yaklaşımlar eleştiriye yön vermektedir. Sosyal medya ve dijital platformlar, edebi eleştiriyi akademik çevrelerin dışına taşıyarak daha geniş kitlelere ulaştırmıştır. Bu sayede eleştiri, hem akademik hem de popüler düzeyde çeşitlenerek dinamik bir yapıya kavuşmuştur.
Şimdi gelelim sizin hikayelerinize.. Hikâyelerinize eleştiri yapacağın, sakın kızmayın bana. Bu eleştirilerim sizlerin birkaç yıl içinde çok iyi bir hikâyeci olmanız içindir. İlk hikâyeniz olan” Kar Sıcaktı” yı okuyunca “bu cici kızda iş var” deyip hikâyelerini takip etmeye, okumaya çalıştım Hikâyelerinizde betimlemeleri, çevre tasvirlerini kullanarak gençlere ve çocuklara dersler veriyorsunuz. Bazen konuyu fazla açıp kaosa dalıyorsunuz. Çocuklara yazılan hikâyede bunlar olamamalıdır. Muhtarı, köyü, okulu köyde yaşamı, köydeki doğayı çok iyi anlatmışsınız hikâyelerinizde. Tek eksiğiniz hikâyeleri yazarken bazen kelimeler arasında 2 veya 3 boşluk bırakıyorsunuz. Bu durum imla konusunda eksikleriniz olduğunu gösterir. Bunları okurken belki de içinizden kızıyorsunuz bana ama bunları yazmak zorundayım size. Ne olur kızım kızmayın bana. Daha sonraki hikâyelerimize inanıyorum eleştirilerim daha az olacak. Hikâyelerinizde Türk edebiyatını bir geleneği olan Manileri kullanmanız iyi bir edebiyatçı olduğunuzu gösterir. “Karne heyecanı” ile de hikâyeni tamamlamışsınız. Hikayelerinizle yeni neslin edebiyata çok şey vereceği umudunu aşıladı bana.. Teşekkürler kızım..

Cemil Yücesoy 1 yıl önce
Hikayeniz çok güzel, geçmişimize götürdü bizi, böyle hikayeler okudukça içimize bir burukluk girer çocukluğumuza gideriz
Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar