Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
26 EYLÜL Cumartesi 05:08

Muhteşem Güneş Batmadan

Metin TOPÇU
Metin TOPÇU
Giriş Tarihi : 26-09-2026 02:29


Ana baba… İnsanın hayatındaki en büyük servetlerden biridir. Ne kadar büyürsek büyüyelim, onların yanında hep çocuk kalırız. Onlar da bizim gözümüzde hep aynı kalır: Güçlü, sarsılmaz, hep orada…
Ta ki bir gün, olmadık bir anda, o kapının artık açılmadığını öğrenene kadar.
28 Aralık 1991.
Soğuk bir kış akşamı. Köyde, amca oğlumun evinde, mahalleden komşularla sohbet ediyoruz. Arada sigara içmek için balkona kaçıyoruz. Babam fark ediyor. Bir süre sonra,
“Ben eve gideyim artık.” diyor ve ayrılıyor. Yaklaşık yarım saat sonra ben de babamın evine gidiyorum. Kapıyı çalıyorum. Kapıyı dünyanın en güzel insanı açıyor.
Babam…
“üşüyeceksin, içeri gel.” diyor. “Geç oldu babacığım, hava soğuk. Kapıda durma.” diyorum.
O yine, “üşüyeceksin, içeri gel.” diyor.
Bir baba ile oğul arasında, bugün düşündükçe yüreğimi burkan küçücük bir cebelleşme! Sonunda sarılıyorum. Ve ayrılıyorum.
Meğer o, babama son sarılışımmış! İnsan o anda bunu bilmiyor. Bilmiyor ki bazı sıradan geceler, aslında ömrümüzün en önemli geceleridir. Bilmiyor ki bazı vedalar, veda olduğunu söylemeden gelir.
Ertesi sabah…
Şehirde bir esnafın dükkânındayım. Fabrikamızın arabası hızla yanımızdan geçiyor. Biraz sonra geri dönüyor. Personel Müdürümüz araçtan iniyor. Bana sarılıyor.
“Başınız sağ olsun…”
O iki kelimeyi duyduğum anda olduğum yere yığılıyorum!
Babam ölmüş!
Bir gece önce kapıyı açan, bir gece önce “İçeri gel.” diyen, bir gece önce sarıldığım babam artık yok!
İşte insanın hayatında bazı acılar vardır; üzerinden yıllar geçer ama acısı geçmez.
Aradan bunca yıl geçti. Fakat ben hâlâ o kapının önündeyim. Hâlâ babamın sesini duyuyorum:
“Üşüyeceksin, içeri gel.”
Ve hâlâ kendime kızıyorum. Neden daha fazla sarılmadım? Neden daha fazla koklamadım? Neden yanında daha fazla oturmadım? Neden imkânım varken ona daha fazla maddi destek olmadım?
İnsan kaybettikten sonra anlıyor. Oysa anne-baba hayattayken onların bizden istediği çoğu zaman para değil.
Bir telefon, bir ziyaret, bir sarılma, birlikte içilen bir çay,  “Baba, nasılsın?” diye sorulan içten bir cümle. Bazen hiçbir şey yapmadan yanlarında oturmak.
Hepsi bu. Ama hayatın telaşı içinde bunları erteliyoruz.
“Sonra giderim, sonra ararım, haftaya uğrarım, biraz daha işimi bitireyim.”
Sonra bir gün… O “sonra” gelmiyor. Telefon açılmıyor, kapı çalınmıyor. Ve insanın elinde sadece hatıralar kalıyor.
Benim babamdan bana kalan en büyük hatıralardan biri, o soğuk kış gecesinde açtığı kapıdır. Ben hala kapıda duruyorum.
O içeriden bana sesleniyor:
“üşüyeceksin, içeri gel.”
Keşke o gece biraz daha kalsaydım. Keşke kapıdan dönmeseydim. Keşke bir kez daha sarılsaydım!
Ama hayat insana bazı şeyleri geri verme şansı tanımıyor. Bu yüzden, bu yazıyı okuyan herkese bir evlat olarak sesleniyorum:
Anne veya babanız hayattaysa, bugün gidin ve sarılın. Aramayalı uzun zaman olduysa arayın. Kırgınsanız barışın, yanlarına oturun, ellerini tutun, kokularını içinize çekin.
Size anlattıkları hikâyeleri daha önce kaç kez dinlemiş olursanız olun, bir kez daha dinleyin.
Çünkü bir gün o hikâyeleri anlatacak kimse kalmayabilir. Ve insanın hayatındaki en ağır cümlelerden biri şudur:
“Keşke…”
Benim babamın güneşi, 28 Aralık 1991 gecesi son kez parladı. O güneş battı. Ama ışığı hâlâ üzerimde. Şimdi geriye dönüp baktığımda şunu daha iyi anlıyorum:
Ana baba, dağdan aşan bir güneştir. Güneş batmadan kıymetini bilin.
Çünkü bazı ışıklar söndüğünde, insan ömrünün sonuna kadar karanlıkta kalan bir köşesiyle yaşar. 
Farkında olalım.
Bakı selam ve dua ile…

