VAMPİR KELEBEK YENİDEN Mİ HORTLADI!

Recep Ali AKSOYLU

02-09-2025 11:10

RICANIA SIMULANS NASIL GELDİ VE NEDEN ETKİN MÜCADELE EDİLEMİYOR, ARICILIKTA TEHLİKEDE Mİ?
Son günlerde halk arasında vampir kelebek olarak adlandırılan ricania simulans’in bölgede tekrar yaygınlaşmaya başladığı, hatta Marmara Bölgesinde de görüldüğü, etkili olduğu yazılıyor, konuşuluyor. 
Ricania Simulans konusunda ilk kez 2007 yılında yazmış, sonra da takip ettiğim bir konu olmuştu. Tüm nebata, çaya, arıcılığa hatta insana da zararı olabilecek Vampir Kelebekle ilgili güncelliğini de koruyan 28 Eylül 2018’de kaleme aldığım makalemi bilgilendirmek amacıyla yeniden paylaşıyorum. 
ÇİN, RUSYA, GÜRCİSTAN DERKEN DOĞU KARADENİZ’DE VAMPİR KELEBEK
Makaleye başlarken ana fikrim vampir kelebeğin daha önce birkaç çiftçinin haricinde kimsenin üzerinde durmadığı arıcılığımız için de tehlike oluşturduğunu işlemekti. Ancak bölgede 10 yılı aşkın süredir etkili olmasına rağmen hala bu canlı konusuna uzak kalmış okurlarım, arkadaşlarım ve ilgililerin de olduğunu dikkate alarak uzun (kapsamlı) ama “hap” gibi okunur bir yazı olacak.
Halk arasında Kelebek, Yalancı veya Vampir Kelebek olarak adlandırılan literatürde ismi Ricania Simulans ya da Ricania Japonica olan ve Doğu Karadeniz’de neredeyse çay dahil tüm bitkilere dadanan canlının anavatanı Kuzey Çin ve Japonya, bize de Gürcistan’dan gelmişmiş!
Ricania Simulans (RS), Gürcistan da ilk 1956 da Sukhumi de görülmüş, 1964 yılında yaygınlaşması üzerine varlığı kayıt altına alınmış. Oraya da 1892’de Sochi’de kurulmuş Rusya’nın en büyük botanik bahçesi olan Tropik Park üzerinden 1927’de geldiği sanılıyor. Tropik Park’a dünyanın dört bir tarafından farklı bitkiler getirilir. Bu bitkilerle beraber farklı böcek yumurtaları da gelmiş olacak ki zaman içerisinde yaşamaları için uygun ortam bulanların çoğalmaya ve yayılmaya başladığı kayda alınmış. Ancak Sochi bölgesinde tür çeşitliliğinin fazla olması ve çoğalması için istenen uygun ortamın olmayışı nedeniyle RS’ın bu bölgede varlığını hissettirememiş, güneye Gürcistan’a doğru inildikçe daha nemli ortamları bulmasıyla beraber bu canlının popülasyonu artmış.
Artmış ama Ricania Japonica'nın Gürcistan’da geçmişte bitkilere çok uzun süreli zarar verdiği konusunda kayıtlara geçen bir bilgi yok. Tek istisnası ilk kez bu yazımda paylaşacağım “arı kovanlarına” olan etkisi. Zaten süreçte popülasyonun artması, su zenginliği, tür çeşitliliği ve doğal düşmanların ortaya çıkmasıyla Gürcistan da denge kendiliğinden sağlanmış, RS’nun artık mevcut bitki dokusuna zararı olmadığı gözlenmiştir.
RESMİ KAYITLARA GÖRE 2007’DE GÜRCİSTAN’DAN GELDİ
Türkiye'de (Rize) 2007 yılında bir böcek türünün başta sebze olmak üzere meyve, bağ, çay ve mısır gibi ürünlerde zarar verdiğine dair gelen şikayetler üzerine Rize Tarım İl Müdürlüğü tarafından yapılan incelemelerde zararlının bilinen ve Teknik Talimatlarda olan bir zararlı olmadığı tespit edilmiş.
