CHP Genel Başkanı Özgür Özel, siyasi partileri ziyaret ederek ara seçim yapılması için onlardan destek talep ediyor.
Çok az sayıda yerde yapılabilecek bir ara seçimin sonuçlarının genel seçmen iradesini yansıtması mümkün olmadığına göre, Özgür Özel’in bu gayretinin amacı nedir?
Belli ki Özel’in bu çabasının arka planında Ekrem İmamoğlu’nu milletvekili yapmak yatıyor. Etrafımızı saran ateş çemberi her haliyle ülkemizi etkilerken, İmamoğlu’nu milletvekili yapmaktan başka bir şey düşünemeyen ana muhalefet partisinin hali gerçekten içler acısıdır.
İmamoğlu sayesinde Genel Başkanlık koltuğuna oturan Özgür Özel, Silivri’den kendisine hangi emir geliyorsa o doğrultuda hareket etmek zorunda. Bugüne kadar bu doğrultuda yaptıklarının ne ülkeye ne de CHP’ye hiçbir yararı olmadı. Koca ana muhalefet partisi, hakkında onlarca suç iddiası bulunan ve yüzyıllarca hapis cezasıyla yargılanan bir isme mahkûm olmuş durumda.
Özgür Özel’in bu uğurda bugüne kadar yaptıklarının hiçbiri İmamoğlu’na hiçbir fayda sağlamadığı gibi, ara seçim turlarından da herhangi bir sonuç çıkması mümkün görünmüyor.
Ülkemizde ara seçimlerin nasıl, ne zaman ve hangi koşullar altında yapılacağı iki temel hukuk metniyle düzenlenmiştir. Bunlardan ilki Anayasa’nın 78. maddesi, diğeri ise 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’dur. Anayasa ara seçimin genel çerçevesini çizerken, 2839 sayılı Kanun ara seçimlerin zamanlaması, kapsamı ve istisnai durumlarına dair daha ayrıntılı hükümler içerir.
Buna göre ara seçimin yapılabilmesi için genel seçim tarihinden itibaren en az otuz ay geçmiş olması gerekir. Eğer Meclis’teki boş milletvekili sayısı toplam üye sayısının %5’ine (şu anki sistemde 30 milletvekiline) ulaşırsa, Meclis ara seçim kararı alabilir ve seçimler üç ay içinde yapılır. Bu seçimler yalnızca vekil sayısı eksik olan illerde veya seçim çevrelerinde yapılır.
Bir diğer istisnai durum ise, bir ilin ya da seçim çevresinin Meclis’te hiç milletvekilinin kalmamasıdır. Yani o bölgeden seçilmiş tüm milletvekilleri çeşitli nedenlerle görevden ayrılmış ya da milletvekillikleri düşmüşse, seçmenlerin temsili tamamen ortadan kalkar. Böyle bir durumda, bölgede vekil kalmamasının üzerinden 90 gün geçtikten sonraki ilk pazar günü o seçim çevresinde ara seçim yapılır.
İlgili mevzuata göre her şartta Meclis’in ara seçim kararı alması gerektiği ortadayken, AK Parti ve MHP’nin Meclis çoğunluğuna rağmen böyle bir karar alınması mümkün mü?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pazartesi günü Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, “Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken ya da ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum” diyerek Özel’in taleplerine kapıyı kapattı. Peki Özel ne yapmaya çalışıyor?
Bugüne kadar izlediği politikalara bakılırsa Özgür Özel’in, bundan böyle de İmamoğlu’nun direktiflerini yerine getirmekten başka bir gündemi olmayacak. Belli ki eğer CHP davasından gidişatı etkileyecek bir sonuç çıkmazsa, bu tablo seçimlere kadar değişmeyecek. İmamoğlu ne derse Özel onu yapmaya devam edecek..




















