Eksik Kaldığımız Yer

Metin TOPÇU

19-07-2026 09:49

İnsan, hayata hiçbir zaman bütünüyle tamamlanmış olarak başlamaz. Hep içinde adı konulamayan bir boşluk, tarif edilemeyen bir özlem ve nereye ait olduğunu bilmediği bir arayış taşır. Yıllar geçer, yüzler değişir, şehirler eskir, mevsimler defalarca birbirini kovalar; fakat insanın içinde sessizce dolaşan o eksiklik hissi, çoğu zaman onunla birlikte yaşamaya devam eder.
Belki de bu yüzden insan, ömrünün büyük bölümünü kendini tamamlayacak birini ya da bir şeyi arayarak geçirir. Bir dostun samimiyetinde, bir sevgilinin gözlerinde, bir annenin duasında, bir babanın güven veren sessizliğinde ya da bir çocuğun masum gülüşünde eksik kalan yanını bulacağını zanneder. Oysa insanın en büyük yanılgısı, tamamlanmayı dışarıda aramasıdır. Çünkü dışarıdan gelen her şey, ne kadar güzel olursa olsun, gün gelir değişir. İnsanlar gider, yollar ayrılır, sesler susar ve alıştığımız bütün gölgeler bir gün üzerimizden çekilir.
Hayatın değişmeyen tek gerçeği, insanın en sonunda yine kendisiyle baş başa kalacağıdır.
İşte o an, bütün kaçışların bittiği andır. Kalabalıkların sustuğu, bahanelerin anlamını yitirdiği, yalnızlığın insanın yüzüne bir ayna gibi tutulduğu an... O aynada ne başkalarının sevgisi görünür ne alkışları ne de övgüleri. Orada yalnızca insanın kendisi vardır; bütün korkularıyla, pişmanlıklarıyla, umutlarıyla ve yaralarıyla...
İnsan, en çok kendi sessizliğinde tanır kendini.
Çünkü sessizlik, kelimelerin söyleyemediğini anlatır. Gecenin derinliğinde kimsenin duymadığı iç konuşmalar, insanın gerçek hikâyesini yazar. En büyük savaşlar meydanlarda değil, insanın kendi yüreğinde yaşanır. En ağır yenilgiler de başkalarına karşı değil, vazgeçtiğimiz kendi benliğimize karşı alınır.
Oysa insan sandığından çok daha güçlüdür.
Bir tohumun tonlarca toprağı yarıp güneşe ulaşması nasıl bir mucizeyse, insan ruhunun acılardan yeniden doğabilmesi de öyledir. Kırılmak, yok olmak değildir. Ağlamak, güçsüzlük değildir. Yorulmak ise vazgeçmek anlamına gelmez. Hayat bazen insanı öyle yerlerden sınar ki, kendini tamamen kaybettiğini zanneder. Fakat tam da o karanlığın içinde, farkında olmadığı bir güç sessizce büyümeye başlar.
Çünkü acı, doğru yaşandığında insanı küçültmez; derinleştirir.
Her kayıp, insana sahip olduklarının kıymetini öğretir. Her ayrılık, bağımlılık ile sevgi arasındaki ince çizgiyi gösterir. Her yalnızlık, insanı kendi sesini duymaya biraz daha yaklaştırır. Ve her düşüş, ayağa kalkmanın yalnızca bedensel değil, ruhsal bir eylem olduğunu hatırlatır.
Belki de olgunlaşmak, yaralarının tamamen iyileşmesi değildir. Belki olgunlaşmak, yaralarına rağmen yürüyebilmektir.
İnsan çoğu zaman eksik olduğunu düşünür. Oysa eksik olan kendisi değildir; eksik olan, kendine duyduğu inançtır. Çünkü kendine inanmayan insan, en büyük sevgiyi bile taşıyamaz. Kendini sevmeyen biri, başkasının sevgisinde huzur bulamaz. Kendisiyle barışamayan biri, dünyanın bütün güzelliklerine sahip olsa bile içindeki savaşı susturamaz.
Gerçek bütünlük, insanın kendini olduğu gibi kabul ettiği gün başlar.
Kusurlarını saklamadan, hatalarını inkâr etmeden, geçmişini sırtında bir yük gibi değil, yolunu aydınlatan bir öğretmen gibi taşıdığı gün... İşte o gün insan, başkalarının eksik bıraktığı yerleri değil, kendi inşa ettiği sağlam zemini görmeye başlar.
Hayat, kimseye kusursuz bir yol sunmaz. Herkesin payına düşen bir keder, bir bekleyiş ve bir imtihan vardır. Fakat aynı hayat, her insanın içine yeniden başlayabilecek kadar büyük bir umut da bırakmıştır. Umut, bazen tek bir nefeste saklıdır; bazen sabaha uyanabilme cesaretinde, bazen de "Henüz bitmedi." diyebilme gücünde...
İnsan, başkalarının omzuna yaslanarak biraz dinlenebilir; ama yoluna ancak kendi ayaklarıyla devam edebilir. Çünkü hiçbir el, insanı sonsuza kadar taşıyamaz. Bir gün herkes kendi yükünü kendi yüreğiyle taşımayı öğrenmek zorundadır.
Ve belki de hayatın bütün bilgeliği tek bir cümlede saklıdır:
İnsan, başkası tarafından tamamlanmaz; insan, kendini tanımaya cesaret ettiği ölçüde tamamlanır.
İşte o gün, eksiklik dediğimiz şeyin aslında bir yoksunluk değil, insanı kendine götüren sessiz bir davet olduğunu anlarız. O daveti kabul edenler, artık yalnızlıktan korkmazlar. Çünkü bilirler ki en güvenli sığınak, insanın kendi vicdanı; en sağlam dayanak ise kendi ruhudur.
Geriye dönüp baktıklarında, onları ayakta tutan şeyin başkalarının elleri değil, kendi içlerinde hiç sönmeyen o küçük ışık olduğunu görürler. O ışık bazen bir umut, bazen bir dua, bazen de sadece yeniden denemeye cesaret eden bir yürektir.
Ve insan, o ışığı bulduğu gün, artık eksik değildir. Çünkü kendine kavuşan insan, dünyanın en büyük yolculuğunu tamamlamıştır.
Selam ve dua ile…

DİĞER YAZILARI Asıl Ders Alındı mı? 01-01-1970 03:00 Çözümün Adresi İmperial Hastanesi 01-01-1970 03:00 42 YIL UNUTULMAYAN ARKADAŞLIK 01-01-1970 03:00 ÇAY-KUR GEREKİZ ELEŞTİRİLMEMELİ 01-01-1970 03:00 ÇAYDA KAPASİTE SORUNU VAR MI 01-01-1970 03:00 Mayıs 2026 Panorama 01-01-1970 03:00 İŞSİZLİK KADER Mİ 01-01-1970 03:00 Rize Erzurum Yolunda Neler Oluyor 01-01-1970 03:00 Samsun Sarp Demiryolu Devletimizin Gündeminde 01-01-1970 03:00 Dereyi Geçerken At Değiştirmek (2) 01-01-1970 03:00 Dereyi Geçerken At Değiştirmek 01-01-1970 03:00 MİLLETİN SİNESİNDEN ÇEKİLİN 01-01-1970 03:00 SARP SAMSUN DEMİRYOLU NEDEN ÖNEMLİ 01-01-1970 03:00 Özgür Özgür Değildi 01-01-1970 03:00 Şok Dalgaları 01-01-1970 03:00 FUAR MARKA BİR ETKİNLİK 01-01-1970 03:00 Değerlerimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Futbolda Karadeniz Dalgaları 01-01-1970 03:00 KOVUN BU ADAMI 01-01-1970 03:00 DAĞLARIN ÇOŞKUSU 01-01-1970 03:00 Mesafeler Kısaldı 01-01-1970 03:00 Kavuşma Zamanı 01-01-1970 03:00 Nisan Panoraması 01-01-1970 03:00 Haçla Hilalin Savaşı (2) 01-01-1970 03:00 Haçla Hilalin Savaşı 01-01-1970 03:00 Müjdeler Peş Peşe 01-01-1970 03:00 Hakem Hristiyandi... 01-01-1970 03:00 Keşmekeşin Ortasında Bir Garip 01-01-1970 03:00 “YOLCULUK VAR YARINA” 01-01-1970 03:00 Ramazan Fırsat Ayı 01-01-1970 03:00 ÇAYKUR'A MESNETSİZ KARALAMA 01-01-1970 03:00 Muhteşem Rize 01-01-1970 03:00 VAR’da Var Olamadık 01-01-1970 03:00 Bölgesel Değil Küresel Güç Türkiye 01-01-1970 03:00 Uraloğlu’ndan Hesap Sorulmalı 01-01-1970 03:00 RİZE ERZURUM YOLU KÖRDÜĞÜM OLDU 01-01-1970 03:00 ABD Silahları Nerede 01-01-1970 03:00 Ulaştırma Bakanı Hayal Satıyor 01-01-1970 03:00 Kısa Zamanda Ayağa Kalkan Suriye Ordusu 01-01-1970 03:00 Bu Memleket Düzelmez 01-01-1970 03:00 SAMSUN SARP DEVLETİN GÜNDEMİNDE 01-01-1970 03:00 Dünya ve Türkiye’de Çay Üzerine Bir değerlendirme 01-01-1970 03:00 Rize Artvin Hava limanı Yerinde Saydı 01-01-1970 03:00 Malatya Yanlışa İsyan Etti Kazandı. 