ÖN ÖDEME UYGULAMASI İLE İLGİLİ EDİNDİĞİM BİLGİLER ŞUNLARDIR
7571 Sayılı ve "11. Yargı Paketi" ile 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75. Maddesinde yer alan önödeme kurumuna ilişkin hükümdeki değişiklik ile Hakaret suçu önödeme kurumu kapsamına dahil edilmiştir. Ancak suçun kamu görevlisine karşı işlenmesi halinde önödeme uygulanmayacaktır.
Değişiklik, Resmi Gazete’de yayım tarihi olan 25/12/2025 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Yine aynı Kanunun 16. maddesiyle; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.253/3 metnine soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olsa dahi hakaret suçunda (125 inci maddenin ikinci fıkrası) uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği eklenmiştir.
TCK 125 /2 şikayete tabi ama uzlaşmaya tabi değildi. Madde içeriği " Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur." denilmektedir.
Bu anlamda artık bu madde de ön ödeme kararına tabi tutulmuştur.
Fail; TCK m.125/2’de öngörülen hakaret suçunu işlerse, yani hakaret suçunu oluşturan fiil sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlerse, suç önödeme kapsamında yer aldığından TCK m.75’e ilişkin hükümler uygulanacaktır. Yine aynı suçun, 3. fıkrasının (b) ve (c) bendi kapsamında ve/veya 4. fıkrasında yer alan nitelikli halleri ile işlenmesi durumunda da önödeme hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir.
Yani ;125. Maddesinin 3 fıkrasında geçen,
"b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz." hükmü ile
125. Maddenin 4 fıkrasında geçen
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) "Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır." maddeleri ön ödeme kararına tabi tutulmuştur.
Yalın haliyle, Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesine göre hakaret suçunun alt sınırı 3 ay hapis cezası öngördüğünden , Ön ödeme uygulamasında her bir gün için 100 TL esas alınır. Buna göre 3 ay (90 gün) × 100 TL = 9.000 TL ön ödeme tutarı hesaplanır.
Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye Kanunda belirlenen ölçütlere göre hesaplanan para miktarı önödeme teklifi şeklinde tebliğ edilir. Yapılan tebliğden 10 gün içinde teklifin kabul edilerek ödenmesi halinde, fail hakkında kamu davası açılmaz ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir.
TCK m.75 kapsamına giren suçların 5 yıl içinde tekrar işlenmesi halinde, fail hakkında aynı suçtan dolayı önödeme uygulanmaz. Burada "ön ödeme" uygulamasının sınırsız olduğu düşüncesine kapılmamak gerektiği önemle vurgulamak gereklidir.
ÖN ÖDEME UYGULAMASI İLE İLGİLİ KAYGILARIMIZ
Herşeyden önce yürülüğe konulan bu uygulamanın iyiniyetle hazırlandığından hiç şüphemiz yoktur.
Yargı yükünün hafiflemesi , hakaret suçunun ticari bir kazanca dönüştürülmemesi gibi düşüncelerle yürürlüğe girmesi anlaşılabilir bir durumdur.
Ancak , kişilerin masumiyetlerini ispatlamak yerine uzun uzadıya yargılamalarla boğuşmamak için ödeyip kurtulmayı seçeceklerini düşündükçe adil yargılama ilkesine aykırı olduğunu düşünüyorum.
Aynı şekilde yargılamadan kurtulmak için masum olduğu halde, ön ödeme uygulamasını tercih eden bir kimsenin , 5 yıl içinde gerçekten hakaret suçunu işlemesi durumunda kendisine verilen 1. hakkı boşa kullandığı gibi bir durum ortaya çıkacaktır.
Diğer bir husus , kişinin geçmişte sürekli bu suçu işlemesi ve sabıka durumunda mahkeme hakiminin alt sınırdan uzaklaşması gibi bir yetkisi varken , salt bu düzenleme ile alt sınırdan ön ödeme uygulamasından yararlanma imkanı tanınmış olacaktır.Hatta geçmişten beri tekrar eden suç alışkanlıkarından ötürü mükerrirlere özgü infaz edilmesi gereken hakaret suçu , ön ödeme ile sonuçsuz bırakılacaktır.
TCK 129. Maddede geçen , hakaret suçunun haksız bir fiile karşı işlenmesi halinde 1/3 e kadar cezada indirim yapılacağı gibi ceza verilmekten de vazgeçilebileceği ,kasten yaralma suçuna tepki olarak işlenemsi durumunda ceza verilmeyeceği , karşılıklı hakaret suçunda ,cezada indirim yahut ceza verilmekten vazgeçileceği gibi hususlar , kovuşturma aşamasında açıklığa kavuşturulması gereken konularken , ön ödeme uygulamasına tabi tutulma ihtimali dahi hukukilikten uzak bir durumu beraberinde getirdiğini düşünmekteyim.
Hakaret suçunun ön ödemeye tabi tutulması , "parası olan hakaret edebilir" algısını da beraberinde getireceği endişesindeyim. Öyle hakaret içeren sözler vardır ki , iki aileyi birbirne düşüren , insanların birbirleriyle ölesiye kavgaya tutuşmasına neden olan ve hatta insanların birbirlerini boğazladığı vakalarla oldukça sık karşılaşmaktayız. Üstelik böyle ciddi sonuçlar doğuran hakaret içerikli sözleri ciddi tahrik indirimi nedeni sayarken , ciddi hakaret eylemlerini ön ödeme uyglamasına tabi tutmak bence bir çelişki içermektedir.
Mesela ilgili sayın Yargıtay Başkanlığı kararında ,
"Maktulün eylemi sanığa hakaret etmekten ibarettir. Hakaretin oluşturduğu haksız tahrik altında maktulü öldüren faile 15 yıl ceza verilmiştir. TCK’nın 29. maddesine göre faile haksız tahrik nedeniyle 12 yıl ile 18 yıl arasında bir ceza belirlenmelidir. Mağdurun hakaretten ibaret eylemi nedeniyle ceza verilirken en asgari oranda indirim yapılarak faile 18 yıl ceza verilmelidir ( Yargıtay 1. Ceza Dairesi – Karar No: 2014/3973). "şeklinde kararda bekirtilmektedir.
