Ben yokken neler olmuş diye bir bakayım dedim. Oturdum bilgisayarımın başına başladım eski haberleri incelemeye… Arama motoruna Rize haber yazınca önüme İl Milli Eğitim Müdürünün katıldığı açılışta çekilmiş bir fotoğraf düştü. Haberi okudum, hayırsever iş adamı köyündeki okula halı saha yaptırmış. Aaa ne güzel dedim valla helal olsun. Âmâ bu yüz bana hiç yabancı gelmedi. Fotoğrafı
Türkiye’den ABD’ye kadar tüm, tanıdıklara yollayıp fotoğraftakileri tanıyor musunuz, diye sormaya başladım. Yarım saatte bir ton dedikodu topladım. Feto itirafçısı diyeni mi ararsın, kadın tedarikçisi, karı-kız işleri diyenler, naylon fatura… Dedim oooo bu böyle olmaz en iyisi şu eski defterleri açıp bir bakayım, benim bilgi arşivimde bu kişilere ait bir şeyler var mı, diye? Çünkü ben bu hayırsever iş adamını daha önceden bir yerden tanıyordum. Bingooooo… Dedikoduların haklılık payı varmış. Konu ile alakalı daha detaylı bilgi toplayabilmek amacıyla işin ehline danışmak için; İzmir’de tanıdık bir abimizden yardım istedim. Gerçekten de arkadaş ve ailesi çok hayırsevermiş. Lakin bu hayırseverlik öyle senin benim bildiğim cinsten değil. Kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyen bu hayırsever iş adamı, hani bayram değil, seyran değil eniştem beni neden öptü; deyimiyle…
Milli Eğitim Müdürlüğüne hangi amaçla yanaşıyor?
Biraz ironi yaparsak… Dayıma sorduğumdan yola çıkarak müdür bey ehlisünnet adam olarak biliniyor… Öyle karı kız işi olacağını zannetmem. Çünkü İzmir Emniyet Kayıtlarında arkadaşın karı-kız tedarik işlerinden kaydı olduğu gözüküyor. Bu seçeneği müdür bey için doğrudan eleriz. Fotoğrafta yüzü gözüken beş kişi var. Müdür beyin sol taradın da yer alan arkadaşı da bir soralım dedik. Aaa bu kişi tam ilimizin futbolda altyapı sorununu çözecek formülü bulmuşken, sen tut kadın futbol takımını ligden çek ve takımı dağıt. İşte böyle arkadaşların önünü keserseniz, arkadaşta mecburen ihtiyaçlarını giderebilmek için hayırsever iş adamından yardım almak zorunda kalır. Oysaki futbol takımını dağıtmasaydınız, hayırsever iş adamının çalışmalarıyla bir ki yıla kalmaz bu takım müthiş sesler getirirdi. Müdür beye neden yanaştıklarını sorgulamak için düşünmeye devam ediyorum.
Acaba Milli Eğitime naylon faturamı lazım? Yok canım… Belki de bu hayırsever iş adamını ticaret lisesine muhasebe öğretmeni olarak alacaklar. Aaa bak araştırmalarım ve MASAK kayıtları gösteriyor ki öyle otuz yıllık öğretmenler bile bu hayırsever iş adamının ailesi kadar bu fatura işlerinden anlayamaz. Fotoğrafın en sağındaki başkana açılış var demişler oda kurdele kesmek için koşup gelmiş. Başkan öyle her kareye girme herkes benim kadar ince düşünceli olmaz, şimdi birde karı işiyle ne alakan var. diye evde azar işitme diye özel olarak yazayım dedim. Gelelim en soldaki emir erine… Daha önceki yazılarımda milli eğitimde pis işlerle alakalı bir yapılanma olduğunu ve DALTON’ lardan bahsetmiştim.
İşte bu şahıs AVAREL’ dir. Öğrendiğime göre buda eşiyle kavgalı, kendine metres tutmuş. Demek ki kimlere yanaşacağını iyi biliyor. Hayırsever iş adamı çağırınca hemen gelebilsin diye altına bir araba çekilmiş. Âmâ ne hikmetse kıvırcık saçlarına kurban olduğum (Kibar Bey) JOE DALTON’ u bu fotoğrafta göremedik. Çünkü o AVAREL kadar hayırsever iş adamıyla aynı kareye girecek bir salak değil. Karda yürüyüp izini belli etmiyor. Şimdi müdürüm ironiyi bir kenara bırakıp, yukarıda mizah içerikli size yapmaya çalıştığım uyarıları umarım dikkate alırsınız. Sizi bu fotoğraf karesine kim soktuysa, biliniz ki niyeti hayır değil. Belli ki bu işin içinde başka bir iş var. Bunlar öyle bir yaralı parmağa bile menfaatleri olmadan işitmezler. Size naçizane tavsiyem bu icraata yol açanları bir an önce etrafınızdan def edin. Çünkü bu haramiler yaptıkları hayrın faturasını tahsil etmek isterler. Siz hiç merak etmeyin ben 7/24 takipteyim; siz bu işin neresindesiniz, bunlar sizden ne istiyorlar? Bekleyip göreceğiz…






















