Yöre ekonomimizin bel kemiği bugün çay, dün de kenevir idi.
Kenevir artık yok gibi!
Çay geldi diye kenevir yok olmadı. Hatta Amerika’nın baskısıyla yasaklandığı içinde değil.
Kısmı yasak uygulaması vardı ama tamamen ekonomik nedenlerle üretim – gündem dışı kaldı!
Bir ürünün selametini, yaşam sürecini piyasa belirler.
Kabul edelim ki yönetenlerin de ürünün yaşam sürecini uzatabilmede yadsınamaz etkisi vardır. Günümüzün moda ifadesi “inovasyon” bunun yanıtıdır.
Uzatamadık, çünkü pamuk türevi ve petro kimya ürünlerinin 1800 lerin ikinci yarısında dünya ekonomisine dahil ve giderek hakim olmasıyla kenevir gibi yoğun emek isteyen, üretim maliyeti yüksek ürünler gözden düştü!
İnovasyon dedik ya mevcut ürün yelpazemizi de yenileyemediğimizden, çeşitliliği artıramadığımızdan hem ekonomik hem de kültürel açıdan sınıfta kaldık!
Büsbütün yok olmaması için Türkiye genelinde birkaç enstitü, kişi ile beraber yıllardır yazıp çiziyoruz. Yakın geçmişte 20 il de yasal üretim izni de çıktı, Rize yöresi haricinde tekstil ağırlıklı arpa boyundan biraz fazla mesafe de alınmaya başlandı.
Karşılık bulamadığımdan olsa gerek bir süredir keneviri, feretikoyu yazmıyorum ama düşünce insanı, yazar Abdurrahman Dilipak’ın Twitter hesabında bugün gördüğüm mesajı dürttü beni!
Abdurrahman Dilipak Twitter hesabında diyor ki, “TBMM bahçesine kenevir ekelim daha fazla oksijen alsınlar da daha fazla mutlu daha az öfkeli olsun vekiller.”
Evet, kenevirin böyle bir becerisi var.
Ben de benzer bir yaklaşımla kenevirin bu yönünü başka bir alan için geçmişte çok kez dile getirdim;
“Çaylıklarımız yanlış gübreleme nedeniyle betona döndü; toprak öldü, haşereler yaşamıyor, verim düştü. Çay tamiları arasına mesela her 3 metrede bir mucize bitki kenevir eksek, 3-5 senede toprağı rehabilite edip geri kazanabiliriz.”
Elbette elimde bu konuda yapılmış bir deney, veri yok ama kenevirin gübreye gerek kalmadan ekildiği toprağı rehabilite ettiğini, oksijen deposu olduğu biliyoruz.
Bağımlılık yaratan etken maddeden arıtılmış kenevir bitkisinin de geliştirildiğini göz önüne alarak!
Recep Ali Aksoylu / 24.2.2024
KENEVİR EKİMİ ÇAYLIKLARI REHABİLİTE EDER Mİ!
-
Gündoğdu YILDIRIM
KÜÇÜK İNSANLAR
-
Nusret Kebapçı NATO KAFA…
-
Muazzez Toğrul
BABAM VE ALS FARKINDALIK GÜNÜ
-
Hüseyin TERZİ
BAŞARININ ÖDÜLÜ OLDUĞU GİBİ BAŞARISIZLIĞINDA BİR BEDELİ OLMALI!
-
İsmet KÖSOĞLU
TRT’DEN REZALET ve TOPRAK AĞASI KÜRT
-
Aydın MERTAYAK
Aslanın Kuyruğu ile Oynanmaz
-
Metin TOPÇU
42 YIL UNUTULMAYAN ARKADAŞLIK
-
Muhammet UZUN Adalet Mülkün Temelidir; Peki Temel Sağlam mı?
-
Bayram Arif TURAN
Sanayıcıler ,Ah Almayın ah mustahsılın Ahi tutacak.
-
Fatih Sultan KAR
ÇAY GELDİ RİZE ŞEN OLDU
-

Astrolog Michaela Astro'dan 23 Haziran Uyarısı: "Sözleriniz Kalp Kırabilir"
-

İYİ Parti Rize İl Başkanı Hacısüleymanoğlu'ndan Tandoğan Mitingine Davet
-

İki Dil, Tek Yürek: Hasan Peköz’den “Tez Gel” ile Yeni Bir Müzikal Yolculuk
-

Genel Sağlık-İş'ten Rize'de Sert Tepki: "Sağlık Emekçilerine Reva Görülen Adaletsizlik Kabul Edilemez"
-

Çaya Zam mı Geldi? Çaykur Tiryaki ve Rize Turist Fiyatları Neden Arttı?
-

Rizeli Milli Karateci Hüseyin Kabil Akdeniz Şampiyonu Oldu
-

ÇAYKUR Genel Müdürü Alim: "Stevia Rize'de Yetişmiyor, Fabrikayı Çalıştırmak En Büyük Arzumuz"
-

Hasan Uzun: "Karadeniz'e Kurulacak İki Fabrika Bölgenin Göçünü Tersine Çevirecek"
-

Çaykur Rizespor'da Gözler Taha Şahin'de! Süper Lig Devleri ve Avrupa Kulüpleri Takipte
-

Rize Valiliği’nde İki Önemli Atama
-

Rizeli Milli Karateci Hüseyin Kabil Akdeniz Şampiyonu Oldu
-

Modern Anadolu Rock’ın Yeni Sesi Serkaner’ den Zamansız Bir Yolculuk: “Harabe” Yayında
-

DİLEK TAŞCI AYAĞINDA KUNDURA İLE GELDİ
-

Eski Muhtar Mehmet Bükey Son Yolculuğuna Uğurlandı
-

Çaykur Rizespor Sol Bek Transferinde Sona Yaklaştı! Hedef Zakaria Ariss














