Son günlerde siyasetin gündemi bir hayli yoğun geçiyor. Özellikle “Millet İttifakının” Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi sürecinde yaşananlara kimse akıl sır erdiremedi. Kendi istediği aday olmadığını ifade edip, masadan kalkan İYİ Parti lideri Meral Akşener, üç günde partisinin buzdağı misali eridiğini görmesiyle yeniden oturduğu ittifak masasında CHP lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir anda en büyük destekçisi oldu. Kimilerine göre yaşananlar bir senaryoydu… Hatta derin devletin işidir; diyeni bile duydum. Oysa bana göre; Sayın Kemal Kılıçdaroğlu yaklaşık bir yıldır izlediği stratejiyle ben 2023 yılında Cumhurbaşkanı adayı olacağım diyordu. Yaklaşık bir yıl önce dayıma bak göreceksin Kemal Bey aday olacak dediğimde bana zannetmiyorum, ya İmamoğlu ya da Yavaş aday olur demişti. Şimdi ise boynuz kulağı geçiyor diyor. Evet, kamuoyu ve bilhassa iktidar İmamoğlu ya da Yavaş’ı aday olarak bekliyordu. Özellikle ifade etmek istiyorum ki son günlerde aldığı ceza ile siyasi yasaklı hale getirilmeye çalışılan İmamoğlu… Bazı kesimlerce gizliden gizliye destekleniyordu. Gündemde konuşulan üç adaydan Sayın Mansur Yavaş ve Sayın Kemal Kılıçtaroğlu, seçildiği takdirde eski defterleri açacak endişesiyle… İvme biraz daha İmamoğlu’na kaydırılmaya çalışılıyordu.
Ülkücü bir gelenekten gelen Sayın Mansur Yavaş, sol cenah tarafından ısrarla istenmiyordu. Çünkü Millet İttifakında birçok siyasi ideoloji bir arada ve çok sesli bir şekilde yürütülmeye çalışılıyordu. Cumhur İttifakının tek adam rejimine karşı; toplumun tüm kesimini kucaklayacak demokratik bir lider tasviri yapılıyordu. Tabandaki bu çok seslilik ittifakta ise sadece İYİ Parti lideri Meral Akşener tarafından dile getiriliyordu. Bu kadar farklı bir kitleyi her yönüyle temsil edebilecek bir lider bulunması çok kolay değildi. Sonuçta bürokratik ve siyasal olarak en iyi tecrübeye sahip ve ittifakta en yüksek oy oranına ulaşabilecek olan CHP lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13. Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda anlaşma sağlandı. Bu karar Cumhur ittifakının seçmenince de sevinçle karşılandı. Çünkü onlara göre CHP lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Tayyip Erdoğan karşısında seçilme olasılığı yokmuş. Lakin matematik cumhur ittifakının seçmeni gibi düşünmüyor. Bütün anketlerin ortalamasına göre iki ittifakın oyları birbirine çok yakın. Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığının açıklanmasından sonra üçüncü bir ittifak olan “Emek ve Özgürlük Dayanışması” da kendi cumhurbaşkanlığı adayını çıkarmayarak Millet İttifakının adayını destekleyebileceklerini belirttiler.
Seçim demek matematik demektir. Ne diyordu Sayın Cumhurbaşkanımız, %50+1 oyu alan Cumhurbaşkanı seçilir diyordu. Şimdi birileri bak gördünüz mü HDP’de ona oy verecek yaygarasını çıkarmaya çalışacak olanlara kendi siyasi manevra dilleriyle; kusura bakmayın Sayın Kemal Kılıçtaroğlu onları Millet İttifakına almadı. Onlar kendisine oy verdi denilirse; ne diycez. Birileri işine geldiğinde HDP ile sürekli görüşüyor. Hatta bizim onların oyuna ihtiyacımız var söylemleri perde arkasında yüksek sesle dile getiriliyor. Dedim ya seçim demek matematik demektir. Çünkü kabul etseniz de etmeseniz de %10 civarında bir oy potansiyeline sahipler ve bu oy oranı seçim için çok yüksek bir belirleyici olacaktır. Bunun yanında Memleket Partisi lideri Sayın Muharrem İnce ve Yeniden Refah Partisi Lideri Sayın Fatih Erbakan’ın adaylıkları da seçimin kaderini etkileyecek seçeneklerdir. Sayın İnce Millet İttifakına dâhil olabileceğinin sinyalini verdi. Oysa kendisine ilk teklif Sayın Tayyip Erdoğan’dan gelmişti. Yine Yeniden Refah Partisine de aynı şekilde teklif sunulduğunda Fatih Erbakan iktidarın yirmi yıllık günahına ortak olamayız diyerek Cumhur İttifakına kapıyı kapattıklarını söylemişti. Dört adaylı bir seçimin ikinci tura kalacağını düşünüyorum. Ama İnce ve Erbakan’ın tutumuna göre matematiksel olarak, Türk sinemasının efsane repliği gerçek olacak gibi gözüküyor. İşte o zaman ilk turda seçim sonuçlanacaktır. Şahsımın da bir telefon isteği olur tabiî ki...” Kibar Bey… Gölge Bakana da söyle… BEN KEMAL GELİYORUM!”
SİYASETİN ATEŞİ YÜKSELİYOR!
-
Gündoğdu YILDIRIM
KÜÇÜK İNSANLAR
-
Nusret Kebapçı NATO KAFA…
-
Muazzez Toğrul
BABAM VE ALS FARKINDALIK GÜNÜ
-
Hüseyin TERZİ
BAŞARININ ÖDÜLÜ OLDUĞU GİBİ BAŞARISIZLIĞINDA BİR BEDELİ OLMALI!
-
İsmet KÖSOĞLU
TRT’DEN REZALET ve TOPRAK AĞASI KÜRT
-
Aydın MERTAYAK
Aslanın Kuyruğu ile Oynanmaz
-
Metin TOPÇU
42 YIL UNUTULMAYAN ARKADAŞLIK
-
Muhammet UZUN Adalet Mülkün Temelidir; Peki Temel Sağlam mı?
-
Bayram Arif TURAN
Sanayıcıler ,Ah Almayın ah mustahsılın Ahi tutacak.
-
Fatih Sultan KAR
ÇAY GELDİ RİZE ŞEN OLDU
-

