Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
13 MAYIS Çarşamba 16:20

31-KULE

Giriş Tarihi : 08-08-2025 13:20

''Bizans imparatorunun kızı olur ve kızını yetiştirmeleri için ülke bilginlerini görevlendirir. Fakat görevlendirilen bilginlerden bir tanesi, imparatorun kızının 18 yaşına geldiği zaman bir yılan tarafından sokulacağını söyler. Kral bu bilgiden etkilenerek küçük bir ada üzerinde bulunan kuleyi düzenletir ve kızını oraya yerleştirerek korumaya çalışır. Tüm bu önlemlerin alınmasına rağmen 18 yaşına basan imparatorun kızı, hediye olarak gönderilen üzümün içinden çıkan yılan tarafından sokulur ve zehirlenir. İmparator bu olayla birlikte kaderden kaçılamayacağını anlar. Fakat yine de toprakta yılanlar tarafından yenileceğini düşünerek kızının bedenini mumyalatır ve pirinç tabuta koydurur. Daha sonrasında Ayasofya’nın yüksek duvarlarından bir tanesine yerleştirir…''

Gerçek şu ki kulede yaşayan kişi asla güvende olmayacaktır. Kule; geceleri zindandan daha karanlık ve sessiz olur, gündüzleri ise kuşların ürkek, meraklı bakışları altında şenlenir. ''Bu kadar yükseklikte bir devasa yapı ancak bizim gibi kanatlı canlılar içindir. En köklü ağaçların gövdelerine konuşlanan devasa kanatları olan hür kuşların bile böylesine görkemli kubbeleri yok.'' 

Kaçmak için en uygun zamanı bekleyen kuledeki tutsak, geceyarısı çıplak ayaklarıyla soğuk taş basamaklarda sinsice ilerler. Fakat kule zindanlarında yanacak cılız bir ışık muhafızlar tarafından hızlıca fark edilir. Ümitler boşa çıkar. Yolun sonunda yüzlerinde demir maskeleri bulunan demir giysili muhafızlar görünür. Güldükleri de ağladıkları da hiçbir zaman anlaşılmaz. 

-Hey, sen! Olduğun yerde kal. Dön bakalım yüzünü. Nereye gittiğini sanıyorsun?

- Bir yere gittiğim yok sadece dolaşıyordum.

-Dolaşıyorsun öyle mi? Bu zifiri gecede, ışık geçirmeyen kör kulenin içinde mi dolaşıyorsun?

- Uyku tutmadı. Peki ama  sen bu saatte neden ayaktasın?

-Bir muhafıza sorulacak soru mudur bu? İşte senin gibi deyyusların yüzünden ayaktayız?
Yürü haydi doğru zindana şimdi! Üç gün katıksız hapis!


Tutup tekrar kuleye kapatırlar onu, ellerini ve ayaklarını da bir daha kaçmaya cesaret edemesin diye zincire vururlar. Işıksız, kör bir zindana atılmıştır. Kapı kapatılırken demir kilit sesleri o bilinen gerçeği hece hece kulenin taş duvarlarına çiviler. Gerçek şudur: Kuleden kaçılamaz, kule hiçbir zaman terk edilemez .Çünkü esas kuleye kapatılan kişi terk edilmiştir.

Kan ter içinde uyandı Hayati.Gördüğü rüyanın etkisinde sayıkladı kendi kendine. Kaderden kaçılamaz.Alt ranzada yatan oda arkadaşını uyandırmamak için sessizce kalktı yatağından.Ranzasından indi.Işıklar kapalı olmasına rağmen odanın içi apaydınlıktı.Gece dolunay vardı.Pencereye yaklaştı.Tanrım!Müthiş bir güzellik.Gecenin siyah pelerininin içinde parıldayan dolunay güneşi kıskandıracak güzellikteydi.Uyumak ihanet olurdu geceye. Pencerenin önündeki sandalyeye oturdu. Saatlerce dolunayı seyretti.Düşüncelerinden yavaş yavaş arındığını hissetti.Kötülükler çok uzaktaydı şimdi dolunay saatinde.Sadece dolunayın göz kamaştırıcı ışığı vardı gecede ve aydaki lekeler deseni gibiydi tarifsiz güzelliğinin. Sonra şairlerin nasıl dile geldiklerini anladı. Mutlaka böyle bir gecede dolunay ışığıyla yazmışlardı birçok şiiri. Biraz daha ileri giderek mırıldanmaya başladı. Bir kâğıt ve bir kalem olmadan sadece gece şahit olacaktı sözlerine. Sabah olunca unutulacak o mısralar gecenin sessiz aydınlığına yazıldı.

Şairin de mürekkebi bitecek bir gün
dizelerinden asacak kendini sair 
demlenmemiş şiirlerin tam ortasına

çayın rengini alır gibi hasretin
gözlerin alaca hüzün
kanayacak ellerin ve tırnakların
bir aşkın ahını aldığın için
ifadesiz yüzünde aldanmışlığın
neresinden tutsan elinde kalır

Fakat sözler anlatamaz şiiri
dizeler dize gelir, aşk laf anlamaz
kimse çok söz etmek istemez sevdiğinden

Sustu Hayati. Gece de sustu ve dolunay yıldızları da yanına alarak gecenin efsunu içinde kaybolup gitti.

devam edecek..
Kar Sıcaktı/Selen Karagöz

YORUMLAR
Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar