HARFLERİ DİZDİ, RİZE’NİN HAFIZASINI YAZDI…
Tam 14 yıl oldu…
Bir yürek insanını, bir dostu, bir ustayı uğurlayalı…
Metin İslamoğlu yalnızca gazeteci değildi.
O, Rize basınının emekçisi, matbaacısı, mürettibi ve duayeniydi.
Zümrüt Rize Gazetesi’nde, Ardeşen’in Sesi’nde birlikte çalıştık.
Bana matbaada harfleri tek tek dizmeyi o öğretti.
Kurşun harflerden kelimeler, kelimelerden cümleler, cümlelerden gazeteler kurardı.
Bugün bir tuşla yazdığımız satırların arkasında nasıl bir alın teri olduğunu bize o kuşak öğretti.
Metin Ağabey, Rize’nin birçok gazete ve matbaasında yıllarca emek verdi. Gazeteciliği yalnızca bir meslek olarak değil, bir şehir hafızası ve sorumluluk olarak gördü.
Bugün onun ardından konuşurken aslında yalnızca bir insanı değil, bir gazetecilik kültürünü de anıyoruz.
Çünkü bazı ustalar gider…
Ama öğrettikleri kalır.
Ben bugün gazetemin başına oturduğumda, yıllar önce matbaada yanımda duran ustamı hatırlıyorum.
Kurşun harflerin arasında başlayan o dostluk, aradan geçen 14 yıla rağmen hâlâ yüreğimde.
Metin Ağabey…
Sen gittin.
Gazeteler değişti.
Matbaalar değişti.
Teknoloji değişti.
Ama senin bıraktığın iz değişmedi.
Rize seni unutmadı.
Ben seni unutmadım.
Allah rahmet eylesin.
Ruhun şad, mekânın cennet olsun.
Yattığın yer incitmesin ustam…
Bugün sana yazdığımız bu satırlar, belki de hayatımızdaki en anlamlı son manşet:
“METİN AĞABEY, SENİ HÂLÂ ÖZLÜYORUZ
Fethi KARADENİZ
Emekli Eğitim Müfettişi – Eğitimci-Yazar

























