32- İki Lafın Belini Kırmak

18-08-2025 07:55

Saat kavramı farklıydı kırsal kesimlerde. Misal birbiriyle sözleşen iki kişi “Öğleden sonra buluşuruz.”” diyerek birbirinden ayrılır ve sözleştikleri bu geniş saat dilimi onlar için gayet net bir zamanı işaret ederdi. Öğleden sonra işte...İkindi vaktini de kapsar bu durumda. Ama akşam hiç değil. Öyle olsa akşama doğru demek gerekirdi.

     Demek ki zamanımız bol diye geçirdi içinden Gökçe’n. Annesi komşu kadını uğurlamak için yarım saat önce ayağa kalkmıştı. Kapının eşiğinde  konuşmaya devam ediyorlardı. Üstelik öyle hararetli konuşuyorlardı ki çok rahat yarım saat daha konuşurlar, diye düşündü Gökçe’n. Öyle de oldu. Komşu kadının sırtında ot yükü ayaküstü dakikalarca hasbihal ettiler. 

— E bana müsaade gideyim komşum, dilsiz hayvanlar ahırda. Yem vereyim onlara, su vereyim. 

— Git Hatçe Hanım git. Dünya kadar iş seni bekliyor. Yardım eden de yok sana. Allah yardımcın olsun inşallah.

— Senden de komşum. Şu güleryüzün, tatlı dilin yetiyor komşum. Allah senden de razı olsun. İki laf edemedik doğru düzgün ama naparsın. Köy işi bitiyor mu? Sen de aynısın. 

— Bilmem mi komşum. Köyün işi hiç bitmez. Akşama kadar çalış dur, gene iş gene iş!

— Ey o zaman ben gideyim komşum. Sen de gel yukarlara bak hep ben geliyorum. Bi ara vakit bul. At kendini yukarlara!

Gökçe’n kapıda karşı karşıya oldukları halde bağıra bağıra konuşan annesini ve yukarı mahallede oturan komşu kadını seyrediyordu. Neden bu kadar bağırarak konuştuklarını anlayamıyordu fakat bu durum yıllardır bu şekilde olduğundan hala garipsemekle beraber kabullenilmiş bir durumdu onun için. Yalnız her seferinde ben gideyim artık, deyip kapı eşiğinde yarım saat ayakta sohbet etmeleri çok anlaşılır değildi. İçinden bu kez kesin gidiyor dediği halde kadın defalarca geri dönüp muhabbete kaldığı yerden devam ediyordu. En tuhafı da komşu kadın inekleri için bahçelerden kesip sırtına yük ettiği çuvalı alıp gitmeye hazırlandığı halde o yük çuvalının ağırlığına rağmen bu sohbetlerin yapılıyor olmasıydı.

—Gel, komşum gel! Gel de iki lafın belini kıralım dedikleri şey tam da buydu işte!
Devam edecek..
Kar Sıcaktı-Selen Karagöz

DİĞER YAZILARI 34-Bir Umut 01-01-1970 03:00 33- Savaş ve Sanat 01-01-1970 03:00 31-KULE 01-01-1970 03:00 30- Vefâ Yahut Kâğıt Kesiği 01-01-1970 03:00 29-Vicdan Yoklaması 01-01-1970 03:00 28/ Sarı Gelin 01-01-1970 03:00 27/ Veda Gülleri 01-01-1970 03:00 26- Toprağın Tadı 01-01-1970 03:00 25- Kar Sıcaktı 01-01-1970 03:00 24- Kainatın Süsü 01-01-1970 03:00 23- Profesör 01-01-1970 03:00 22- Yaz Bitti 01-01-1970 03:00 21-OTUZ KUŞ 01-01-1970 03:00 20- SİMURG 01-01-1970 03:00 19- HÜMÂ KUŞU 01-01-1970 03:00 18- Unutmak Nimettir 01-01-1970 03:00 17- Kardelenler Açınca 01-01-1970 03:00 16- Sevgi Dili 01-01-1970 03:00 15- Eve Giden Yol 01-01-1970 03:00 14-Kurt Masalı 01-01-1970 03:00 13-Çoban Sofrası 01-01-1970 03:00 12- GÖKÇE’N 01-01-1970 03:00 11-Emeğin Lezzeti 01-01-1970 03:00 10-Karne Heyecanı 01-01-1970 03:00 HANELER 01-01-1970 03:00 9- Mavi Patikler 01-01-1970 03:00 8-Değirmen 01-01-1970 03:00 7- Unutmabeni Çiçeği 01-01-1970 03:00 6- Yürek Yangını 01-01-1970 03:00 5-Ekmeğin Tadı 01-01-1970 03:00 4-Etekteki Cevizler 01-01-1970 03:00 3- Kardan Adam 01-01-1970 03:00 2- Hayati 01-01-1970 03:00 1-Kar Sıcaktı... 01-01-1970 03:00