2007 yılı Ağustos ayında da Rize İl Müdürlüğünce Bakanlık ile Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü ve Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsüne (KTAE) eş zamanlı olarak örnekler gönderilmiş. Örnekler KTAE tarafından teşhis amacıyla Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümüne gönderilmiş ve Prof Dr. Şaban Güçlü tarafından Rize de bulunan zararlının Homoptera Takımı, Ricaniidae Familyasına bağlı Ricania Simulans olduğu teşhis edilmiş.
2009 Ocak ayında Gazi Üniversitesi öğretim görevlilerinden Emine Demir bir makalesinde Rize'den Ankara Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü'ne gönderilen numunelerin Dr. Işıl Özdemir tarafından tanımlanarak Ricania Japonica olarak Türkiye de ilk defa kayda alındığını yazdı. 
Yine Rize’de ki arkadaşlarımdan da teyitlediğim üzere RS, yaza doğru her yıl değişen aylarda görülmeye başlanıyor. Çünkü RS’ın yumurtlama dönemi Ağustos ayı başında olup normalde Mayıs ayı içinde yumurtaların açılımı gerçekleşmektedir. Ancak kışın yumuşak geçmesi yumurtaların erken açılmasına, buna bağlı olarak da yeteri kadar yiyecek bulunmaması nedeniyle de açlığın getirdiği kırılmalara neden olmaktadır. 
Gürcistan’ın aksine ülkemizde bitkilere zarar vermesinin temelinde; Sarp kapısının açılmasından sonra canlının fidanlar üzerinde Türkiye’ye gelirken doğal yok edicilerinin birlikte gelemeyişi yatmakta olduğu düşünülüyor.
KELEBEK DOĞU KARDADENİZ’DE NİYE ZARAR VERDİ?
Gürcistan örneğinde gördüğümüz üzere RS canlısını doğada bir başka canlı zararsız kılarak bitkilere zararını önlemiş. Bizde ise uzun yıllardır bölgede çay için kullanılan gübrenin yer altı ve üstünde ciddi tahribatlar yapması sonucu bölgede yaşayan bazı kuşların yaşamlarının yok olduğu, yılanların neredeyse artık görülmediği tarımla uğraşanlarca ifade ediliyor. (Kuş konusunda gözlemim yok ama lise yıllarımda İslampaşa’daki çaylığımızda sık sık yılana denk geldiğimi anımsarım)
RS, bitkilerin öz suyunu emerek yaşadığından taze sürgün olan her bitkide zararı görülmektedir. Ancak aksını savunanlar olsa da çay da sürekli hasat sayesinde RS yumurtalarının bitkiden uzaklaşması nedeniyle daha az zarar verdiği de iddia ediliyor.
Yaz döneminde bir aydan fazla kaldığım Rize’de kişisel gözlemlerimden, nerdeyse farklı ortamlarda görüştüğüm tüm hemşerilerimden ve de çok sayıda ailenin profesyonel fidancılık yaptığı İslampaşa Mahallesinden arkadaşlarım Salim Kırmızı, Yılmaz Çakmak, Zekeriya Dereci, İbrahim Özdür, Hayrettin Çakmak ve Melih Uğur Topçu’dan, konuya çok duyarlı iş adamı ve doğaya düşkünlüğü ile tanınan Kenan Yelkenci’den öğrendiğim kadarıyla RS canlısı hemen hemen tüm bitkilere, nebata zarar verebiliyor. Ancak yapışkan ama özünde dayanıksız bir canlı olduğundan her türlü böcek ilacı (insektisit) bu canlıyı yok edebiliyor. Fidancı komşularım bu canlı ile kendi olanaklarıyla mücadele edip bahçelerini koruyabilmelerine rağmen tüm bölgede toplu olarak mücadelesi yapılmadığı takdirde kısmı ilaçlamanın çözümleyici olamayacağını ısrarla vurguluyorlar. Çünkü, böcek ilacı ile yapılan mücadelede bölge insanının ilaç kullanım kültürü ve alışkanlığı olmadığından doğaya ve tarımsal ürünlere zarar verebileceği endişesini taşınmaktalar.
DOĞU KARDADENİZ’DE ARICILIK TEHLİKEDE Mİ?