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Mansur Yavaş Giderken Başımıza Gelenler Rize’nin Gelecek Vizyonu Var Mı? Ankara Notları Cumhur Başkanımıza Açık Mektup Rizeli İsyanlarda Kime İnanalım RİZE’YE “GAVUR ÜLKESİ” DEMEK KOLAY(2) RİZE’YE “GAVUR” DEMEK KOLAY! Muratlı Günlerimi Hatırladım Ayna Ayna Ellere Rize İçin Kurulan Hayaller Ne Sordunuz, Ne cevap adınız? Ne Çabuk Unuttuk Adab-ı Muaşeret: Kaybettiğimiz Zarafet “En Büyük Bela, Nasipte Olmayanı Aramaktır” SUÇ KİMİN RAYLAR SADECE TREN TAŞIMAZ PANORAMA HOŞ GELDİN RAHATSIZLAR PARTİSİ Hırkadan Sıyrılmak Eksik Kaldığımız Yer Asıl Ders Alındı mı? Çözümün Adresi İmperial Hastanesi 42 YIL UNUTULMAYAN ARKADAŞLIK ÇAY-KUR GEREKİZ ELEŞTİRİLMEMELİ ÇAYDA KAPASİTE SORUNU VAR MI Mayıs 2026 Panorama İŞSİZLİK KADER Mİ Rize Erzurum Yolunda Neler Oluyor Samsun Sarp Demiryolu Devletimizin Gündeminde Dereyi Geçerken At Değiştirmek (2) Dereyi Geçerken At Değiştirmek MİLLETİN SİNESİNDEN ÇEKİLİN SARP SAMSUN DEMİRYOLU NEDEN ÖNEMLİ Özgür Özgür Değildi Şok Dalgaları FUAR MARKA BİR ETKİNLİK Değerlerimize Sahip Çıkalım Futbolda Karadeniz Dalgaları KOVUN BU ADAMI DAĞLARIN ÇOŞKUSU Mesafeler Kısaldı Kavuşma Zamanı Nisan Panoraması Haçla Hilalin Savaşı (2) Haçla Hilalin Savaşı Müjdeler Peş Peşe Hakem Hristiyandi... Keşmekeşin Ortasında Bir Garip “YOLCULUK VAR YARINA” Ramazan Fırsat Ayı ÇAYKUR'A MESNETSİZ KARALAMA Muhteşem Rize VAR’da Var Olamadık Bölgesel Değil Küresel Güç Türkiye Uraloğlu’ndan Hesap Sorulmalı RİZE ERZURUM YOLU KÖRDÜĞÜM OLDU ABD Silahları Nerede Ulaştırma Bakanı Hayal Satıyor Kısa Zamanda Ayağa Kalkan Suriye Ordusu Bu Memleket Düzelmez SAMSUN SARP DEVLETİN GÜNDEMİNDE Dünya ve Türkiye’de Çay Üzerine Bir değerlendirme Rize Artvin Hava limanı Yerinde Saydı Malatya Yanlışa İsyan Etti Kazandı. Rize Gürcistan’ın Vilayeti Mi? Güya Rizeli Bürokrat Bilal Ekşi Günah Çıkardı Yazık Değil Mi Siyasette Tersip Bentleri Zor Coğrafyada En Zor günler İstanbul’un Yüksek Tepeleri Alçaklar! Allah Akıl Fikir Versin Köhne Mikro Milliyetçi Kafalar (2) Köhne Mikro Milliyetçi Kafalar Siyasi Stepne İnnahtari Pentedur Uraloğlu’undan İbretlik Açıklama Şehir Hastaneleri Muhteşem (2) Şehir Hastaneleri Muhteşem Ankara Günleri Acilen Temiz Eller Operasyonu Siyasetimize Musallat Olanlar Çözüm Mecliste Mi? Heyet Başarılı Olacak Mı Hiçbir Şey! Dünya Başkenti İstanbul (5) Dünya Başkenti İstanbul (4) Dünya Başkenti İstanbul (3) Dünya Başkenti İstanbul (2) Dünya Başkenti İstanbul “İşte Gidiyorum Çeşmi Siyahım” Cumhurbaşkanımız Samsun Sarp Yapılacak Dedi Cumhurbaşkanımıza Açık Mektup Demir Yolumu İstiyorum (4) Çayın Sessiz Çığlığı Türkiye ABD İlişkisinde Yeni Dönem (2) Türkiye ABD İlişkisinde Yeni Dönem İlber Ortaylı Bunadı Doğu Karadeniz’in Ortak Rüyası Milli Gurur Tablosundan Kesitler Çaresizlik Çok Fena CHP'de Bölünme İhtimali Topuk Dikeni Ofsayt Sıla-i Rahim ve Gurbet Üzerine Engellere Rağmen Uçuyoruz Küçük Dokunuşlar, Gelen Güzellikler Rizespor Güven Vermedi Demir Yolumu İstiyorum (4) SEFER BAKIR’IN ARDINDAN Demiryolumu İstiyorum(3) Demiryolumu İstiyorum (2) Güney Kafkasya’da Tehlikeli Bir Sınav Demir Yolumu İstiyorum (1) SAMSUN SARP DEMİR YOLU ŞARTTIR Demiryolu Olmadan Kalkınma Olmaz Hareketlenme Yeterli Mi Büyük Şeytan Devrede İRAN KİMİNLE SAVAŞIYOR İRAN HAZIRLIKSIZ MI YAKALANDI GEVİŞ GETİRMENİN HİKMETİ HAİN Mİ SÜPER AHMAK MI Avrupa Hayalleri Kurabilirdik RİZESPOR’UN İLK ON ŞANSI VAR Yılın Davası Ne Durumda Türkiye ABD ilişkilerine Toplu Bakış RİZESPOR NİHAYET PATLADI Rizespor Kurtuldu Mu? Kümede kalma Savaşlarında Son Durum Tehlike Çanları Çalmaya Başladı Yaklaşan Tehlike Rizespor Ateşlendi Mi? BİLANÇO ÇOK AĞIR