Bir tarafta "apo" bir tatafta "papa" , havada uçuşan barış güvercinlerine bakın siz.
Papa “Türkiye, adil ve kalıcı barışın hizmetinde halklar arasında istikrar ve yakınlaşma kaynağı olsun” çağrısında bulundu...
Öcalan'ın 'Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı' başlıklı açıklaması, tüm özgürlük ve demokrasi güçlerinin yolunu aydınlatan "çağın manifestosu" olarak nitelendirilmişti.
Apo terörist listesinden çıkartılıp , Nobel Barış ödülüne aday gösterilirse hiç şaşmayalım demişlerdi.
Gencecik askerler ,polisler ,öğretmenler ,çoluk çocuk , mazlum ,gariban bu Dünyadan vahşice katledilerek göç edip gittiler.Yaşam hakları ellerinden alınırken kimse ne olup bittiğini sormadı bile.
Apo için ise "Umut hakkından " bahsediyorlar oysa ki...
Bu kadar ucuz değil mazlumun ,şehidin kanı...
Sezai Karakoç üstadımız ne demişti:
Onlar sanıyorlar ki,Biz sussak mesele kalmayacak
Halbuki biz sussak, tarih susmayacak..Tarih sussa, hakikat susmayacak.
Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.Halbuki bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar.
Vicdan azabından kurtulsalar,Tarihin azabından kurtulamayacaklar.Tarihin azabından kurtulsalar,Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar.”
Geleceğimiz hakkında karar alma sürecinde , en kötü kararları bizim yerimize alırken bile ,çılgınlar gibi sevinmemizi bekliyorlar oysa ki.






















