Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
16 ŞUBAT Pazartesi 23:37

ÇAYIMIZ VE GELECEĞİ İÇİN TEDBİRLER

Adnan ONAY
Adnan ONAY
Giriş Tarihi : 15-01-2026 14:53

Dünyada, en çok para bırakan şeylerden biri olan sıvı içecekler yeni pazarlar edinmek için kıyasıya mücadele içindeler. Bunun için zincir cafe markaları üretildi. Bu markalar dünyanın birçok yerinde öne çıktılar ve peşlerinden yerel cafeleri sürüklediler.

Ülkemizde bu tür binlerce cafe var. Bir tür kıraathane/kahve kültürümüzün modern hali olan cafeler, yabancı sıcak içeceklerin temsilcileri oldular. Haliyle yerel cafelerde onları takip ettiler. Bugün orta yaş üstü insanları bu cafelere sokun orada sunulan içecek türlerinden sadece kahve ve çayı tanıdıklarını, diğerlerinin hiçbirinin adlarını dahi bilmediklerini göreceksiniz.

Hala bu tüketim pazarı oturmuş değil ve yeni yeni ürünler kendilerine yer bulmaya çalışıyorlar.

Dünyada, bu içecek çeşitlerinin içinde en önde olan kahve ve çeşitleridir. Ancak Türkiye’de durum tersinedir ve çay tüketimi baştadır. Kişi başı çay tüketimi: yılda yaklaşık 3,5–4 kg

iken, kişi başı kahve tüketimi: yılda yaklaşık 1–1,2 kg civarındadır.

Diğer içeceklerin çayı tahtından indirmesi için çok uğraşılmış olsa da bunun başarılması mümkün olmadı. Diğer içecekler pazarını büyütürken çay tüketim pazarı da büyüdü. Ve bu pazar git gide daha da büyüyor. Bu durum gözlerin Türkiye çay pazarına dikilmesine yol açıyor. Herkes bu çok kârlı olan pazardan pay almak istiyor ve kıyasıya bir yarış söz konusu..

Bu yarışın birçok aktörü var;

Başlangıçta Türk çayının tek adresi Çaykur’du. Sonrasında çay, özel sektöre de açıldı. Türk çayının üretimi ve tüketimi arttı.

Bu arada bilhassa Doğu illerimizde de kaçak çayların pazar payı büyüdü. Bu çaylar kaçak yollarla geldiği için Türk çayından ucuzdu. Bir tür kaçakçılık üzerinden gelire dönüşen yabancı menşeli çaylar bu bölgelerde damak tadı oluşturdu ve kökleşti.

Diğer yandan Türk çay sektörüne giren bazı özel firmalar Çaykur çaylarının oluşturduğu damak tadını değişime zorlayarak pazar payını büyütme hedefiyle Türk çayı ile yabancı çayları harmanlayıp kendi markalarıyla piyasada yer edinmeye çalıştılar. Bugün, çay tüketim pazarına baktığımızda artık yabancı menşeli çaylar (resmî/gayri resmî) önemli bir pazara sahip.

Çoklaşan tüketici tercihleri nedeniyle de pazarda her tür aktör boy gösteriyor.

Gıda sektöründeki bir çok üründe olduğu gibi çay tüketim pazarında da sahtekarlar, hilebazlar, kaçakçılar, kolay kazanç elde etmek isteyenler bu pazarın içindeler ve (tabir caizse) uzun yıllardır bu pazarda at oynatıyorlar..

Bugün, çay tüketim pazarındaki mevcut tabloya bakılınca şu manzaralarla karşılaşırız;

-Piyasadaki en pahalı Türk çayı olan Çaykur çaylarında git gide kalitenin düştüğü, mücadele edilse de sahte Çaykur paketlerinin içinin kalitesiz çay doldurulup piyasa sürüldüğünün devam ettiği..

- Çay atıkları, çay çöpleri ve 4. Sürgün denilerek koparılan odunsu çayların içine boya ve diğer renklendirici vs gibi ürünler katılarak elde edilen çayların satılmakta olduğu

- Türk Çayı ile İran çayı gibi şeklen Türk çaylarına benzeyen çayların harmanlanmasıyla oluşturulan çayların piyasaya sürüldüğü

- Resmî yollarla ülkeye giren, ithal edilen markalı, yüksek fiyatlı patentli çayların pazar büyüttüğü

- Markalı yabancı çay paketlerinin sahtesini üretip, içine başka çaylar konulup, aynı fiyatlardan satışa sunulduğu

- Türk markası olup, içine ithal çayların konduğu ve yabancı çay diye Türkiye’de satılan çayların olduğu

- ihraç kaydıyla ithal edilip,Türkiye’de organize sanayi ve serbest bölgelerde paketlenen çayların yurt içinde de bir şekilde satışa sunulduğu