Kasten öldürme suçu Türk Ceza Kanunu'nun 81. maddesinde düzenlenmiş olup İlgili maddeye göre “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” denilmektedir oysa ki.
Hakaret eylemi eğer ön ödemeye tabi olabilecek kadar önemsenmeyecek küçücük bir olaysa , tahrik indirimi yapılırken neden çok ciddi indirim yoluna gidilmektedir.
Muhakkakki tahrik indiriminin metotdolojik bir gerekçesi vardır. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki , hakaret suçlarının yargılamaya tabi tutulması da insanlardaki öfkeyi bir nebze azaltmakta ve büyük suçların işlenmesinin de önüne geçtiği kanaatindeyim.
Şimdi parasal gücü olan herkesin parası olmayanlara hakaret etme hakkı varmış gibi olumsuz bir düşünce hasıl olmaktadır herkeste.
HAKARET SUÇUNDA ÖN ÖDEME UYGULAMASINA İLİŞKİN DÜŞÜNCELERİMİZ.
Hakaret suçunun ticari bir kazanç yolu olarak düşünüldüğü hususu genel anlamda gerçeği yansıtmamaktadır.
Hakarete uğrayan kişi yargılanan kişi hakkında ,manevi tazminat davası her halükarda açabilmektedir. Bu davalarda uygulanacak tazminat miktarı tarafların ekonomik ve sosyal durumuna göre değişecektir. Ön ödeme uygulaması tazminat davalarında "maddi gerçeğin araştırılmasında " asliye hukuk mahkemelerine ek bir delil külfeti getirecektir sadece. Asliye Ceza Mahkemesinin yapacağı delilerin toplanması sürecini ve maddi gerçeğin araştırılması hususunu şimdi Asliye Hukuk Mahkemeleri yapacaktır.
Hakaret suçunun eski durumda ,ticari kazanç olarak düşünülmesinin nedeni , Asliye Ceza Mahkemelrinde yargılama sürecinde avukat ile takip edilmesi durumunda uygulanan maktu vekalet ücreti uygulamasından kaynaklanmaktadır.Şu anda asgari avukatlık ücreti 45 .000 Tl dir. Ön ödeme uygulaması olmasa idi ve yargılama olsa idi bu tutarı sanık ödemek zorunda kalacaktı. Bu tutarın icraya konulması durumunda rakam icra masrafları ile birlikte 55.000 Tl yi bulabilecekti.
Burada , topluma mal olmuş kişilerin haberleri yapıldığında bu kişiler hakkında yapılan hakaretler ilgili avukatlık ofislerince taranıyor ve hakaret suçunu işleyenler hakkında onbinlerce davalar açılıyordu.
Hatta bu konuda bir sektör oluşturulduğu ve topluma mal olmuş ünlü kişilere ilgili avukatlık ofislerinin ciddi paralar vererek vekaletlerini aldığı belirtilmektedir. Burada her bir basit hakaret dosyası için vatandaş sadece ceza dosyası için şu anki parayla 55.000 Tl para ödemek zorunda kalacaktı.Açılacak manevi tazminat davası bu rakamdan hariç olacaktı.
Bir sorunun çözüme kavuşması için soruna neden olan konuya yoğunlaşmak gerekir. Bir kere bu tarz hakaret dosyalarına dosya üzerinden hakimin karar verip , vekalet ücretinin de dilekçe ücreti ile sınırlandırılması hususu mevzuata eklenebilirdi. Daha sonra itirazlar savcılık aşamasında toplanan delillere yeni deliller eklenecek iddiları var ise mahkeme taktiri ile gerekirse duruşma açılırdı. Ya da itirazlar yine dosya üzerinden değerlendirilirdi.
Eğer dosya üzerinden verilen kararlarda vekalet ücreti ,dilekçe ücreti ile sınırlandırılmış olunsa idi , ön ödeme uygulaması gibi bir uygulamaya da gerek kalmazdı.Birçok avukatlık ofisi de topluma mal olmuş kişileri amiyane tabirle ayartma yolunu seçmezdi. Çünkü karlı bir iş olmazdı.
Ayrıca ,ön ödeme uygulamasının kamu görevlilerine karşı hakarette de uygulanması gereklidir. Belki kamu görevlisine hakarette ceza mikrarı daha fazla verilebilir ama adeta cezasızlık uygulaması olan ön ödeme uygulamasının da usulle ilgili bir durum olduğu ve herkesin eşitçe istifade etmesi gerektiğini düşünmekteyim.
Doktrinde savunulan bir görüşe göre önödeme, esas itibarı ile bir usul hukuku kurumu olup, yargılamasız cezalandırmanın bir çeşididir. Usul hükümleri herkese eşit uygulanmalı benimde katıldığım bu düşünceyle hareket ederek.
SONUÇ İTİBARİYLE :
Çözüm odaklı gibi gözükse de ön ödeme uygulaması , toplumsal barışın temininde , üstün bir hukuk uygulaması olmadığını düşünmekteyim.
Hakaret suçunu ticari bir kazanç haline getirilmesine neden olanların yaptıklarından ötürü alelacele bir düzenleme gibi geldi bana.
İyiniyetle yapıldığından hiç şüphem olmadığını da belirtmek isterim. Ancak iyiniyetten önce , toplumun ihtiyaçlarını ön planda tutularak daha bilimsel davranılabilirdi.
11. Yargı paketi ile düzenlenen "HAKARET" Suçlarında "ÖN ÖDEME" uygulaması hakkında bilgiler ve düşüncelerimiz.
-
Gündoğdu YILDIRIM
KÜÇÜK İNSANLAR
-
Nusret Kebapçı NATO KAFA…
-
Muazzez Toğrul
BABAM VE ALS FARKINDALIK GÜNÜ
-
Hüseyin TERZİ
BAŞARININ ÖDÜLÜ OLDUĞU GİBİ BAŞARISIZLIĞINDA BİR BEDELİ OLMALI!
-
İsmet KÖSOĞLU
TRT’DEN REZALET ve TOPRAK AĞASI KÜRT
-
Aydın MERTAYAK
Aslanın Kuyruğu ile Oynanmaz
-
Metin TOPÇU
42 YIL UNUTULMAYAN ARKADAŞLIK
-
Muhammet UZUN Adalet Mülkün Temelidir; Peki Temel Sağlam mı?
-
Bayram Arif TURAN
Sanayıcıler ,Ah Almayın ah mustahsılın Ahi tutacak.
-
Fatih Sultan KAR
ÇAY GELDİ RİZE ŞEN OLDU
-