Vampir Kelebek Rize’de ilk kez 2007’de kayda düştü; kamu etkin mücadele etmediği, hatta önemsemez gözüktüğü için yarattığı genel tahribat karşısında son aylarda duyarlı hemşerilerim ve medya tehlikeyi gündemde tutmaya daha fazla gayret ediyor. Ancak hiçbir yazıda, demeçte göremediğim bir riski, İslampaşa’da Yılmaz Çakmak’tan öğrendim. İddiayı netleştirmek için bunu önceleri yazmadım, veri edinmeye çalışırken araştırma yazılarından fevkalade yararlandığım, yeni bilgiler öğrendiğim Rize’den mühendis Kamil Engin İslamoğlu Bey imdadıma yetişti.
İslamoğlu, Vampir Kelebek konusunda hassasiyetimi bildiğinden www.australiangeographic.com'da okuduğu makaleden bilgilendirdi beni. Yılmaz Çakmak’tan öğrendiklerimle Kamil Beyin paylaştığı bilgiler birebir örtüşünce de konuyu yazmaya, paylaşmaya karar verdim. 
“Recep Bey daha sırada bal üretimi var, canlının henüz bal üretimini nasıl etkilediği Rize'de araştırılmamış. Avustralya'da yapılan araştırmalarda bal üretimini olumsuz etkilediği tespit edilmiş durumda! Avustralya'ya 150 yıl önce Yeni Zelanda’dan gelen, orada Scolypopa Australis olarak adlandırılan kelebek türü, henüz nimf aşamasındayken bitki dokularından bitki öz suyunu emerek beslendikten sonra, beslendiği bölgede tatlı bir sıvı bırakıyor ve bu sıvıyı bal arıları toplayıp kovanlardaki doğal bala karıştırıyor. Bu da üretilen balın niteliğini ve kalitesini bozuyor. Bu bilgi, bu kelebeğin zararı yoktur diyenlerin kulağına küpe olsun.”
Yılmaz Çakmak’ta, “Ricania Simulans sivrisineğe benzer bir kelebek. Bu canlının öz suyunu emdiği bitki üzerine bıraktığı dışkısına arılar tadı ve kokusu nedeniyle ilgi duyuyor ve alıp peteğine götürüyor. Bu sayede kovan başına bal üretimini ciddi şekilde artıyor ama kalitede aynı nispette bozuluyor. Kalitenin bozulması kadar bir başka vahim durum da bu canlının olduğu bölgelerde arılarda kayda değer ölümler gözüküyormuş" demişti.
Yine Yılmaz Çakmak’tan öğrendiğime göre (Yılmaz Çakmak, sadece fidancılık, tarımla uğraşan bir çiftçi değil, entelektüel tarafı olan mahallelim. RS konusunda da 4 yıl önce bir çalıştayda tanıştığı ve sürekli temas halinde olduğu 19 Mayıs Üniversitesinden Doç. Dr. Kibar Ak ile sürekli iletişimde olarak gözlemlerini akademik bilgilerle pekiştirmeye özen gösteriyor) özünde çok dayanıksız bir canlı olduğundan basit bir haşere ilacıyla yok edilebilen Ricania Simulans’ın bitkilere zarar verdiği ortamlarda ortalama 8 yıldan sonra azalma eğilimi görülüyormuş. “Henüz tespit edemediğimiz bir başka canlı da RS ın olduğu bölgelerde zaman içinde gelişerek vampir kelebeğin lavrasını yiyerek etkisini azaltıyor. Ancak bu tehlikenin kendiliğinden tamamen geçeceği anlamına gelmiyor, en basitinden önceki yıllarda daha yüksek kesimlerde, çaylık alanlarda gözükmeyen bu canlının giderek rakımı daha yüksek yerlere doğru genişlemeye başladığını gözlemliyoruz.”
Başta da dedim ya, Anzer, Petran, Kaçkar, Senoz ve daha bir çok mevkide sağılan çok vasıflı ballarımızın ve arılarımızda tedbirde geç kalmaya devam edersek ciddi risk altında.
RİCANIA SIMULANS – JAPONICA İLE BİYOLOJİK MÜCADELE
Kırmızı Orman Karıncası
Uzman raporlarında Kırmızı Orman Karıncasının bu canlı ile mücadelede etkili olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla etkin mücadele için insan yerleşimlerine bir zararı olmayan bu karıncanın bölgede yaygınlaştırılması lazım. Çünkü et obur cinsi olan bu karınca türü, Ricania Japonica da dahil tüm böcek türlerini yumurta, larva ve pupa dönemlerinde toplayıp onlarla beslendiği için sayılarını kontrol altında tutar ve epidemiyi engeller.