- Kaçak yollarla yurda sokulup hem yabancı markayla, hem Türk patentli yabancı isimli markalarla satılan çayların olduğu

- Çeşitli isimler altında açık olarak satılan çayların olduğu…

tespit edilmiş gerçekler…

Buradan bir sonuç çıkararak çay tüketim pazarında mevcut durum için şunlar söylenebilir;

-Türkiye çay tüketim pazarı cazip hale geldiği için rekabet kızışıyor

-Ülkeye kaçak çay girişi devam ediyor

-Özel sektörün yanı sıra Çaykur da beklenilen kalitede çay üretemiyor ve bu durum kaliteli çay arayışını hızlandırıyor.

-Çay sektöründeki bazı özel kuruluşlar kaliteyi yükselterek para kazanmanın zor olduğunu gördükleri için, az maliyetli, kolay kazançlı boyalı/hileli çay üretme yolunu tercih ediyor. Ayak uyduramayan piyasadan çekiliyor.

Öte yandan; her zaman sorun olan ülkemize kaçak olarak giren çay yollarına bakarsak;

- Serbest bölgeler; Art niyetli firmalar yabancı menşeli çayları ihraç kaydıyla serbest bölgeye indiriyorlar, burada paketleyip yurt dışına satacaklarını beyan ettikleri için yüksek vergi ödemiyorlar. Türlü yollarla ihraç edilmiş gibi gösterdikleri bu çayları Türkiye’de satıyorlar.

- Kara yoluyla transit geçiş yani başka ülkeye çay götürdüklerini beyan ettikleri çayları içeride satıyorlar. Bu tırların plakaları başka tırlara takılıyor ve gümrüklerden çıkIş yapıyor. Bazın çay tırlarının izi bulunamıyor veya sınırlardan çıkmış gibi görünüyorlar.

-Bilhassa Doğu sınırlarımızdan at, eşek sırtında diğer kaçak ürünleri gibi çay getiriyorlar.

-Sınır ticaretinden çıkarılmış olmasına rağmen kontrollerden bir şekilde geçerek yolcu beraberinde yurda sokulan yabancı çaylar var.

-Eksik ve farklı beyanda bulunup gümrüklerden bir şekilde fazla çay geçiriyorlar.

-(Geçmişte ortaya çıkarılan gümrük rüşvetlerinden anlaşıldığına göre)Bir tek faturayla onlarca çay dolu tır yurt dışından yurda sokulduğu öne sürülmüştü.

Bu ve benzeri yöntemlerle her yıl ülkemizde ürettiğimiz kuru çayın üçte biri kadarının da yurt dışından kaçak olarak yurdumuza girdiği tahmin edilmekte..

PEKİ BUNLARI ÖNLEMEK İÇİN NELER YAPILMALI

Öncelikle;

-Harmanlanmış çayların içindeki çaylar ve oranları paket üzerinde belirtilmelidir.

-Açık çay satışları yasaklanmalıdır. Zira bunların denetimi hassas şekilde yapılmadığı İçin menşeleri belirsizdir.

-Bireysel analiz için analiz merkezleri kurulmalı, satın aldığı çaydan kuşkulanan kişi bunu ücretsiz tahlil yaptırabilmelidir.

-Piyasada yabancı isimle satılan çayları da ilgili bakanlık tahlil etmeli, içlerinde ne olduğu kamuoyuna açıklanmalıdır. (Bugüne kadar bakanlık sadece bazı Türk markalı çayları tahlil ederek içlerinde boya ve katkı maddesi olanları teşhir etmiştir.

Oysa, yabancı markalı çayların içinde sağlığa zararlı her türlü katkı maddesinin olduğu iddia edilmektedir.)

-Marka kontrolleri sıklaştırılmalıdır. Bazı firmaların paketlerinin sahteleri basılmakta içleri kötü çayla doldurulmaktadır. Bu durumdan vaktiyle Srilanka çay konseyi bile şikayetçi olmuş, açıklama yapmıştı

-Kaçak çayları satın alanlarla, onlarla işbirliği yapanların tespiti halinde sektördeki faaliyetleri yasaklanmalıdır.

-Çay kaçakçılarına verilecek cezalar artırılmalıdır.

-Çayın güvencesi olan Çaykur ikinci satıcıya paketsiz, torba çay satmamalıdır.

-Gerek gümrüklerde, gerekse çay fabrikalarında, paketlemelerde denetimler sıkılaştırılmalıdır.

-Türk çayı paketleyen paketlemeler çay ihtisas gümrüğünün olduğu bölgede olmalıdır.