01-01-1970 03:00 Rize Gürcistan’ın Vilayeti Mi? 01-01-1970 03:00 Güya Rizeli Bürokrat 01-01-1970 03:00 Bilal Ekşi Günah Çıkardı 01-01-1970 03:00 Yazık Değil Mi 01-01-1970 03:00 Siyasette Tersip Bentleri 01-01-1970 03:00 Zor Coğrafyada En Zor günler 01-01-1970 03:00 İstanbul’un Yüksek Tepeleri 01-01-1970 03:00 Alçaklar! 01-01-1970 03:00 Allah Akıl Fikir Versin 01-01-1970 03:00 Köhne Mikro Milliyetçi Kafalar (2) 01-01-1970 03:00 Köhne Mikro Milliyetçi Kafalar 01-01-1970 03:00 Siyasi Stepne 01-01-1970 03:00 İnnahtari Pentedur 01-01-1970 03:00 Uraloğlu’undan İbretlik Açıklama 01-01-1970 03:00 Şehir Hastaneleri Muhteşem (2) 01-01-1970 03:00 Şehir Hastaneleri Muhteşem 01-01-1970 03:00 Ankara Günleri 01-01-1970 03:00 Acilen Temiz Eller Operasyonu 01-01-1970 03:00 Siyasetimize Musallat Olanlar 01-01-1970 03:00 Çözüm Mecliste Mi? 01-01-1970 03:00 Heyet Başarılı Olacak Mı 01-01-1970 03:00 Hiçbir Şey! 01-01-1970 03:00 Dünya Başkenti İstanbul (5) 01-01-1970 03:00 Dünya Başkenti İstanbul (4) 01-01-1970 03:00 Dünya Başkenti İstanbul (3) 01-01-1970 03:00 Dünya Başkenti İstanbul (2) 01-01-1970 03:00 Dünya Başkenti İstanbul 01-01-1970 03:00 “İşte Gidiyorum Çeşmi Siyahım” 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanımız Samsun Sarp Yapılacak Dedi 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanımıza Açık Mektup 01-01-1970 03:00 Demir Yolumu İstiyorum (4) 01-01-1970 03:00 Çayın Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Türkiye ABD İlişkisinde Yeni Dönem (2) 01-01-1970 03:00 Türkiye ABD İlişkisinde Yeni Dönem 01-01-1970 03:00 İlber Ortaylı Bunadı 01-01-1970 03:00 Doğu Karadeniz’in Ortak Rüyası 01-01-1970 03:00 Milli Gurur Tablosundan Kesitler 01-01-1970 03:00 Çaresizlik Çok Fena 01-01-1970 03:00 CHP'de Bölünme İhtimali 01-01-1970 03:00 Topuk Dikeni Ofsayt 01-01-1970 03:00 Sıla-i Rahim ve Gurbet Üzerine 01-01-1970 03:00 Engellere Rağmen Uçuyoruz 01-01-1970 03:00 Küçük Dokunuşlar, Gelen Güzellikler 01-01-1970 03:00 Rizespor Güven Vermedi 01-01-1970 03:00 Demir Yolumu İstiyorum (4) 01-01-1970 03:00 SEFER BAKIR’IN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 Demiryolumu İstiyorum(3) 01-01-1970 03:00 Demiryolumu İstiyorum (2) 01-01-1970 03:00 Güney Kafkasya’da Tehlikeli Bir Sınav 01-01-1970 03:00 Demir Yolumu İstiyorum (1) 01-01-1970 03:00 SAMSUN SARP DEMİR YOLU ŞARTTIR 01-01-1970 03:00 Demiryolu Olmadan Kalkınma Olmaz 01-01-1970 03:00 Hareketlenme Yeterli Mi 01-01-1970 03:00 Büyük Şeytan Devrede 01-01-1970 03:00 İRAN KİMİNLE SAVAŞIYOR 01-01-1970 03:00 İRAN HAZIRLIKSIZ MI YAKALANDI 01-01-1970 03:00 GEVİŞ GETİRMENİN HİKMETİ 01-01-1970 03:00 HAİN Mİ SÜPER AHMAK MI 01-01-1970 03:00 Avrupa Hayalleri Kurabilirdik 01-01-1970 03:00 RİZESPOR’UN İLK ON ŞANSI VAR 01-01-1970 03:00 Yılın Davası Ne Durumda 01-01-1970 03:00 Türkiye ABD ilişkilerine Toplu Bakış 01-01-1970 03:00 RİZESPOR NİHAYET PATLADI 01-01-1970 03:00 Rizespor Kurtuldu Mu? 01-01-1970 03:00 Kümede kalma Savaşlarında Son Durum 01-01-1970 03:00 Tehlike Çanları Çalmaya Başladı 01-01-1970 03:00 Yaklaşan Tehlike 01-01-1970 03:00 Rizespor Ateşlendi Mi? 01-01-1970 03:00 BİLANÇO ÇOK AĞIR 01-01-1970 03:00