Kesin çözüm için önerilse de Kırmızı Orman Karıncasının yaygınlaştırması için aradan geçen bunca yılda adım atılmaması üzücü. Adım atıldığında da karıncanın çözümleyici olabilmesi uzun zaman gerektirdiğinden belli ki bu zararlı ile uzun yıllar yaşamak zorunda kalacağız gibi.
Esasen Orman Genel Müdürlüğü, yurt genelinde belli ormanlarda ve orman fidanlıklarında hastalık ve zararlı tehdidi görülen tüm alanlarda Kırmızı Orman Karıncasını yaygın olarak kullanmakta. Ancak karıncaların arı kovanlarına dadanma riskinin de çok yüksek olduğu bilindiğinden karınca yuvalarının bal arılarının kovanlarından uzak oluşturulmasına çok dikkat etmek gerekiyor.
Biyolojik Mücadelede Böcekçil Kuşlar ve Yusufçuk
Böcekçil kuşlar, zararlı böceklerin, yumurta, tırtıl ve erginlerini yemek suretiyle beslenirler. Zararlı böceklerle mücadele kapsamında, kuşların korunması ve böcek popülasyonları üzerindeki etkilerinin devamını sağlamak için bölgede dezavantajımız yazımın girişinde değindiğim çay bahçelerinde yıllarca kullandığımız amonium sülfat gübresi.
Ricaniidae familyasına ait kelebek çeşidinin başlıca doğal düşmanının "Yusufçuk" olduğu tespit edilmiş olsa da geçmişte Rize'de de çokça görülen yusufçukların maalesef bugün iş başında olamadığını da arkadaşlarım özellikle vurguluyor.
Çünkü bu nokta da bir başka önemli kanayan yaramız gündeme geliyor. Yapılan bilimsel araştırmalarda Yusufçuklar bulundukları coğrafyalarda, ergin döneme geçene kadar, yumurtalarını "tatlı su kaynakları" içerisinde bekletiliyormuş. Maalesef ki tatlı su kaynaklarının (dere, göl vb) kimyasal kirlenmeye (kimyevi gübre, pestisit, herbisit vb) muhatap olması yusufçuk popülasyonunun tamamen düşürme noktasına getirmekte.
Sanırım Ricana Simulans – Japonica konusunda farklı bir pencereden detayları, özelikle arıcık konusunda riskleri ve biyolojik mücadele gerekliliği ile bu canlının Doğu Karadeniz’de bu denli etkili olmasında idaremizin ve bizlerin doğayı dengeleyici diğer canlıları yok etmek suretiyle ne denli kusurlu olduğumuzu kavratabilmişimdir.

DİĞER YAZILARI Ç RİZESPOR’UN BAŞARILI BAŞKANI İBRAHİM TURGUT VEDA EDİYOR! 01-01-1970 03:00 İSMAİL TÜRÜT, AĞIR TEPKİLERİ HAKETMEDİ! 01-01-1970 03:00 MAĞDUR EMEKLİNİN MADURO’YU KONUŞACAK TAKATI Mİ VAR! 01-01-1970 03:00 LİPTON’UN DA ÇEKİLMESİYLE KURU ÇAY ÜRETİMİNDE YABANCI KALMADI 01-01-1970 03:00 KURU ÇAY’IN DIŞ TİCARET BOYUTU. 01-01-1970 03:00 TÜRKMEN VE ÖZBEKLER DEPORT YERİNE NEDEN TEŞVİK EDİLMELİ? 