-Kuru çay üretimi damak tatlarına uygun şekilde çeşitlendirilmeli, pazardaki yabancı çayın pazarı daraltılmalıdır. (Böylece bu pazarın kaçakçılar için cazibesi kısmen azalacaktır.)

Bu tedbirler daha da çoğaltılabilir.

Önemli olan bu mücadelede kararlı olmak,çayımızın geleceğini kurtarmak için çözüm yolları aramak..

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI RİZE UYUMAYA DEVAM ETSİN! MEVSİMLİK İŞÇİLER VE ÇAYKUR 24 OCAK KARARLARININ AÇTIĞI YOL ÇAYIMIZ VE GELECEĞİ İÇİN TEDBİRLER RİZE’Yİ MODERN BİR ŞEHİR HALİNE GETİRMEK OVİT TÜNELİ ÖLÜ YATIRIM (MI) MİLLET BAHÇESİ YAPILIYOR, DAL-ÇIK NEREDE İHALE İPTAL..RİZESPOR BAŞKANI İBRAHİM TURGUT, FENERBAHÇE ARSASIYLA İLGİLİ İHALENİN İPTALİNİ İSTEDİ DEAŞ VE BENZERİ SİLAHLI ÖRGÜTLERİN KAYNAĞI KURUTULMALI RATEM’DE YÖNETİM DEĞİŞMİŞ! RİZE PTT BAŞMÜDÜRLÜĞÜNÜN KALDIRILIP, TRABZON BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE BAĞLANACAĞI İDDİASI TEPKİLERE YOL AÇTI ASGARİ ÜCRET BEKLENENİN ALTINDA , ZAMLAR İSE ATAKTA ŞAMİL TAYYAR’IN SON AÇIKLAMASI GÜNDEM OLDU! LOJİSTİK ADINA YAPILACAK KAMULAŞTIRMALARDA MAĞDURİYETLER OLUŞMAMALI ALİYA’NIN GÖZÜYLE ŞEHİR VE KÖY VERGİ VE CEZA CENNETİ OLDUK CEZALAR ARTARKEN,TAHSİLATLAR AZALIYOR BOYALI ÇAY KONUSU; KAŞ YAPARKEN GÖZ ÇIKARMAMALI ŞAPKA OLAYLARINDA HAMİDEYE GEMİSİ RİZE’Yİ BOMBALADI MI CUMHURBAŞKANLIĞINI RİZE’DEN TRABZON’A ALACAKMIŞ! PAPA ZİYARETİNİN TÜRKİYE AÇISINDAN ÖNEMİ ŞEHİR AİDİYETİ VE FENERBAHÇE AŞKIMIZ TEHLİKELİ TİPLER TABLO GÜZEL AMA EKSİK Arıkan Pazar Günü Rize de AK PARTİ RİZE İL BAŞKANI YILMAZ KATMER, BUNGALOV SAHİPLERİYLE BİR ARAYA GELDİ ÇAYDA KALİTE ARTIRIMI İÇİN TEKNOLOJİ-YATIRIM DESTEĞİ SÜRÜYOR RİZE’DE SİYASET ZORDUR RİZE'NİN KALKANDERE İLÇESİNE HAKSIZLIK YAPILIYOR CHP' de Kayyum Engellenebilecek mi? ÜST KİMLİK SAHİ HİKMET AYAR NEREDE? Ekrem İmamoğlu, CHP’nin Belediye Başkanı değil, gölge Genel Başkanı! Ekrem İmamoğlu, CHP’nin Belediye Başkanı değil, gölge Genel Başkanı! RİZELİ REKTÖRE RİZEDEN DÜŞMANLIK YAPANLAR! EMİN ŞİR, BU KEZ DE İLGİNÇ BİR ROMANLA OKUYUCUNUN KARŞISINDA: ELA ROSA Bazı arkadaşlar RTEÜ’deki olaya neden değinmediğimi soruyorlar. GASSAL. BU BİR DİNİ DİZİ DEĞİL SEYREDEN KENDİNİZDEN BİRŞEYLER BULACAKSINIZ RİZE Eski Belediye Başkanlarından Bülent Koç, ölüm yıldönümünde anılıyor. Bu vesileyle REVAK için hayatını yazmıştım… Hilafet Krallık değildir. Kıbrıs Barış Harekâtının Kararını Ecevit Değil Erbakan Vermiştir. GENÇLERE TAVSİYEMDİR; SİYASET HAYAL KIRIKLIĞIDIR, BUNU UNUTMAYIN! İŞİN ÖZÜ RİZE’YE FETÖCU VALİ GÖNDERME AMACI Milletvekilliğini sürdüren emekli vekillerimizle aramızda yaklaşık 20 kat fark var. MEHMET ŞİMŞEK NE YAPACAK? Deprem değil, tedbirsizlik öldürür FAİZ VE ENFLASYON