Uluslararası Motosiklet Federasyonu (FIM) tarafından en prestijli ekstrem spor organizasyonları arasında yer alan Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası - SNX Türkiye, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Rize Valiliği ve Türkiye Motosiklet Federasyonu ev sahipliğinde Rize Handüzü’nde gerçekleştirildi. Dünyanın en iyi snowcross sporcularının yarıştığı şampiyona, 31 Ocak- 1 Şubat tarihleri arasında Güneysuya bağlı olan Handüzü yaylasında yapıldı.
2026 Yılının ilk Dünya Şampiyonası olma özelliği taşıması , spor turizminin dünyada daha fazla ilgi görmesi ve Rizemizin bu alanda ilgi odağı olması açısından önemli bir organizasyon olduğu vurgulanmakta.
Bende şahsen ,aylar öncesinden profesyonel hazırlıkların yapılması , sporcuların konaklayacağı alandan tutunda ,organizasyonun birçok ayrıntısının düşünülmesini gerçekten anlamlı buluyorum. Bu tarz organizasyonları da gerçekten bende çok önemsiyorum. Ancak herşeyin bir zamanı var ve zamansız yapılan bir organizasyon olduğunu düşünüyorum.
DÜNYA KAR MOTOSİKLETİ ŞAMPİYONASI BİRAZ ZAMANSIZ OLDU SANKİ.
Bu tür organizasyonlar düşünülürken , zaman ,zemin ve ekonomik ortama göre hareket etmekte fayda olduğunu düşünüyorum.
Şöyle ki , ekonomik sıkıntıların vatandaşın belini büktüğü bir zaman diliminde , adeta bu tür kaygılardan uzak bir kesime hitap eden bir organizasyon olarak geldi bana. Ekonomik verilerin sürekli ikaz verdiği bir dönemde bu organizasyona ne kadar para harcandığı hiç gündeme getirilmedi.
Zemin olarakta , vatandaşın katılımını artırmak için ne tür kolaylıklar sağlandığı da çok açık değil. Ulaşım konusunda , araç kaldırıldı ama oraya giden vatandaşın yeme - içme ,konaklama ,istirahat gibi basit konular pas geçildi sanırım.
Ekonomik olarakta hazır olmadığımız organizasyonlar ile karşı karşıyayız. Özellikle ekonomik sıkıntıların hatrı sayılır şekilde vatandaşımızı üzdüğü bu zamanlarda , kültürel etkinliklerinde uyumlu olması gerektiğini düşünüyorum.
Mesela kar sporuna , evinin doğalgaz faturasını ödeyemeyen yahut evini ısıtamayan bir ailenin bakış açısı çok olumlu olmayacaktır. Çocuklarını bu soğukta okula gönderen bütçesi kısıtlı ailelerin , çocuklarının üst- başına bişey alamazken , bu organizasyonlara ilgi ve alakadan ziyade , içten içe bir küskünlük duyacağını düşünüyorum.
BU TÜR ORGANİZASYONLAR UNUTULMAYA YÜZ TUTAN YAYLACILIK KÜLTÜRÜMÜZÜ , MALESEF BİR EĞLENCE KÜLTÜRÜNE EVRİLMESİNE NEDEN OLACAĞINDAN ENDİŞE ETMEKTEYİM
Rahmetli vali Recep Yazıcıoğlu nun meraların ve yaylaların ıslahı konusunda çabalarını ve açıklamlarını dinlemiştim.
Gerçekten de yaylalarımız ve meralarımız uzun süredir ihmal edilen ve bir toplumun kültürel hafızasının yok olduğu sahalardan en bariz yerler olduğunu görmektryiz.
Halbuki , kar motosikletleri ile yarış organşzasyonu yerine kışın yaylada kalacak olan insanların bu tür motosikletlerle hayatlarının kolaylaştırılacağı , hayvancılığın kapalı ahır siteminde değil de yaylalarda salma hayvancılık şeklinde yapılabileceği , klasik çoban kültürü ile değilde inkanları teknolojik yeniliklerle desteklenen ,yeri geldi dron desteği yeri geldi barınma yeri geldi araç destekleri ile çobanlık kültürüne farklı bir bakış açısı getirilip , yaylalar ve meralar eski görkemli üretim sahaları haline getirlebilir.
ABD de yüzmilyon baş büyük baş hayvan var. Bir büyükbaş hayvanın en az 3000 Euro olduğu düşünülecek olursa , üçyüz milyar Euroluk bir sektörden bahsetmiş olunacaktır. Bunun yem sanayi , süt sanayi , yerli makine ve ekipmanlarında üretileceği düşünülecek olursa , devasa büyüklükte bir ekonomik hacim oluşturacağı anlaşılacaktır.
Bu anlamda , yaylacılık kültürü unuttrulmamalı , bilimsel ve teknololik yatırımlarla kültürel olarak farklı bir konuma oturtulmalıdır. Daha söylenecek bir sürü şeylerde var.
DÜNYA KAR MOTOSİKLETİ ŞAMPİYONASI ORGANİZASYONU ÖNEMLİYDİ AMA ÇOK ÇOK DAHA ÖNEMLİ ŞEYLER HALEN DAHA NİÇİN ÇÖZÜM İÇİN BEKLİYOR.
Ülemizde en büyük sorun işsizlik. Yukarıda belirttiğim gibi hayavancılık anlamında farklı bir bakış açısı farklı bir soluk katılabilir uygulamalara.
Diğer tataftan ÇAYKUR, Düzce Gölyaka’daki fabrikasında cam şişe ve pet bardak su üretimi için tüm hazırlıklarını tamamladığını duyurmuş. 33 ve 75 cc ambalajlı ürünler, kısa süre içinde piyasaya çıkacağı belirtilmiş. Bence çok güzel bir hamle. Ancak bu yatırımın benzeri Rize de neden yapılmadı. Ya da ilk önce yatırım için Rize niye tercih edilmedi. Rizemizin tatlı su kaynakların ne denli kaliteli olduğu bilindiği halde neden es geçildi.
Ayder de teleferik yapılmasında duyulan heyecan neden fabrikalar açılması için duyulmuyor. Gençlerimiz işsiz. Rizemizi gençler terk etmesin. Artık çayın bir gelir olma özelliği de kayboldu.
Kar motosikleti şampiyonası yanında vatandaşta , bir organizasyon düzenlerse hiç şaşmamak gerek. Mesela herkes naylon ,muşanba , şamyel ne varsa karda kaymaya gitmesi lazım. Kar motesikletimiz yoksa bile , naylonlarımız var kayabileceğimiz demesi lazım.
Vatandaşımızın ekmeği yoksa pasta yesin der gibi bir tutum sergileniyor artık. Bu kadar vatandaştan kopuk olunmaz ki...