01-01-1970 03:00 MÜLK SENİN AMA KULLANIM HAKKI KİRAYI ÖDEYENİN! 01-01-1970 03:00 İRFAN SARAL, ÇAYKUR RİZESPOR'DA! ZAMANI GEL(ME)Dİ Mİ? 01-01-1970 03:00 DERİN KÖKLERİN SESİ / YAŞAYAN İNSAN HAZİNESİ REMZİ BEKAR 01-01-1970 03:00 “THE İMAM” RECEP KOYUNCU RİZE’DE FARKINDALIK YARATMAYA DEVAM EDİYOR 01-01-1970 03:00 AHİRET GÖZ, KATARAKT İÇİN HASTADAN 571 BİN TL İSTEMİŞ! 01-01-1970 03:00 RAKAMLARLA SLOVEN HAKEMİN SAHA PERFORMANSININ MUKAYESESİ 01-01-1970 03:00 ECNEBİCE HAYRANLIĞININ NETİCESİ / PİLAVCININ AŞKI 01-01-1970 03:00 SPOR SADECE FUTBOL DEĞİLDİR / SÜRPRİZLER HAFTASI! 01-01-1970 03:00 DR. ŞABAN ŞİMŞEK’LE ZİRVE YAPAN KARTAL EAH GÖZ KLİNİĞİ 01-01-1970 03:00 BASKETBOL EUROLEAGE KEYİFLE İZLENİR. SPOR SADECE FUTBOL DEĞİL 01-01-1970 03:00 SAĞIRAĞA’DAN SAGRA’YA UZUN BİR YOLCULUKTA YANLIŞ, EKSİK BİLİNENLER 01-01-1970 03:00 ASM AİLE SAĞLIK MERKEZLERİ İŞLEVİNİ YERİNE GETİREBİLİYOR MU? 01-01-1970 03:00 BİTKİLERİNİN RUHUNA DOKUNABİLMEK 01-01-1970 03:00 KURU FASULYEDE FİYAT MAKAS NEDEN BU KADAR AÇIK 01-01-1970 03:00 TVF BAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDE TÜRK VOLEYBOLU KAZANDI, ÜSTÜNDAĞ DEVAM EDECEK 01-01-1970 03:00 NOBEL ÖDÜLLÜ KAMER DARON ACEMOĞLU’NU TANIYOR MUYUZ! 01-01-1970 03:00 KÖFTECİ HESABI NEDEN 8 AY SONRA ÖDÜYOR! 01-01-1970 03:00 DÜN ELEŞTİRDİM BUGÜN TEBRİK EDİYORUM İSMAİL TÜRÜT’Ü 01-01-1970 03:00 İKİNCİ YARIDA Ç RİZESPOR ŞAŞIRTTI! 01-01-1970 03:00 YEREL FOLKLORUMUZA KATKISI İÇİN MUHTAR RECEP KOÇ’U ALKIŞLIYORUM 01-01-1970 03:00 PARİS 2024 BİR BAŞLANGIÇ OLUR MU? 01-01-1970 03:00 OLİMPİK SPORCULARIMIZDA MENTAL SORUN OLABİLİR Mİ? 01-01-1970 03:00 MUHTEŞEM PARİS 2024’E PİJAMALARIMIZLA BAŞLADIK! 01-01-1970 03:00 SEBZE VE MEYVE FİYATLARI KAFA KARIŞTIRIYOR! 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ KONUT ALMANIN TAM ZAMANI 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ KONUT ALMANIN TAM ZAMANI 01-01-1970 03:00 SUUD"A GEREKENİ YAPARKEN UEFA'YA NEDEN YAPAMIYORUZ! 01-01-1970 03:00 HEPSİ UNUTULUR, MERT’İN KURTARIŞI ASLA! 01-01-1970 03:00 DAĞ DAĞA KÜSMESİN, DAĞIN HABERİ OLSUN 01-01-1970 03:00 CUMHURBAŞKANI DEĞİŞİME MİLLİ EĞİTİM BAKANINDAN BAŞLAMALI! 01-01-1970 03:00 Ürün Ve Hizmette Fiyatlandırmanın Ucu Kaçtı! 01-01-1970 03:00 DÜNYA BANKASINDAN 1,5 MİLYARDAN SONRA 17+18 MİLYAR DAHA GELECEK OLMASI ÜMİT VERİCİ 01-01-1970 03:00 ŞABAN ŞİMŞEK’İN DÜNYA ÇAPINDAKİ BAŞARISINA BAKANLIĞIN VE HEMŞERİ STK’LARININ DUYARLILIĞI! 