Kamu yönetiminin temel varlık sebebi adalettir.
Resmi evraklar saklanıp sahte ifadeler uydurularak, hatta disiplin ve idari soruşturma aşamalarında personelin kendi beyanından tamamen farklı, söylemediği hususlar sanki ifadesinde varmış gibi ifadeler değiştirilerek ya da gösterilierek sahte bilirkişi raporları düzenlenerek, üstelik kendi disiplin raporlarındaki "defterde ismi olmayandan para geri tahsil edilir" kuralı bile tam tersine işleterek usulsüzlüklerin faturası mağdura kesilmiştir olayımızda.
Eşimin yaşadığı süreçte yaşananlar asla ve asla basit bir "nöbet ücreti" meselesi değildir.
Olayın özü; idari süreçlerde derinleşen kurumsal usulsüzlüklerin üzerini örtmek ve gerçeği saklamak için, idaredeki birilerinin masum, işinde gücünde, hakkaniyet sahibi insanlarla kasten uğraşması ve gerçekten görevini yapana karşı açık bir düşmanlık beslemesidir.
Yaşlılarımızın ve yatalak hastalarımızın yanına samimiyetle gidip yaralarına merhem olan dürüst kamu görevlilerine bu derece husumet duyulması; vazifesini yapmayıp görevden kaçanların ise koruma zırhına büründürülmesi insan olan herkesin vicdanını derinden yaralamaktadır.Birde bu durumu bir başarı hikayesine dönüştürme çabası da insanın vicdanını derinden yaralayan başka bir durumdur.
Bizim verdiğimiz mücadele; sadece eşimden haksız yere alınan nöbet paralarının veya yaşanan mağduriyetlerin mücadelesi değildir. Bu mücadele; asılsız kurgular, organize iftiralar ve gizlenen deliller yüzünden dürüst ve masum insanların çok ciddi maddi/manevi zararlara uğratılabileceği, hatta özgürlüklerinden mahrum bırakılarak ciddi hapis cezalarıyla karşı karşıya kalabileceği son derece tehlikeli ve vahim ,çabaların ve hataların ifşasıdır.
Evrak sihirbazları ve taraflı idareciler karşısında bu gerçeği haykırmak, masum insanların kurgusal iftiralarla hayatlarının karartılmasına izin vermemek hepimizin boynunun borcudur.
Bu yazdıklarım geçmişte olan şeyler. Ama tesiri şu anda bile ailece bizi etkisi altında bırakmaktadır. Bir masuma iftira atmak bu kadar kolay mı? Emeğine çökmek bu kadar basit mi? Onlarca maddi manevi zarara sokmak nasıl bir keyif veriyor onlara. İftira atarak keyif alıyorlar anlaşılan.
Koltuk sevdası , şan ,şöhret için insanlara nasıl zararlar veriyorlar anlatamam.. Gayet profesyonller ,gayet rahatlar.
İftira atmaktan ben çok korkarım. Ama onlar için iftira atmak bir meslek halini almış sanki.
"İftira edenin ahı yeri göğü deler, ocağını tütmez eder."





















