27/ Veda Gülleri

01-06-2025 08:35

-Oy nenen ölsün! Sen mi geldin kızım?

-Benim Umay Ana, benim. Ver o mübarek ellerini öpeyim.

-Gökçe'nim, ah kızım, iyice yaşlandım yavrum. Ne gözlerim seçebiliyor, ne kulaklarım işitebiliyor eskisi gibi. Yolun sonuna geldim artık.


Umay Ana yıllar sonra Gökçe'ni karşısında görünce yaşlılıktan feri sönmüş gözleri son bir gayretle ışıkladı. Bahçelerin solan güllerinin yeniden yeşillenmesi gibi canlanıverdi yorgun bedeni. Dostun bağındaki bağbanı bulmuş gibi; su serpildi yüreğine ; gül kokuları aldı hasret kokularının yerini.
Bir serçenin saatlerce havada süzüldükten sonra dinlenmek için bir dalın üzerine konması gibi o da onca yıl sonra saatlerce yol gelip yaşlı kadının hastalıktan iyice zayıflamış, ağrılı dizlerinin dibine oturdu. Umay Ana'nın hasta olduğunu duyar duymaz ilk uçakla İstanbul'a gelmişti. Belki de onu dünya gözüyle son bir kez görebilmek için! 


-Bak Ana, bunlar senin. Sana memleketten en güzel gülleri getirdim. Onca saat geçmesine rağmen hala diri ve mis kokulu.

Ah ömrümün gülleri soldu kızım! Sen bu kırmızı güllerle toprağımın kokularını getirdin bana. Nicedir gülmeyen yüzümü güldürdün. Rabbim de senin yüzünü güldürsün. Gül yüzün hiç solmasın Gökçe'nim.


Sarılıp ağlaştılar. Umay Ana, başucunda kırmızı olduğunu sandığı pembe güllerin kokularıyla beraber uykuya daldı. Uzun zamandır ağrıları nedeniyle böyle rahat uyumamıştı. Bu uyku sonsuza kadar sürebilirdi. Sonsuza dek böyle huzurla uyuyabilirdi fakat olmadı. İlerleyen günlerde bir sürü tedavi denediler yüz yaşını devirmiş bu yaşlı kadın üzerinde. Onu eski sağlığına döndürmek kolay değildi. Tıp bir yere kadar gösterebilirdi mucizesini, bir yerden sonra kabul etmek gerekiyordu..! Fakat doktorlar, Umay Ana'nın evlatlarından aldığı izinle ameliyatlar, acılı tedaviler uyguladılar. Evlatları  ''Annemizi yaşat!'' diye haykırdılar hastane koridorlarında. ''Annemizi yaşat!'' diye diye soldurdular yaşlı bedenini. İyice zayıfladı Umay Ana. Yedi yaşındaki bir çocuk kadar çelimsizleşti. Kuş kadar canı kaldı hastane yatağında. En son yaşam ünitesine bağlandı! Aylar sürdü yaşam mücadelesi soğuk yoğun bakım odalarında. Evlatları doktorların peşinde dolandı durdu aylar boyunca. '' Annemizi yaşat, annemizi yaşat!'' Aylarca başında sayısız vizitler, tedavi tartışmaları yaşandı. Sayısız hüzünler, umutla bekleyişler içinde son vasiyeti hiçbir zaman yerine getirilemedi annenin.


“Beni bu doktorların eline bırakmayın yavrum. Bunlar benim son iyi günlerim. Evlatlarım, beni köyüme götürün. Son nefesimi toprağımda vereyim.'' Dinlemedi evlatları. Anlamadılar son vasiyetini. Bir yerden sonra anlatacak gücü de kalmadı. Bağlandı dili, kalbi... Gözü açık göçtü Umay Ana. Başucunda hiç eksilmeyen veda gülleri. Yoğun bakım ünitesinin soğuk sessizliğinde kokusuzdu ölüm. Ölüm kanlı bir güldü.
devam edecek..
Kar Sıcaktı/Selen Karagöz

DİĞER YAZILARI 34-Bir Umut 01-01-1970 03:00 33- Savaş ve Sanat 01-01-1970 03:00 32- İki Lafın Belini Kırmak 01-01-1970 03:00 31-KULE 01-01-1970 03:00 30- Vefâ Yahut Kâğıt Kesiği 01-01-1970 03:00 29-Vicdan Yoklaması 01-01-1970 03:00 28/ Sarı Gelin 01-01-1970 03:00 26- Toprağın Tadı 01-01-1970 03:00 25- Kar Sıcaktı 01-01-1970 03:00 24- Kainatın Süsü 01-01-1970 03:00 23- Profesör 01-01-1970 03:00 22- Yaz Bitti 01-01-1970 03:00 21-OTUZ KUŞ 01-01-1970 03:00 20- SİMURG 01-01-1970 03:00 19- HÜMÂ KUŞU 01-01-1970 03:00 18- Unutmak Nimettir 01-01-1970 03:00 17- Kardelenler Açınca 01-01-1970 03:00 16- Sevgi Dili 01-01-1970 03:00 15- Eve Giden Yol 01-01-1970 03:00 14-Kurt Masalı 01-01-1970 03:00 13-Çoban Sofrası 01-01-1970 03:00 12- GÖKÇE’N 01-01-1970 03:00 11-Emeğin Lezzeti 01-01-1970 03:00 10-Karne Heyecanı 01-01-1970 03:00 HANELER 01-01-1970 03:00 9- Mavi Patikler 01-01-1970 03:00 8-Değirmen 01-01-1970 03:00 7- Unutmabeni Çiçeği 01-01-1970 03:00 6- Yürek Yangını 01-01-1970 03:00 5-Ekmeğin Tadı 01-01-1970 03:00 4-Etekteki Cevizler 01-01-1970 03:00 3- Kardan Adam 01-01-1970 03:00 2- Hayati 01-01-1970 03:00 1-Kar Sıcaktı... 01-01-1970 03:00