01-01-1970 03:00 RİZE KİTAP FUARININ ARDINDAN 01-01-1970 03:00 KENEVİR EKİMİ ÇAYLIKLARI REHABİLİTE EDER Mİ! 01-01-1970 03:00 ÇAYKUR RİZESPOR İRTİFA KAYBETMEYİ DUDURMALI! 01-01-1970 03:00 BU DÜNYADAN DİYARBAKIRLI RAMAZAN HOCADA GEÇTİ! 01-01-1970 03:00 MESLEĞİNİ LAYIKIYLA, ONURUYLA İCRA EDEN GAZETECİLERE 01-01-1970 03:00 ULUSLARARASI SPORDA DA ÇİFTE STANDART, İSRAİL TAKIMLARINA İMTİYAZ! 01-01-1970 03:00 AYAĞIMIZA KURŞUN SIKMAYA DEVAM Mİ! 01-01-1970 03:00 FUTBOLUMUZUN KAP KARA GECESİ 01-01-1970 03:00 EV SAHİPLERİ NEDEN HEDEF GÖSTERİLİYOR Kİ! 01-01-1970 03:00 Rize’nin Kültür ve Turizmi Samsun ’lu Tekdal’a Emanet! 01-01-1970 03:00 SÜPER KUPA FİNALİ 27-28 ARALIK’TA SAMSUN VEYA ANKARA’DA 01-01-1970 03:00 Önceki Gün Ebediyet Uğurladığımız Nuran Memişoğlu’nun Ardından 01-01-1970 03:00 AY-YILDIZLI FORMA TAŞIYAN İKİ TAKIMIN ARASINDAKİ FARK 01-01-1970 03:00 DAHA ÇOK BAŞINDAYIZ, SADECE 3 PUAN ALDIK ! 01-01-1970 03:00 Yenilenen Belediye Eski Bloklarına Ekrem Orhon İsmi Yakışır 01-01-1970 03:00 RAHMİ METİN BAŞKANIM ARMONİĞE SAHİP ÇIKMADA ÖNCÜ OLMALI 01-01-1970 03:00 MADIMAK’DA BİZİM, BAŞBAĞLAR DA BİZİM! 01-01-1970 03:00 RİZE FOLKLORUNDA ENSTRÜMANLAR 01-01-1970 03:00 KINIK’A KIZIP KIZILAY’A KAN VERMEMEK OLMAZ! 01-01-1970 03:00 ADAYLARA TAKILIP ORMANIN YANDIĞINI GÖZDEN KAÇIRIYOR MUYUZ! 01-01-1970 03:00 ÇOK AKIL TEK AKILDAN HER DAİM ÜSTÜNDÜR 01-01-1970 03:00 ÇOK AKIL TEK AKILDAN HER DAİM ÜSTÜNDÜR 01-01-1970 03:00 Masadan Kalkan Olmadığı Gibi Masa Genişliyormuş Da! 01-01-1970 03:00 SATSUMANIN MENŞEİ RİZE’DEN DEPREMZEDELERE NARENCİYE 01-01-1970 03:00 Deprem Ve Depremzedelere Duyarlılığımızı Sürmeli 01-01-1970 03:00 Üniversitelerde Eğitim Ve KYK’larla İlgili Karar Gözden Geçirilmeli 01-01-1970 03:00 Stratejik Yönetim - Swot Analizi Ve Afad Örneği 01-01-1970 03:00 Rize Bezinin Dayanılmazlığı 01-01-1970 03:00 GÜNEYSU’YA YENİ HASTANE OLSUN, DİĞER İLÇE HASTANELERİNE DE İŞLERLİK KAZANDIRILSIN 01-01-1970 03:00 8500 LİRAYA MUTFAKTAKİ YANGIN SÖNMEZ AMA EMEKLİ BUNA DA DÜNDEN RAZI! 01-01-1970 03:00 REKLAM VERİLDİ, FIRSATÇI OLMAKTAN KURTULDU! 01-01-1970 03:00 Futbolda Başarının Kriteri Sonuçsa, Rizespor İyi Yoldadır, Bülent Korkmaz’da Başarılıdır! 01-01-1970 03:00 Prof. Dr. Orhan Türkdoğan Hocama “2022 Türk Dünyası Ödülü” 01-01-1970 03:00 Neriman Özsoy, Guidetti Ve Kadın Voleybol Milli Takımı 01-01-1970 03:00 PİŞMANİYE, ÇEKME HELVA OLUNCA KIYMETİ DE ARTTI 01-01-1970 03:00 Muğlalı Zihni Derin Çok Ama Çok Üzgünüz! 01-01-1970 03:00