13-Çoban Sofrası

26-02-2025 21:23

Yayla havası derler. Bir baktın günlük güneşlik görenleri mest eder ; bir baktın kar, duman , sis göz gözü görmez. Aynı gün içinde yaşanabilir dört mevsim; öyle deli dolu havaları vardır yaylaların, öyle deli dolu halleri bulunur yayla insanlarının da.
Uzaktan peşi sıra çıngırak sesleri geliyordu; çıngıl çıngıl  duyulan sesler yaylaların geniş yeşil düzlüklerinde yankılanıyor ; İnekler, buzağılar, kuzular  yemyeşil, uzun çayırlarda otlanıyordu. Tabiat ana içinde yaşayan tüm canlılara karşı merhamet doluydu, cömertti. Her yerde iri, koca likapalar, hendekukalar, böğürtlenler, dağ kekikleri, türlü türlü şifalı otlar, saymakla bitmeyen şifalı bitkiler ile tabiat  ana benzersiz lütuflarını bahşediyordu. İnsan elinin bozamadığı, bakir kalan nadide yerlerdi bu yüksek dağlar, bu şen yaylalar… Dağların üzerinde hatta bulutların da üzerinde olmak! Öyle yükseklerden aşağı bakınca kendini yenilmez zannediyor insan, yalan yok bir miktar kibre de kapılıyor ister istemez. Bu yüksek dağları sen yaratmadın, deyip kendine geliyor insan! Yerden yüzlerce metre yükseklikte durup dağların tepelerini seyrederken tepedeki kayalıklar ilişiyor gözlerinize. O kayaya da tırmanmak, daha yüksekten bakmak istiyorsunuz ayaklarınızın altında duran uçsuz bucaksız manzaralara.
— Nasıl da acıktırıyor şu yayla havası. Saatlerdir buradayız. Buz gibi sulardan içince de daha bir karnımız acıktı. Azıklarımızı açalım da yiyelim şöyle.
Çobanlar; yüksek manzaralı, yuvarlak bir kayanın üzerine çıktılar. Çobanların gözleri kuyruklarını sallaya sallaya otlanan hayvanlarında, yanlarında getirdikleri küçük torbalardaki azıkları açıp taşın üstüne serdikleri bez örtünün üzerine koymaya başladılar. Biri domates, soğan koydu taşın üzerine, bir diğeri koleti ile tereyağını bıraktı bez sofraya. Yöresel peynir de vardı olmazsa olmazlardan. Nasıl da tatlanırdı ekmek çoban sofrasında, en mükemmel ziyafetleri geride bırakırdı tereyağlı soğuk koletilerin lezzeti.En lüks restoranlarda bile böyle bir sunum yoktur. Çoban sofrası bir taşın üzerine kurulur. Manzarası bütün yayaların dağları,  neşesi merada otlanan hayvanların çıngırak sesleridir. Yüksek dağların enginleri aşan dumanı en görkemli süsleridir çoban sofralarının.
Gökçe’n yedi yaşından beri çobandı. Çobanlık hayatın anlamını öğrendiği ilk mesleğiydi onun. Bitmek bilmeyen yaylanın yağmurunda, çamurunda dizlerine kadar uzanan çizmeleri çoğu zaman su  içinde kalırdı. İki çift çorap giyilirdi üst üste yine de çare olmazdı yayla soğuklarına. Yağmur çiselemeye başladı mı durmak bilmez, saatlerce yağardı. Sabırlı olmayı, mücadele etmeyi de elindeki değnekten öğrenmişti. Çok şey borçluydu elindeki değneğe. Bu meşakkatli çobanlık mesleği sayesinde gün gelecek kalem tutacaktı elleri. Çobanlık zor zanaatti, diyecekti.
Devam edecek.

Kar Sıcaktı/ Selen Karagöz

DİĞER YAZILARI 34-Bir Umut 01-01-1970 03:00 33- Savaş ve Sanat 01-01-1970 03:00 32- İki Lafın Belini Kırmak 01-01-1970 03:00 31-KULE 01-01-1970 03:00 30- Vefâ Yahut Kâğıt Kesiği 01-01-1970 03:00 29-Vicdan Yoklaması 01-01-1970 03:00 28/ Sarı Gelin 01-01-1970 03:00 27/ Veda Gülleri 01-01-1970 03:00 26- Toprağın Tadı 01-01-1970 03:00 25- Kar Sıcaktı 01-01-1970 03:00 24- Kainatın Süsü 01-01-1970 03:00 23- Profesör 01-01-1970 03:00 22- Yaz Bitti 01-01-1970 03:00 21-OTUZ KUŞ 01-01-1970 03:00 20- SİMURG 01-01-1970 03:00 19- HÜMÂ KUŞU 01-01-1970 03:00 18- Unutmak Nimettir 01-01-1970 03:00 17- Kardelenler Açınca 01-01-1970 03:00 16- Sevgi Dili 01-01-1970 03:00 15- Eve Giden Yol 01-01-1970 03:00 14-Kurt Masalı 01-01-1970 03:00 12- GÖKÇE’N 01-01-1970 03:00 11-Emeğin Lezzeti 01-01-1970 03:00 10-Karne Heyecanı 01-01-1970 03:00 HANELER 01-01-1970 03:00 9- Mavi Patikler 01-01-1970 03:00 8-Değirmen 01-01-1970 03:00 7- Unutmabeni Çiçeği 01-01-1970 03:00 6- Yürek Yangını 01-01-1970 03:00 5-Ekmeğin Tadı 01-01-1970 03:00 4-Etekteki Cevizler 01-01-1970 03:00 3- Kardan Adam 01-01-1970 03:00 2- Hayati 01-01-1970 03:00 1-Kar Sıcaktı... 01-01-1970 03:00