Yaklaşık bir yıllık dönemde acaba neler olacak diye bir istiareye yatayım dedim. Bilenler bilir bana bazı şeyler malum olur. İlk olarak bir Kurum Müdürünün görevden ihraç edileceğini gördüm.
Zira bu müdür kendine bana bir şey olmaz diye çok güvenengillerden. Kavgalar olmuş… Mobbingler… Bazı olaylar mahkemelere intikal etmiş. Sonrasında bir sendika başkanını gördüm. Hatıra alengirli işlerle uğraşıyordu. Lakin mağdur olan kişi her şeyin farkında olup gizli gizli başkanı seyredip gülüyordu. Başkanım kurnazlıkla zekâ aynı değildir. Kurnaz insan andan nemalanır. Zeki insan ise geleceği düşünerek hareket eder. Belli ki sen kurnazlıkta maharetlisin. Âmâ dikkat et, ne zaman saf ayağına yatacağını bilen gerçekten çok zekidir. Senin kurnazlığın onun zekâsına yenilir. Namussuzlara uyup ta siyasilerin hatırına kendini madara etme. Çünkü yeterince tanımadığın bu kişinin eli kolu senden daha uzun... Bir de bakmışsın ki koltuk altından kayıp gitmiş. Yakın zamanda çok önemli bir partinin il başkanı değişecek. Bu olayın iç yüzünü duyurmamaya çalışacaklar. Çünkü başkan sağlam götürmüş. Bu hadiseler partinin duayen bazı isimlerince kabul görmemiş. Olaylar üst makamlara taşınmış… Değişikliğe karar vermişler de bu olayları medyaya duyurmadan nasıl hallederiz in derdine düşmüşler. Korkmayın araba çok siyahtı pek bir şey göremedim.
ÇAYKUR’a ait Anatamir fabrikasından hurdaların satıldığını gördüm. Şöyle bir göz ucuyla bakınca ortalama piyasa değeri üç milyon vardır, dedim. Paraları alan kişiler ne hikmetse meblağı fabrika kasasına değil de ceplerine koydular. Galiba saymak için aldılar diye düşünürken. ÇAYKUR Genel Müdürü Sayın Yusuf Ziya Âlim rüyama girdi. Kızım senin gibi bir cingöz nasıl bu olayda bu kadar safça düşünebilir… Kalk çabuk yaz bunları dedi. Müdürüm ihbarımdır; Ana tamirin hurdalığını bir bakın hele… Eğer ki boş ise paranın nerede olduğunu aramak lazım.
Tam uyanacağım derken birde ne göreyim… Benim kıvırcık :) İki tane emekli müfettişle kaçıyor… Kıvırcık önden koşarken, arkasından ihtiyar müfettiş bekle bizi namussuz Memet… Diye sesleniyor… Benim Kibarımda; Zihni Abi siz emekli oldunuz, benim totomu kurtarmam lazım diyordu. Dizlerinin üzerine çöküp yığılıp kalan Zihni Beye; Hocam hayırdır yürüyemiyorsun? Ayakların birbirine dolanıyor deyince; sorma kızım uyduk bu namussuza milletin hakkına girdik. Elli bin lira rüşvet yediğine dair hakkında soruşturma açılmıştı… Bizde arkadaşla birlikte siyasilerin yüzünden soruşturmayı kılıfına uydurup kapatmıştık… Emin misin sadece bu olay mı deyince? Var başka şeylerde kızım, masum insanlara ortada hiçbir delil yokken, suç sübut bulmuştur diye; soruşturmalar açtık. Biz nereden bilelim bunun parayı götürdüğünü diye ağlamaya başlayınca; dedim bana ağlama mahkemede hâkime ilahi adalette de Yaradan’a anlatırsın dedim. Uyanınca dedim ki kendi kendine demek ki geçmişte İl Milli Eğitim Şube Müdürü olan M.K hakkında göstermelik yürütülen bu soruşturma yakın zamanda tekrar açılacak. İşte o zaman tüm eksikleri itinayla tamamlayacam