Astrolog Michaela Astro'dan 23 Haziran Uyarısı: "Sözleriniz Kalp Kırabilir"
-

İYİ Parti Rize İl Başkanı Hacısüleymanoğlu'ndan Tandoğan Mitingine Davet
-

İki Dil, Tek Yürek: Hasan Peköz’den “Tez Gel” ile Yeni Bir Müzikal Yolculuk
-

Genel Sağlık-İş'ten Rize'de Sert Tepki: "Sağlık Emekçilerine Reva Görülen Adaletsizlik Kabul Edilemez"
-

Çaya Zam mı Geldi? Çaykur Tiryaki ve Rize Turist Fiyatları Neden Arttı?
-

Rizeli Milli Karateci Hüseyin Kabil Akdeniz Şampiyonu Oldu
-

İl Müdürü Öztürk: "Rize, Sporda Nüfusuna Göre Türkiye'nin En Başarılı İllerinden Biri"
-

Polis Memuru Sergen Berkay Yılmaz'ın Yeni Görev Yeri Trabzon Oldu
-

Eski Siyasetçi Zeki Mayı: "Gençliğin Siyaset ve Sivil Toplumdaki Etkisi Eskiye Göre Zayıfladı"
-

ÇAYKUR Genel Müdürü Alim: "Stevia Rize'de Yetişmiyor, Fabrikayı Çalıştırmak En Büyük Arzumuz"
-

Rizeli Milli Karateci Hüseyin Kabil Akdeniz Şampiyonu Oldu
-

Modern Anadolu Rock’ın Yeni Sesi Serkaner’ den Zamansız Bir Yolculuk: “Harabe” Yayında
-

DİLEK TAŞCI AYAĞINDA KUNDURA İLE GELDİ
-

Eski Muhtar Mehmet Bükey Son Yolculuğuna Uğurlandı
-

Çaykur Rizespor Sol Bek Transferinde Sona Yaklaştı! Hedef Zakaria Ariss