Astrolog Michaela Astro'dan 23 Haziran Uyarısı: "Sözleriniz Kalp Kırabilir"
-

İYİ Parti Rize İl Başkanı Hacısüleymanoğlu'ndan Tandoğan Mitingine Davet
-

İki Dil, Tek Yürek: Hasan Peköz’den “Tez Gel” ile Yeni Bir Müzikal Yolculuk
-

Genel Sağlık-İş'ten Rize'de Sert Tepki: "Sağlık Emekçilerine Reva Görülen Adaletsizlik Kabul Edilemez"
-

Çaya Zam mı Geldi? Çaykur Tiryaki ve Rize Turist Fiyatları Neden Arttı?
-

Rizeli Milli Karateci Hüseyin Kabil Akdeniz Şampiyonu Oldu
-

İl Müdürü Öztürk: "Rize, Sporda Nüfusuna Göre Türkiye'nin En Başarılı İllerinden Biri"
-

Polis Memuru Sergen Berkay Yılmaz'ın Yeni Görev Yeri Trabzon Oldu
-

Eski Siyasetçi Zeki Mayı: "Gençliğin Siyaset ve Sivil Toplumdaki Etkisi Eskiye Göre Zayıfladı"
-

ÇAYKUR Genel Müdürü Alim: "Stevia Rize'de Yetişmiyor, Fabrikayı Çalıştırmak En Büyük Arzumuz"
-

Rizeli Milli Karateci Hüseyin Kabil Akdeniz Şampiyonu Oldu
-

Modern Anadolu Rock’ın Yeni Sesi Serkaner’ den Zamansız Bir Yolculuk: “Harabe” Yayında
-

DİLEK TAŞCI AYAĞINDA KUNDURA İLE GELDİ
-

Eski Muhtar Mehmet Bükey Son Yolculuğuna Uğurlandı
-

Çaykur Rizespor Sol Bek Transferinde Sona Yaklaştı! Hedef Zakaria Ariss













